Org. Büyükanıt'ın ve Org. Saygun'un saptamaları

Yön Komutanlar, dün de önemli mesajlar verdiler.Terörle mücadele açısından bu mesajların üzerinde durulması gerekiyor.Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt, terörün hem siyasallaştığını hem legalleştiğini söyledi. Siyasallaşma aşamasının da geçildiğini artık legalleşme aşamasında mesafe alındığı vurgusu yaptı. Terör örgütünün TBMM'de temsil edildiği saptamasına yaparak, DTP'ye açık bir göndermede bulundu. Terör örgütüne sağlanan iç ve dış desteğin birbirini tetiklediğine dikkat çekti.Genelkurmay Başkanı'nın içeride ve dışarıda PKK'nın ulaştığı düzeye ilişkin değerlendirmesi aynı zamanda bir uyarı niteliği taşıyor. Özellikle siyasallaşma ve legalleşme gibi siyasi ve hukuki alanı ilgilendiren bu saptamalar, bu alanları yönetenler bakımından dikkate alınması gereken saptamalar.Eskiye kıyasla bugünlerde, üst düzey komutanların, açık ve sert ifadelerle yaptıkları eleştirilerin özünü, "çifte standart" ve Türkiye'nin terör örgütüyle masaya oturtulması çabaları oluşturuyor.Terörle mücadelenin küresel boyutta yapılması gerektiğini her fırsatta vurgulayan ABD ve AB'nin, sıra Türkiye'nin terörle mücadelesine gelince, farklı bur tutum almaları Ankara'yı rahatsız ediyor.Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Ergin Saygun, bu rahatsızlığı dün bir kez daha dile getirdi. Saygun, AB ülkelerini ağır biçimde eleştirdi. Son dönemde komutanlar, terör konusunda önemli saptamalar yapıyorlar, eleştirilerde bulunuyorlar. Org. Saygun'un eleştirisinde dikkat çeken bir yön, PKK ve yandaşlarına destek olan AB ülkelerinin de Türkiye'nin can ve mal kaybından sorumlu olacaklarını vurgulamasıydı.Saygun, AB'nin son dönemde umut verici adımlar attığını, ancak PKK üyeleri ve yandaşlarına Avrupa Parlamentosu ile Fransa ve İngiltere parlamentolarında propaganda yapmalarına olanak sağlandığını söyledi. Kırmızı Bülten'le aranan PKK mensuplarının bu parlamento binalarında düzenlenen konferanslara katıldıklarını anımsattı.Org. Saygun, bu olanağı sağlayan ülkelerin, terör örgütünün direnme gücünü ve ümidini artırdıklarına dikkat çekti. Bazı ülkelerin PKK'ya bir türlü terörist örgüt diyemediklerini, "PKK gerillaları", "silahlı isyancılar", "Ankara muhalifleri" gibi ifadeler kullandıklarına dikkat çekti.Genelkurmay İkinci Başkanı, bazı AB ülkelerinin, terör konusunda, "çifte standart" uyguladıklarını örneklerle kamuoyuna iletmiş oldu.ABD ve AB ülkelerinin PKK'yla mücadele konusunda, sözle Türkiye'nin yanındaymış gibi görünmelerine karşın, uygulamada destek vermedikleri bir sır değil. Bu ülkelerin ortak tutumlarından birinin de Türkiye'yi PKK ile masaya oturtmak, siyasal alanda bir pazarlığa yöneltmek olduğu da biliniyor. 'Sorumlu olursunuz' ABD ve AB, terörden sadece El Kaide ve benzeri örgütlerin eylemlerini anlıyor. Küresel terör ve küresel mücadele anlayışları, kendilerine zarar veren örgüt ve eylemlerle sınırlı.Türkiye'nin 25 yıldır yaşadığı kanlı terör sürecine ise aynı gözle bakmıyorlar. Bunu yerel ve etnik bir sorun olarak görüyorlar. Tavsiyeleri ise "Bu işi siyasal yoldan çözün" oluyor.Bu noktada ortaya şöyle bir durum çıkıyor:ABD ve AB, PKK'yı terör örgütü ilan etmiş olmakla birlikte, buna uygun bir tutum almıyorlar. Teröre karşı olduklarını açıklamakla birlikte, PKK'nın siyasal hedeflerini meşru görüyor olmalılar ki, Türkiye'yi "masaya oturma"ya doğru yöneltiyorlar. PKK'nın siyasal amacını gerçekleştirmek için araç olarak terörü kullanmasına karşı gerekli mücadeleyi vermiyorlar. fbila@milliyet.com.tr Amaç ve araç