Türkiye af cenneti

Cumhuriyet tarihine göz attığımızda Türkiye'nin bir "af cenneti" olduğunu görüyoruz.82 yıllık Cumhuriyet döneminde tam 49 af yasası çıkmış. Neredeyse 1.5 yılda bir af çıkarmış Cumhuriyet hükümetleri...49 yasanın 10'u genel af, 35'i kısmi genel af, 2'si şartlı salıverme, 2'si de toplu özel af niteliğinde...Genel af çıkarıldığı yıllara bakıldığında, iktidar değişikliği dönemlerine denk geldiği görülüyor. Anlaşılıyor ki, yeni iktidarlar, biraz da eski iktidarların haksız cezalar uyguladıkları düşüncesiyle aflar çıkarmışlar. Mehmet Ali Ağca nedeniyle af yasaları yeniden gündemde. Örneğin, Cumhuriyet'in ilanından sonra genel af çıkarılmış; 1946 ve 1951'de birer kez, 1960'da iki kez, 1963, 1966 ve 1974 yıllarında birer kez genel af düzenlemesi yapılmış. Bu tarihler Türk siyasi yaşamının önemli dönüm noktaları aynı zamanda. Darbelerin veya seçimlerin yeniden belirlediği iktidarların uygulamaları...Genel aflar arasında ise çoğu genel affa yakın kapsamda kısmi genel aflar çıkmış Türkiye'de...Bu tablo "afsever" hükümetlerin çokluğunu gösteriyor.Durum böyle olunca, cezanın işlevleri de zedeleniyor, hırpalanıyor kuşkusuz.Suç-ceza dengesi kayboluyor.Cezaların caydırıcılığı kalmıyor.Sonuç ise adalet sisteminin ve adalet duygusunun yitirilmesi oluyor.Oysa ceza caydırıcılık işlevini, kamuoyu adalet duygusunu yitirmemeli.Bugün yargıya ciddi bir güvensizlik varsa, bunun temel nedenlerinden biri delik deşik edilen yargı ve ceza sistemidir.Adalet sistemi "Yapanın yanına kâr kalıyor" yargısı doğuruyorsa, ortada çok ciddi bir sorun var demektir. Caydırıcılık kalmıyor Son örnek Mehmet Ali Ağca'ydı...İtalya'da Papa'ya suikast suçu nedeniyle yattığı 19 yıl 20 yıl sayılarak bu süre İpekçi cinayetinden aldığı cezadan indirildi.Yasaya açık aykırılık oluşturan bu mahsup işlemi de, 19 yılın 20 yıl sayılması da "kuşku" yaratmıştı.Yargıtay tahliye kararını Adalet Bakanı'nın yazılı emir yoluyla yaptığı başvuru üzerine bozdu.İtalya'da başka suçtan yattığı süresinin İpekçi cinayeti nedeniyle çekmesi gereken cezadan indirilemeyeceğine karar verdi.Yargıtay bu kararı verinceye kadar ilgili savcılık hiçbir önlem almadı. Maddi hata yönü dahil açık aykırılıklara karşın kararın doğruluğundan emin bir şekilde Ağca'nın serbest kalmasına izin verildi.Şimdi ne olacak ?Bu kararı veren savcı ve yargıçlar, yapılan itirazları reddeden yargıçlar, tahliye kararını nasıl izah edecekler? Kamuoyuna karşı olmasa bile kendilerine karşı bir yanıt bulmaları gerekmeyecek mi ?Bunun bir sorumluluğu yok mu ? fbila@milliyet.com.tr Bozulan Ağca kararı