Dünya çapında orman yeşerecek

İklim Zirvesi yansımaları sürüyor. En önemli kararlardan biri, ormanların geliştirilmesi, kurtarılması ve çoğaltılması anlamında yaratılan 20 milyar dolarlık dev bütçe. Doğru kullanılırsa yeşil, dünyayı bir süre daha kurtaracak.

Büyük yankı uyandıran İklim Zirvesi’nin popüler ve kamuoyu gündemine daha çok yansıyan gelişmeleri olduğu kadar, arka planda kalıp da büyük önem arz eden somut gelişme ve değerlendirmeleri de önemli. Bunlardan biri de geleceğin sigortası, ormanlar. Eğer orman kaybını durdurmayı başaramazsak dünyanın geleceği karanlık.

Dünya çapında orman yeşerecek

Sadece ekolojik dengenin bozulması değil söylediğim; erozyon, doğanın afetleri, yetersiz gıda. Ya da ‘tükenişe yolculuk‘.

Neyse ki iklim krizlerine duyarlı dünya liderleri, imzaladıkları Liderler Bildirgesi ile ormansızlaşan dünya için düğmeye bastı. İlk adım ormanların büyütülmesi, çoğaltılması, kırsal kesim geçim alanlarının geliştirilmesi, kurtarılması, restore ve revize edilmesi, iyileştirilmesi.

Yeşil dünya yolunda bir de büyük kaynak... Yeni strateji ve politikalar için kamudan 12 milyar dolar, özel sektörden de 7.2 milyar dolar. Bir anlamda dünya çapında ‘orman atağı’. Neredeyse 20 milyar dolarlık bu dev bütçe doğru kullanılır ve dünya ülkeleri arasında hakça ve eşit oranlarda değerlendirilirse dünyanın yaşadığı ve çözüm olmadığı da ortaya çıkan adaletsiz büyüme anlamında ciddi ve yeni bir mekanizma devreye sokulmuş olacak.

Not: Haftaya Glasgow’u bir de benim penceremden yansıtacağım.

Halkapınar Gölü ‘sizlere ömür’

Milliyet, kuraklığı, göz göre göre yitip giden gölleri, sulak alanları ne güzel anlattı. Önlem alınmazsa yazık olacak.

Dünya çapında orman yeşerecek

İşte size bir acı örnek. Bir dönem güzelliği ile dillere destan olan, ünlü felsefecilerin eserlerinde vurguladığı, Evliya Çelebi’nin de anılarında yer verdiği, milattan sonra 2. yüzyıldan itibaren insanlara hizmet verdiği sanılan, güzeller güzeli bir mesire alanı olarak da anılan Halkapınar Gölü de insan eli ile ’sizlere ömür’ olanlardan.

Şimdi koca koca binaların çirkinlik saçtığı İzmir’in en güzel yerleşim bölgeleri Çamdibi, Çınarlı, Mersinli, Halkapınar’ın kaybolan değeri, geçmişi düşündükçe derin bir hüzne boğuyor insanı.

Ne Diana banyoları olarak anılan o pırıl pırıl su, ne çiçekler, böcekler, balıklar, ne de yeşillikler, güller var çevrede.

Üstelik yüzyılların mirası 1960’lı yıllardan itibaren adım adım acı bir sona hazırlanmış. Kitaplarda, dost sohbetlerinde gölde o yıllara kadar piknik yapanların, yüzenlerin anısı var. Şimdi o güzelliğin yerinde yeller esiyor.

FERHAN ŞENSOY OLSA...

‘Belki yarın yok’

Dolu dolu yaşamak 70 yıl. Ve hep güzel bir şeyler bırakmak. Devrim niteliğinde yenilikler. Hep dik duruşla anılmak, sözü sakınmamak, doğruları dile getirmek. Hep kültür, sanat, Türkiye ve tiyatro ile haşır neşir olmak. Hep en iyiye, hep insanlar için en güzele. 

Dünya çapında orman yeşerecek

Filmlerini de sevdim, kitaplarını da, oyunlarını da. Ferhangi Şeyler’e kimbilir kaç kere gittim, hep aynı istek ve heyecanla, salondan hep mutlulukla çıktım, avuçlarım alkışlamaktan kızarmış bir şekilde. İnce espriler, iğnelemeler, zeki takılmalar, arayışlar, çağdaş yorumlamalar... Son Ders filmi de çok etkilemişti beni. Olağanüstü oyunu.

Sanatçı olduğu için muhalifti, her dönem, her yerde. Ne yapsa yakışıyordu! Sanatçıydı dibine kadar! Şu sözleri ne güzel:

“Hep sonraya ertelemek. Hep bir sonrakine. Yarının ne getireceğini bilmeden. Bir daha bu duyguyu yaşayıp yaşamayacağını bilmeden. Hangi sonraya? Sonra diye bir şey yok. Bugün var. Belki yarın yok.”

