Güneş lekelerine dikkat!

Mart ayından bu yana Türkiye genelinde pandemi önlemleri dolayısıyla uygulanan yasaklar normalleşme takvimi çerçevesinde 1 Haziran itibarıyla kalktı. Havanın ısınması ve deniz kenarlarına akım bizi aslında birçok yönden faydalı olan güneş ışınlarına maruz bıraktı Melasma, deride güneş gören bölgelerde sonradan ortaya çıkan, kahverengi lekeler şeklinde kendini gösteren bir cilt hastalığıdır. Genellikle yüzün iki tarafı da etkilenir. En sık yanaklar, burun, alın ve dudak üzerinde görülür.

Daha çok kadınlarda rastlanan bir rahatsızlık olmakla birlikte (yüzde 90) nadiren erkeklerde de görülebilir. Ten rengi koyu olanlarda görülme riski daha yüksektir. Herhangi bir iç hastalık ya da organ işlevsizliğiyle ilişkisi yoktur. Nedeni bilinmemektedir. Güneş lekesi olan kişilerde tiroit sıklıkla görülebilir. Ancak güneş lekesi ve tiroit hastalıkları arasında kesin bağlantı kurulamamıştır.

Nedenleri nelerdir?

Melasmanın gerçek nedeni bilinmemekle birlikte, deriye renk veren melanosit denilen hücrelerin aşırı miktarda melanin (deriye renk veren madde) üretmeleri sonucunda oluşur. Nedenleri:

1. Ailesel yatkınlık

2. Güneş (ultraviyole) ışınları

3. Gebelik

4. Doğum kontrol hapı kullanımı (Doğum kontrol hapları ve hormon replasman tedavisi altındakilerde daha sık gözlenir. Hormonlar renk hücrelerinin fazla çalışmasını sağlar.)

5. Kozmetik ürün kullanımı sonucunda görülebilir (Bazı makyaj malzemeleri, kolonya, parfümler, sabun ve nemlendiriciler gibi kozmetik ürünler de özellikle güneşle teması takiben bu tür lekelenmelere yol açabilir.)

6. Özellikle bazı kalp ilaçları, bazı antibiyotikler veya tansiyon ilaçları yine bazı kişilerde güneşe duyarlılık yaratma yoluyla ya da doğrudan leke yaparak lekeye neden olabilir.

Yaz aylarında melasmanın şiddetlenmesi tipiktir. Bu da hastalığın ortaya çıkışında güneş ışınlarının etkisini gösterir. Güneşten gelen ultraviyole ışınları, derideki pigment üreten hücreleri harekete geçirebilir. Koyu renkli cilde sahip kişiler, açık tenli kişilere göre daha aktif pigment hücrelerine sahiptir.

Araştırmalar sürüyor...

Sizin için uygun olan tedaviyi dermatoloğunuz önerecektir.

Maalesef güneş lekelerinin yüzde yüz garantili tedavisi yoktur. Cildi onaran her yöntem lekelerin gerilemesine katkıda bulunur. Bu arada renk açıcı kremlerin kullanılması tedavi etkinliğini artırır. Burada önemli olan cildinizi tamir ettirmeyi hedeflemek olmalıdır. Tüm dünyada leke tedavilerinin hiçbirinin sonuçları oturmamıştır. Lekeler tekrar edebilir. Araştırmalara devam edilmektedir.

Nasıl teşhis edilir?

Melasma, çoğu zaman muayeneyle kolaylıkla teşhis edilen bir durumdur. Dermatoloğunuz muayeneye ilave olarak ‘Wood lambası’ adı verilen bir ışıkla lekelerinize bakmak isteyebilir. Bu ışık melasmanızın yüzeyel mi yoksa daha derinde mi yerleştiğine dair bir fikir verebilir.

Nelere dikkat edilmeli?

Melasması olan kişilerde güneş ışınları bu lekelerin koyulaşmasına neden olur. Bu nedenle güneşten korunma tedavinin temelidir. Güneş koruyucular hem ultraviyole A hem de ultraviyole B koruması içermelidir. Ultraviyole A camdan da geçebilir. Bu yüzden dışarıya çıkılmasa bile güneş koruyucu düzenli bir şekilde tüm gün sürülmelidir. Ayrıca hiçbir koruyucunun tam bir koruma sağlamadığı da bilinmelidir. Bu nedenle, güneşten kaçınmayı bir alışkanlık haline getirmeli, korumayı artırmak için geniş kenarlı şapkalar, gözlükler ve şemsiye gibi ek önlemler de almalıyız.

Nasıl tedavi edilir?

Melasma tedavisi uzun süreli, hem hasta hem de hekim için sabır isteyen bir süreçtir. Özellikle yaz aylarında yeni atakların olabileceği bilinmelidir. Melasma tedavisinde lekenin yerleşim yeri önemlidir. Açık tenli kişilerde tedavi bazen lekeleri tamamen ortadan kaldırabilir ancak tekrarlama olasılığı vardır. Koyu tenli kişiler daha az oranda tamamen tedavi olabilirler ve lekelerin tekrarlama olasılığı daha fazladır. Açık tenli kişilerde sonuçlar haftalar içinde ortaya çıkarken, koyu tenli kişilerde aylarca tedavi gerekebilir. Güneşten korunma, tedavinin temelidir. Bunun yanı sıra cildinize ve lekenize uygun olan leke kremleri (hidrokinon, tretinoin ve kortikosteroit kombinasyonu, azelaik asit, kojik asit içeren ürünler), kimyasal soyucular, lazer tedavilerinden bir ya da birkaçı doktorunuz tarafından önerilebilir.

Mezoterapi ve PRP

Leke tedavisinde leke bölgesine, deri altına küçük miktarlarda C vitamini, glutatyon, traneksamik asit ve pirüvik asit gibi maddelerin enjekte edilmesi leke rengini açabilmektedir. Klasik bir yöntem olmayıp, diğer metotlar başarılı olmadığında düşünülebilir. Plazma yani PRP yöntemi, leke giderilmesinde lazerle kombine edildiğinde başarılı olabiliyor. Genel olarak cildin lekeli kısımları, güneşten daha fazla hasar görmüş cilt alanlarıdır. PRP yöntemiyle leke tedavisinde 2 ila 4 haftalık aralarla 3-4 seans yapılması gerekir. Cildi yoğun şekilde onaran PRP yöntemi ve leke lazerlerinin birlikte kullanılması lekelerin kaybolmasını veya azalmasını sağlayabiliyor. Aynı zamanda cildin gençleşmesine de katkıda bulunuyor.