Buğdayda büyük umut

Türkiye’nin diplomatik çabalarıyla gündeme gelen ‘tahıl koridoru’, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle riske giren gıda arz güvenliği için umut oldu.

Tahıl sorunu sadece bu yıl değil, 2024 yılına da damga vuracak, bu kesin. Buna rağmen ayağı yere basan yaklaşımlar yerine umut dağıtmak daha moda. Oysa beklenen somut çabalar. Eylem!

Net gerçekler var. Bir kere savaş nedeniyle kapalı limanlarda ‘hapis’, bir hesaba göre 10 milyon, bir hesaba göre 20 milyon ton tahıl - hububat ‘insanlığın yararına’ sunulabilir. Yapılacak belli, içinde çözüm barındıran akılcı diplomasi ve uzlaşı kültürü. Bu sadece Türkiye açısından değil, dünyanın bir çok ülkesi açısından yeni bir umut ışığı olabilir.

Dünya rahatlar, krizler ekonomisi anlamında da yeni çözümler devreye girer.

Buğdayda büyük umut

Açık söyleyeyim, Rusya bu konuda ‘pozitif’.

Hem gıda krizi çözülsün, hem 2023 yılı sorunsuz atlatılsın, hem de milyonlarca ton ürün heba olmasın diye. Rusya’daki bu olumlu havadan yararlanmak gerekir. ‘Tuzu kuruların oyununa’ gelmeden!

Ayrıca Dünya Bankası başta olmak üzere tüm uluslararası kuruluşlar açıklama yapıyor. Yakından takip ediyorum. 2024 yılında hububat, tahıllar en az yüzde 40-50 zamlı olacak. Eğer olağanüstü gelişmeler olursa bu tablo daha da ağırlaşabilir. Yüzde 70-80’i telaffuz edenler bile var.

Bu ne demek? Elbette hayat pahalılığı, açlık ve yoksullukta yeni sancılar ve ‘ekmekte fiyat artışı’.

Türkiye’de buğday başta tahıl üretiminin iyi olacağı yönündeki açıklamalar umut verici ama kesin değil. Türkiye İstatistik Kurumu’nun bu konuda yaşadığı milyonlarca tonluk tahmin şaşırmacasını da unutmayalım.

Bu konuda ‘önce üretici destek ve motivasyonu’, sonra uluslararası gelişmelerin ciddi bir şekilde izlenmesi ve piyasa müdahalesi... Zor sürecin kolaya çevrilmesi temel beklenti. Neden olmasın?

Gediz ve Nif’e ‘katran’ akmasın!

Buğdayda büyük umut

Sık sık tekrarlanan bir tablo bu... Gediz nehrinin Kula bölgesindeki ‘katran karası’... Ayrıca Nif çayının Şehzadeler ilçesi yakınında ‘zehre bulanması’... Geleceğimizin de kirletilmesi! Bazen biz şikayetçi oluncaya kadar geçiyor bu kara akıntı ve kirlilik, bazen duyarsızlıklar yeni tehditlerin nedeni oluyor. Bu son ‘katran karası’nda tehdidin Uşak’taki bazı fabrikalardan aktığı iddia ediliyor. Nif çayı için de benzer eleştiriler söz konusu. Bir kamyon hunharca dökmüş kirliliği. Aranıyor! Ara ki bulasın! Yöre sakinleri de, muhtarlar da şikayetçi. Sadece kirlilik isyanı değil dile getirilen, aynı zamanda yörede önemli bir geçim kaynağı olan balıkların da soyu tüketilmiş. Bu sancıya ‘dur’ denmeli. Suçlu saptanmalı, cezalandırılmalı ve halka da açıklanmalı. Öyle bir ceza olmalı ki bu, bir daha tekrarlamaya kimse cesaret etmesin.

İtalya’da genç dokunuş

Buğdayda büyük umut

Avrupa Birliği (AB) destekli bir programda Türk gençleri de bilgi ve yeteneklerini sergiledi. Hem de İtalya’da, Lazio bölgesinde...

Buğday Derneği organizasyonu ile uluslararası Erasmus bursu çerçevesinde gerçekleşen eğitim programında dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen gençlere agroekoloji eğitimi verildi. Malum agroekoloji, sürdürülebilir tarım uygulamalarını, sosyal adaleti ve ekolojik değerleri önceleyen bir bilim.

Gençlerin çevre ile ilgili farkındalıklarını artıran, korumacılığı geliştiren ve ekolojik okur yazarlığını artıran bu tür projeler tarımsal üretimin daha da önem kazanacağı gelecek günler adına çok yararlı.

Bu programlar ne kadar çoğalırsa, gençlerimizin önüne kadar açılırsa yarınlar da o kadar güvence altında olacak.

Bir köyün başarı hikayesi

İzmir’in hemen yanı başında Gödence. Urla’dan 15, Seferihisar’dan 10 dakika uzakta. Zeytin ve zeytinyağı üretimi ile başlayarak birçok üründe yaratılan ‘başarı öyküsü’ dolu bir köy. Üretken, çalışkan, gözü, gönlü tok insanların gerçekleştirdiği bir güzellik manzumesi. Dayanışma kültürü ile değerler yaratma.

Bal, reçel, domates ürünleri, tarhana, kurutulmuş domates, badem, ceviz, damla sakızı, meyve kuruları, pekmez, sirke, bardacık, sabun bereketli topraklardan sağlıklı beslenmek isteyen insanların sofrasına, evine... Bu güzel köyde üretimi başlatıp Türkiye çapında örnek olan Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi 50 yaşında. 140 ortağı ile ‘üreten Türkiye’ mücadelesinin çarpıcı bir örneği.

Buğdayda büyük umut

Büyük Önder Atatürk’ün ‘milletin efendisi’ dediği köylümüzün bir araya gelerek, kooperatifleşerek yazdığı başarı öyküsü.

Kooperatifin girişinde Albert Einstein’in sözü yazılı: “Tarımını ihmal eden bir ülke intihar ediyor demektir”.

Köy kooperatifi ile örnek olan Gödence 11 Haziran’da 50. yılını kutluyor, “Antik çağlardan günümüze bir üretim geleneği ile” sloganıyla...

Yıllar önce bu kooperatifin gelişmesi için verdiğim çabaların, koyduğum katkıların hala yankı buluyor olması sevindirici. Sanırım köy meydanında yürekli, üretken Gödencelilerle birlikte diktiğimiz bir ağaç boy verdi. Ne güzel!

Başkan Çağatay Özcan Kokulu ‘üreten Türkiye’ çabasının güçlü bir sembolü. Bıkmadan usanmadan “Dışarıdan ucuz almak değil, üretmek, daha çok üretmek” sloganını hep dile getiriyor. Başta Başkan Çağatay Özcan Kokulu olmak üzere tüm alın teri döken üreticilerimizi kutluyorum.