Taklit üründe sancılı bekleyiş

Türkiye’nin ciddi sorunlarından biri taklit ve tağşiş ürünler. Millete öyle şeyler yediriliyor ki! Neyse ki, ilgili bakanlıklar bu konuda çalışma yapıyor ve yılda en az iki kere, bazen ise üç kere, yurttaşların en büyük sancısı olan, sağlığa zararlı taklit ve tağşiş ürünler kamuoyuna açıklanıyor.

Dünya çapında orman yeşerecek

En azından biliyoruz, görüyoruz, ne sahtekarlıklar yapılmış. Hangi firmalar sağlığımızı hangi ürünlerle tehdit etmiş! Dünyada da geçerli bir uygulama. Bu yıl sorun şu, hala açıklama yapılmadı. Taklit ve tağşiş ürünlerle ilgili bir çok spekülasyon var.

Hatta geçenlerde Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman, TBMM Başkanlığı’na bu konuda bir soru önergesi verdi. Konu ciddi.

Ben kulağıma gelen bir söylentiyi de yansıtayım, Tarım Kredi Kooperatifleri marketlerde bu tür bir ürüne rastlandığı ve o inceleme nedeniyle açıklamanın geciktirildiği söyleniyor.

Doğru ya da yanlış, bilemem. Ama bir söylenti varsa, doğru ile yanlış ortadan kaldırılır.

BİR SORU

Toprakta seçim havası var mı?

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2022 yılına yönelik çeşitli destekleri açıkladı. En önemlisi de gübre. Vurgu, yüzde 100 artış yapıldığı şeklinde. Ama kafada soru işaretleri. 100’den fazla üründen oluşan 2021 yılı destekleri hala açıklanmadı ve ödenmedi. Kuraklık destekleri de öyle... Çiftçi ve köylü bu noktada “Ne zaman?” sorusunu yüksek sesle ifade ederken, “Ektik, biçtik, hasadını yaptık, sattık. Ne alacağız belli değil” demekte.

Dünya çapında orman yeşerecek

Ama bazı kalemlerde artışlar açıklandı. Hem de 2022 artışları. En başta da gübre. 2021 artışları ise buğday, arpa, çavdar ve yulaf için. 2020 rakamlarına göre iki kat artış oldu. 2021 rakamları ise aynı kalemler için yüzde 25 artışı içeriyor. Artış sınırlı. Kapsamda nohut, mercimek, fasulye, patates, kuru soğan, aspir yok örneğin.

2022 yılı destek ödemeleri yüzde 12 civarında bir artış alıyor. Bunun da enflasyonun altında olduğu ortada.

Bu arada 2022 yılı gübre desteği açıklaması da üretici için yeni bir belirsizlik kaynağı. 2021 belirsiz ama 2022 açıklandı. 2020 rakamlarına göre yüzde 100 artış var. Aslında beklenti tüm ürünler için desteklerin açıklanması. Nedeni basit: Üretici ona göre planlama yapacak. Beklenti gerçekleşmedi. Yine de bir umut var.

Bütçe uygulamalarını bilmeyenler için vurgulayayım, 2022 destekleri 2023 bütçesinden ödeniyor.

Tepki şu noktada: Gübrenin fiyatı yüzde 100’den fazla arttı. Yüzde 150 zam uygulayanlar da var. Şimdi bakanlık açıklaması 2020’ye göre yüzde 100 artış sağlıyor. Ama ödeme 2023’te.

Tablo açık. Hesaplar 2023 üzerine. Ama gözden kaçan üreticinin bugünkü mağduriyeti. Hala alamadığı destekler. Ama yine de bu yaklaşım bazı mesajlar veriyor. O zaman benim gördüğüm şu: Toprakta seçim havası (mı) var! O seçim de büyük olasılıkla 2022 yılı ekim - kasım aylarında (mı).

Ya da çiftçiyi 2023 yılında iyi haberler bekliyor. Toprağa yatırım bunu söylüyor.

YEŞİL KİTAPLIK

Atık büyük tehdit

Dünyayı seven herkes için bu süreçte en güzel başucu kitabı, Brian Thill’den ‘Atık’. İthaki Yayınlarından çıktı. Çeviri Gökçe Çiçek’in. Özenli bir çalışma. Çevre ve doğa kirliliğinin artık insanlık için ciddi bir tehdite dönüştüğü günümüzde her türlü atığı(nükleer, tıbbi, dijital, sanayi, yapı) çarpıcı bir yaklaşımla ele alıyor. Belki de keyifle okunan kitabın en anlamlı mesajı şu: Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. O yüzden de yaşam biçimlerimizi gözden geçirmeliyiz. Hem de hemen.