Hastanelerdeki haklarımız

Hastalarımızın insan haysiyetine yakışır şekilde sağlık hizmetlerinden faydalanabilmesine imkân sağlamak için Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na bağlı kalınarak ülkemizde Hasta Hakları Yönetmeliği çıkarılmıştır. Bu demektir ki ülkemizde sağlık hizmeti alan herkes kanunen belirlenmiş haklara sahiptir. Bu yazımda okurlarımızın farkındalığını artırmak için tecrübeme dayanarak bu haklardan daha çok ihtiyaç duyabileceğimiz bir kısmını anlatmaya çalıştım.

Yönetmeliklerle belirlenmiş usullere uyulmak şartıyla, hastanın, kendisine sağlık hizmeti verecek olan personeli ve doktoru serbestçe seçme, tedavisiyle ilgilenen doktoru değiştirme ve başka doktorların görüşlerini isteme hakkı vardır.

Yönetmeliklerle belirlenmiş sevk sistemine uygun olmak şartıyla, hasta tedavi göreceği sağlık kuruluşunu değiştirebilir. Ancak, hastaneyi değiştirmenin hayati tehlikeye yol açıp açmayacağı ve hastalığının daha da ağırlaşıp ağırlaşmayacağı hususlarında hastanın tabip tarafından aydınlatılması gereklidir. Hayati tehlike bakımından da sağlık kuruluşunun değiştirilmesinde tıbben sakınca görülmemesi esastır.

Hasta, adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlıklı yaşamanın özendirilmesine yönelik faaliyetler ve koruyucu sağlık hizmetleri de dâhil olmak üzere, tüm sağlık hizmetlerinden ihtiyaçlarına uygun olarak faydalanma hakkına sahiptir. Sağlık hizmetinin verilmesinde, hastaların, ırk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, ekonomik ve sosyal durumları veya farklılıkları dikkate alınamaz.

Hastanın, mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Hasta kendi mahremiyetinin korunmasını açıkça talep de edebilir. Her türlü tıbbi müdahale, hastanın mahremiyetine saygı gösterilmek suretiyle yapılabilir. Hasta tıbben sakınca olmayan hallerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini isteyebilir. Ayrıca eğitim için bile olsa hastanın tedavisiyle doğrudan ilgili olmayan kimselerin tıbbi müdahale sırasında bulunması hastanın iznine bağlıdır.

Kanunen zorunlu olan haller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu hastaya ait olmak üzere, hasta kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetmek veya durdurulmasını isteme hakkına sahiptir.

Kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, kimse, rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi müdahaleye tabi tutulamaz. Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir. Hasta küçük veya engelli ise velisinden veya vasisinden izin alınır.

Herkes isteyerek gitmediği, bir çare için bulunduğu hastanelerde insani değerlere uygun olarak hizmet almak ister. Bu sebeple hasta hakları uygulamalarının yürütülmesi amacıyla sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde hasta hakları birimleri oluşturulmuştur. Hastalar bu birimlere başvurarak tedavileriyle ilgili istek ve şikâyetlerini dile getirebilirler.

HASTANELERDEKİ SORUMLULUKLARIMIZ

Hepimiz hastanelerimizde insan haklarına da uygun tedavi görmek istiyoruz. Medeni bir şekilde tedavi görmek için asıl gereken insanların birbirine saygılı hareket etmesidir. Oldukça yoğun olan sağlık kuruluşlarında hastaların da sağlık hizmeti alırken uyması gereken kurallar vardır. Bu kurallar da çeşitli yönetmeliklerle yazılı hale getirilmiştir. Bunları sırasıyla şöyle açıklayabiliriz:

Hepimiz başvurduğumuz sağlık kuruluşunun kural ve uygulamalarına uygun davranmalı ve katılımcı bir yaklaşımla teşhis ve tedavi ekibinin bir parçası olduğumuzu anlamalıyız. Yani hastalığımızın doğru anlaşılması için şikâyetlerimizi, daha önce geçirdiğimiz hastalıkları, gördüğümüz tedavileri, eğer varsa kullandığımız ilaçları ve sağlığımızla ilgili tüm bilgileri mümkün olduğunca eksiksiz ve doğru olarak vermeliyiz.

Hekim tarafından belirlenen sürelerde kontrole gelmeliyiz. Randevu tarih ve saatine uyamayacaksak değişiklikleri ilgili yere önceden bildirmeliyiz.

İlgili yönetmeliğe göre öncelik tanınan hastalar olabilir. Biz de diğer hastaların ve personelin haklarına saygı göstermeliyiz.

Personele sözlü ve fiziki saldırıya yönelik davranışlarda bulunulamaz. İstek ve şikâyetler kurumlardaki hasta hakları birimlerinde çözümlenmelidir.

DİŞ SIKMA BOTOKSU

Diş gıcırdatma gündüz ya da uykudayken bilinçsiz bir şekilde dişlerin sıkılmasıyla yapılan bir harekettir. Genelde temel sebebi stres olan diş sıkma uzun süre yapıldığında baş ağrısına, kulak ağrısına, çok ciddi diş problemlerine, çene eklemi problemlerine, yüz ağrılarına ve hatta migrenlere sebep olabilir. Dişlerin düzleşmesine ve bazen kırılmasına bile sebep olan diş sıkma çene kaslarının fazla gelişmesine ve yüzün daha köşeli gözükmesine de sebep olur. Botoks enjeksiyonu diş hekimleri ve doktorlar tarafından çeneyi kapatan büyük kaslara yapılır. Bu sayede çene kasları dişlerin kenetlenmesini durduracak kadar güçsüzleştirilir. Böylelikle çiğneme yapılabilirken ve mimikler değişmezken dişler üzerindeki aşırı yük kalkmış olur. Çene kasları ve eklemi rahatlar. Klinikte 10 dakika süren bir işlem olan diş sıkma botoksu yaklaşık dört ay etkilidir. Bu sürenin sonunda botoks enjeksiyonunun uzmanlar tarafından tekrar edilmesi gerekir.