PKK'ya karşı 'bileşik kaplar' formülü

Yön Türk Ceza Yasası'nın etkin pişmanlığı düzenleyen 221. maddesinin esnetilmesi, alınacak ekonomik ve sosyal önlemler gibi alanlarda kapsamlı çalışmalar yapıldığı Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan dahil olmak üzere yetkililerce de açıklandı.Hemen belirtmek gerekir ki henüz tamamlanmış, devletin zirvesinde mutabık kalınmış, sonuçlandırılmış bir metin yok. Çalışmalar sürüyor. Ancak devlet katında, özellikle güvenlik cephesinde benimsenen temel anlayışı yansıtabiliriz. TSK'nın yurtiçindeki ve Kuzey Irak'taki operasyonları sürerken, bir yandan da PKK'ya karşı alınacak diğer önlemler tartışılıyor. Devletin, PKK'yla mücadelede "bileşik kaplar" etkisi gösterecek üç ayaklı bir anlayışı benimsediğini söyleyebiliriz:1- PKK'nın dağ kadrosuyla silahlı mücadeleyi sürdürmek, istihbarat alındığında operasyonlara devam etmek,2- PKK'yla katılımı en aza indirecek önlemleri hızla yürürlüğe koymak,3- Eşzamanlı olarak dağ kadrosunu indirmeye yönelik önlemler almak.Devletin güvenlik otoriteleri, bu üç ayağın aynı anda çalıştırılmasının PKK üzerinde "bileşik kaplar" etkisi göstereceği düşüncesinde."Nasıl" sorusuna verilen yanıt şöyle:"PKK'ya katılımı azaltacak önlemler devreye girerse, dağdan inme eğilimi de artar. Örgüte katılımın azaldığını gören dağ kadrosu da dağdaki koşullardan kurtulmaya çalışır. Dağdan inme başlarsa, PKK'ya katılmayı düşünenler de bundan vazgeçer. Bir yandan örgüte katılımı frenleyecek olanaklar geliştirilir, dağdakiler inme eğilimine girer, diğer yandan da dağdaki silahlı güce karşı etkili operasyonlar sürdürülürse, bileşik kaplar gibi PKK aynı anda aşağı çekilir." Bileşik kaplar etkisi Devletin zirvesi son hava operasyonuyla ABD'nin tavrında gözlenen değişimi stratejik önemde görüyor.Irak hava sahası ABD'nin kontrolünde olduğu için Türk Hava Kuvvetleri'nin gerçekleştirdiği büyük operasyonda havadan sağlanan "teknolojik istihbarat" ABD'den geldi. ABD'nin bu işbirliğini önemli bir tutum değişikliği olarak kaydeden devletin zirvesi, bunun PKK ve işbirlikçileri açısından da "umut kırıcı" bir etki yarattığı görüşünde.Devletin zirvesinde yapılan değerlendirmeye göre, 1 Mart tezkeresinin geri çevrilmesi ve "çuval olayı"ndan bu yana iki ülke ilk kez birbirine bu kadar çok yakınlaştı. ABD'nin tavır değişikliği ve somut işbirliğine yönelmesi, 1 Mart'ın ve çuval olayının geride kaldığını gösteriyor.Aynı değerlendirmeye göre, bu işbirliği süreli de değil. PKK'nın dağ kadrosuna karşı devam edecek bir işbirliği söz konusu. Bu tutumun PKK'nın son dönemde girdiği, "ABD bize karşı bir şey yapmaz" havasını da dağıttı. İleriye dönük ümitleri kırdı. Çuval geride kaldı "TSK'nın son operasyonlarına ABD nasıl bir katkıda bulundu?" sorusuna verilen yanıt ise şöyle özetlenebilir:"ABD daha önce taahhüt edildiği gibi üzerinde eyleme geçilebilir teknolojik istihbarat katkısı verdi. Bu istihbaratı alan TSK da hava operasyonlarını somut hedefler üzerinde gerçekleştirdi. Tabii ABD'nin hava çalışmasıyla verdiği teknolojik istihbaratın yanı sıra Türkiye diğer istihbarat kaynaklarından aldığı bilgileri de değerlendirdi. Havadan yapılan teknolojik istihbaratın ABD'den gelmesinin nedeni, Irak hava sahasının ABD kontrolünde olması." ABD'nin katkısı Operasyonlarla birlikte alınacak diğer önlemlerin stratejik hedefi devletin zirvelerinde şöyle tanımlanıyor:"Stratejik hedef terör örgütünün hedefine ulaşamayacağını görmesini sağlamaktır. Terör örgütü nihai hedefine ulaşamayacağını görürse, katılımlar durur ve ayakta kalamaz. Terörle mücadelede stratejik hedef budur. Terörle mücadelenin bir süreç olduğu unutulmamalıdır. Bir veya birkaç operasyonla sıfırlanacağını sanmak yanlış olur. Ancak sürecin sonunda terör örgütü amacına ulaşamayacağını anlarsa, terörle mücadele hedefine ulaşmış olur." Stratejik hedef TSK'nın gerçekleştirdiği operasyonların sonuçları ise henüz tam olarak saptanmış değil. Bu yöndeki çalışmalar sürüyor. Sonuçlar kesinleşince, Genelkurmay Başkanlığı'nın bu konuda kamuoyuna bir açıklama yapması olası.Kaç teröristin etkisiz kılındığına ilişkin henüz kesinleşmiş bir rakam yok. Ancak, PKK'nın, Zap-Avaşin, Haftanin, Hakurk, Metina ve Çemço bölgelerindeki kampları ile Kandil'deki ana karargâhındaki tesisleri etkili bir biçimde vurulmuş durumda. fbila@milliyet.com.tr Bilanço