İyi bayramlar

İşte koronayla beraber geçireceğimiz bir bayram daha yaşıyoruz

Kırmızı etin insan vücudu için birçok faydalarının olmasının yanı sıra dikkatli tüketilmediği zaman birçok zararları da vardır. Öncelikle çok faydalı bir protein kaynağıdır. Bu özelliğiyle kas yapısını kuvvetlendirir ve bağışıklık sistemimizin güçlü olmasını sağlar. Aynı zamanda içerdiği çinko, selenyum gibi minerallerin de bağışıklık sistemimize katkısı olur. Kan yapıcı olan demir mineralini ve B 12 vitaminini içerir. Kırmızı etteki B12 vitamininin B6 vitamini ile birlikte hafızaya ve sinir sistemine de faydası vardır.

Hayvanın nasıl bir ortamda kesildiği hijyen şartlarına dikkat edilmesi önemli. Çünkü gerekli şartlara uyulmadığı takdirde bazı virüs, bakteri ya da parazitlerin insanlara bulaşması ve hastalık yapması mümkündür. Bu nedenle hayvanın gerekli sağlık kontrollerinin yapılıp bulaşıcı hastalıkları taşımadığından emin olmak gerekir. Etin saklanma koşullarına, soğuk zincirin korunmasına dikkat etmelidir. Evde mutfakta çiğ etin saklandığı kap, kesildiği yer hemen sonra sabunlu suyla iyice temizlenmelidir. Pişirme yöntemleri de etin sağlıklı bir şekilde tüketilmesi için önem taşır. Çiğ ya da yeterince pişirilmemiş etten bazı mikrop ve parazitlerin bulaşması daha kolaydır. Aynı şekilde yanacak kadar pişmiş, kömürleşmiş etler de kanserojen özellik taşıdığı için zararlıdır. Etlerin kızartılarak pişirilmesi de benzer şekilde aynı zamanda trans yağların da oluşumuna sebep olarak hem kanser hem de kalp damar hastalıkları yönünden risk taşır. Et ateşten belli bir uzaklıkta pişirilmelidir. Kırmızı etin bilinen bir diğer özelliği de kanda kolesterol düzeyini artırmasıdır. Bu nedenle özellikle kan lipid değerleri fazla olan hastalar kalp damar hastalığı riski sebebiyle kırmızı eti tüketirken dikkatli olmalılar. Kırmızı eti uzun süre ve fazla tüketen hastalarda kolon kanseri görülme sıklığı daha fazladır. Ayrıca salam, sucuk gibi işlenmiş etlerin tüketimi de hipertansiyon, kalp damar hastalığı, kanser ve obezite açısından sakıncalıdır.

Kırmızı et alerjisi

Diğer besinlere olduğu gibi benzer şekilde kırmızı ete karşı da alerji reaksiyonu görülebilir. Bu alerjiler tüketim sıklığının artışına bağlı olarak Kurban Bayramında daha sık gözlenmektedir. Kırmızı et alerjisi her yaşta görülebiliyor. Kırmızı et tüketiminden sonra ciltte kızarıklık ve kabarık kaşıntılı döküntüler görülebilir. Mide bulantısı, karında kramp tarzı ağrılar, kusma ishal görülebilir. Burun tıkanıklığı, hapşırma, burun akıntısı olabilir. Daha ileri vakalarda astım nöbeti şeklinde nefes darlığı hata anafilaktik şok dahi gözlenebilir. Kene ısırmasından sonra kişide alfa-gal sendromu gelişerek öncesinde hiç alerjisi olmadığı halde bu ısırmadan sonra kırmızı et yediğinde eti yedikten saatler sonra alerjik reaksiyon gelişebilir. Bu alerji gelişimine kenenin tükürüğünde yer alan ve kırmızı ette de benzeri olan bir madde yol açar. Bu madde alfa-gal isimli bir tür şekerdir. Sonrasında kırmızı et tüketilince çapraz reaksiyona girerek tepkinin ortaya çıkmasına sebep olur. Bu nedenle kene ısırığının kırım Kongo kanamalı ateş enfeksiyonuna sebep olduğu gibi ileride gelişebilecek kırmızı et alerjisine de sebep olabileceğini unutmamalıyız. Aynı zamanda bu alerjiye sahip kişiler Onkolojide kullanılan Setuksimab’a (cetuximab) adlı kanser ilacına karşı da alerjik reaksiyon gösterebilir.

Kırmızı et alerjisi iki şekilde karşımıza çıkabilir. Birincisi diğer besin alerjileri gibi eti yedikten sonraki 30 dakika içinde ortaya çıkar. Genellikle süt ve süt ürünlerine olan alerjiyle birlikte görülür. Ette bulunan ve süttekine benzer bir proteine karşı olan bir alerji türüdür. Genellikle iyice pişmiş etlerle bu alerji türüne daha az rastlanır. Çünkü pişirme işlemi sırasında bu proteinin içerdiği alerjik molekül de yıkılır. Diğeri ise eti yedikten saatler sonra ortaya çıkar. Etteki bir karbonhidrat molekülüne karşıdır. Et iyice sindirilmeye başlayıp bu karbonhidrat ortaya çıktığı zaman alerji belirtileri de ortaya çıkar. Kene ısırığından sonra görülen tür de bu şekildedir.