‘Üç Silahşörler’ ve korona

Ünlü Fransız yazar Alexandre Dumas’ın başyapıtlarından ve dünya klasikleri arasına girmiş meşhur eseri “Üç silahşörler”i neredeyse duymayanımız yoktur. Bu tarihi ve macera romanındaki olaylar Fransa’da XIII. Louis döneminde 1600’lü yıllarda geçer. Athos, Porthos ve Aramis kralı koruyan üç silahşörlerdir. D’Artagnan da daha sonradan onlara katılır. Romanda kralı düşürmek isteyen Kardinal Richelieu’nun komplolarından kralı korumak için giriştikleri maceralar anlatılır. Pandemideki mücadelemizde bizim üç silahşörlerimizi maske, mesafe, temizlik üçlümüz olarak tarif edebiliriz. Aşıyı da onlara sonradan katılan D’Artagnan olarak düşünelim. Kardinal Richelieu ise yeni koronavirüs olsun.

Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için

Romanda silahşörler arasında geçen ve birlik beraberlik gerektiren birçok durumda dile getirilen uluslararası bir hal almış “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!” sloganını da hatırlayacaksınız. İşte tam da şimdi böyle bir milli mücadelede vurgulanacak his bu olmalı.

Bir milli mücadelede birlik ve beraberlik ne kadar önemli ise kullanılan mühimmat ve teçhizat yani cephane ve donanımın yerli ve milli olması da o kadar önemlidir. Bunun en güzel örneğini bugün yerli ve milli imkanlarla geliştirilmiş İHA (insansız hava aracı) ve SİHA’larımızda (silahlı insansız hava aracı) görüyoruz. Buradaki gururumuzu, eğitimini yurt dışında alan ve dünyanın en iyi üniversiteleri, hatta savunma örgütlerinden gelen tekliflere karşılık babasının “ülkene dön, burada yapalım oğlum” sözü ile vatansever bir şekilde hareket eden Selçuk Bayraktar ve ailesine borçluyuz.

Sağlıkta millileşmenin önemi

Bugün yerli İHA ve SİHA’larımız Türkiye’nin bölgedeki gücünü korumada büyük rol oynuyor. Aynı zamanda ihraç ederek önemli döviz geliri de elde ediyoruz. Oysa eğer Selçuk Bayraktar başlangıçta kendine gelen bu teklifleri kabul etseydi, belki biz de tıpkı Biontech

aşısında olduğu gibi bir Türk evladı buldu diye gurur duyacaktık. Fakat sıramızı bekleyip artık ne kadar verilirse, ancak sınırlı dozlarda alış yaptığımız gibi bunları alabilecektik. Hatta belki F35’ler gibi parasını ödediğimiz halde bize gönderilmeyecekti. İçinde bulunduğumuz küresel salgın gibi zorlu bir mücadele bize sağlıkta millileşmenin de en az savunma sanayi kadar önemli olduğunu  gösteriyor. Yeni koronavirüsün tedavi prokolünde kullandığımız favipiravir etken maddeli ilacın yerli üretimi Atabay ve Abdi İbrahim adlı Türk ilaç şirketleri tarafından sağlanıyor. Bu sayede yeterli sayıda üretilen ilaç, devletimiz tarafından halkımıza ücretsiz olarak hem de evine kadar getirilerek sunuluyor. Bu tedaviye yardımcı olarak kullanılan ve kuersetin molekülü içeren yerli ve milli ilaç çalışmalarımızdan daha önce de bahsetmiştim. Dilerseniz önce kuersetinin ne olduğunu ve faydalarını biraz hatırlayalım.

‘Üç Silahşörler’ ve korona

Maurice Leloir’in “Üç Silahşörler” çizimi

Kuersetin nedir?

Kuersetin kırmızı soğan, üzüm, kırmızı elma, çilek, kiraz, brokoli, turunçgiller gibi birçok sebze ve meyvede bulunan ve onlara renklerini veren bir flavonoid, bir antioksidandır.

Koronavirüse etkisi

Kuersetin koronavirüslerin ACE reseptörlerine bağlanmasını ve insan hücresine girişini önler. Böylece hastalığın bulaşmasına doğrudan engel olur. Ayrıca tedavide de yeri olan bu değerli antioksidan vücutta virüsün replikasyonunu yani çoğalmasını da önler. Böylece koronavirüs tedavisine de büyük katkısı olur. Semptomları yani hastalık belirtilerini hafifletir. İyileşmeyi çabuklaştırır ve kolaylaştırır.

Kuersetin aynı zamanda bağışıklık sistemini de dengeler, bağışıklık hücrelerimizin koronavirüsü yok edeceğim derken sapıtıp sağlam hücrelere de saldırmasını engeller. Böylece hastaların yoğun bakıma düşüp entübe olmasına yol açan sitokin fırtınasını da önlemede yardımcı olur. Bağışıklık hücrelerimiz arasında hafızasına çok güvendiğimiz T hücrelerinin olgunlaşmasında etkilidir. Onların aktivitelerini teşvik eder, koronavirüsler dahil olmak üzere birçok solunum yolu virüsüne karşı koruma kalkanı oluşturmada etkilidir.

Damarları korur, alerji ve otoimmün hastalıklarla mücadelede yardımcı

Kuersetin bu özelliği ile örneğin romatoid artrit gibi diğer tüm otoimmün hastalıklara karşı faydalıdır. Kuersetinin kan damarlarını onarıcı, koruyucu ve genişletici etkisi vardır. Hipertansiyon tedavisinde yardımcıdır. Damar iç yüzeyini korur plak oluşumunu azaltır. Pıhtı oluşumunu önlemede yardımcıdır. Alerjik reaksiyonları kontrol altına almada yardımcıdır. IgE alerjik yanıtının güçlü bir bastırıcısıdır.

Paslanma ve iltihap karşıtı etki

Parkinson, bunama gibi beyin hastalıklarına karşı koruyucu etkisi var. Lösemi, prostat kanseri, meme kanseri, kalın bağırsak kanserinin tedavisinde tümörün küçülmesinde yardımcı olur. Kanser oluşumunda etkili olan TNF-? seviyesini düşürür böylece kanser oluşumunu engellemede yardımcıdır. Ürik asit seviyesinin düşmesinde ve beraberindeki antienflamatuvar etkisiyle gut hastalığın belirtilerinin hafiflemesinde faydalıdır.

Koronavirüsle mücadelemizde kuersetin yüklü yerli ve milli silahımız şimdi daha da güçlü

Ülkemizde Sağlık Bilimleri Üniversitesi tarafından geliştirilen yerli ve saflaştırılmış kuersetin ürünü şimdi izokuersetin olarak laboratuvar ortamında bazı değişiklikler yapılıp 5 kat daha fazla gelişmiş biyoemilim ve yaklaşık 18 kat daha fazla biyoyararlanım kazandırılmış bir şekline kavuştu.

DİĞER YENİ YAZILAR