30 Ağustos

22 Ağustos 1921 günü saat 11.30’da Yunan orduları komutanı Papulos Sakarya’da küçük Asya ordusuna, onları destekleyen tüm ülkelerin beklediği saldırı emrini verdi. Yunan ordusu: 3 bin 780 subay, 120 bin er, 76 bin tüfek, 286 top ve bin 400 kılıç, 840 kamyon, 3 bin 800 hayvan ve 18 uçakla katılıyordu. Türk ordusu 5 bin 401 subay, 95 bin 500 er, 54 bin tüfek, 826 makinalı tüfek, 169 top, bin 309 kılıç ve 2 uçakla katılıyordu. 13 Eylül 1921’de Türk zaferi ile sonlanan savaşta subayların yüzde  80’i, erlerin yüzde 60’ı şehit oldu. Sakarya meydan muharebesinde Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın ortaya koyduğu yeni savunma anlayışı, 2. Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından Moskova önlerinde Almanlara karşı kullanılmıştır.

Şimdi sıra son stratejik taarruzu ve sonucun alınması olacaktı. Gözünü Afyon ve İzmir’e dikti. Türk ordusunu hazırlamak gerekiyordu. Sakarya Meydan Savaşı’nın başladığı gün ile Büyük Taarruz arasında tam 1 yıl vardır. Bu dönem iç ve dış politika yönünden çok hareketli; harp bakımından sakin geçmiştir.

Savaşın kaderini Sakarya Savaşı çizmiştir. Sakarya Savaşı’ndan sonra, halk kazanabileceğini anlamış ve ilgisiz tavrından vazgeçmiştir. Çünkü savaş başladığında ordumuzun yüzde 60’ı firar halinde idi. Bu savaş bir dönüm noktası olmuş.

26 Ağustos 1922 ile başlayıp 30 Ağustos’ta zaferle biten ve 9 Eylül’de düşmanı denize döken ordumuz eski güç ve kuvvetini göstermiştir.

Büyük Taarruz’a şiir

Yahya Kemal 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’un başlaması üzerine şu gazel şiiri yazmıştır:

Şu kopan fırtına Türk ordusudur, ya Rabbi,

Senin uğrunda ölen ordu budur, ya Rabbi,

Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın,

Galip et, çünkü bu son ordusudur islamın.

Bugün de ordumuz benzer düşmanlar ve problemlerle karşı karşıyadır. Bu problemlerin üstesinden gelecek güç ve kararlılığına inanıyoruz.

30 Ağustos

Cengiz Kuday