Toprağı Bereketli Troya

Toprağı Bereketli Troya

 “Söyle tanrıça, Peleusoğlu Akhilleus’un öfkesini söyle.

Acı üstüne acıyı Akhalara o kahreden öfke getirdi.”

 

Çanakkale’nin yüzyıllarca farklı hikayelere konu edilmesinin temeli 2750 yıl önce yazılan İlyada destanıyla böyle başlar.

Büyük İskender Troya’yı ziyaret ettiğinde Akhilleus’u anmış, Fatih Sultan Mehmet ise “Hektor” un öcünü aldığını söylemiş, Büyük Taarruz’da Yunan ordusunu mağlup eden Mustafa Kemal Paşa, “Truva’nın öcünü aldık” demişti. 

 

Toprağı Bereketli Troya

İşte bizler de Troya’yı daha iyi anlamak ve hissetmek için kendimize günümüzün Çanakkale’sinde bir tur programı oluşturduk.

2018 yılında açılan Troya Müzesi’ni ziyaret ettiğimizde aklımızda İlyada, tüylerimiz diken diken, geçmişe gittik. Antik çağlardan günümüze kadar tüm Troya toprakları tarihini öyle güzel işlemişler ki adeta kentin katmanlarında geziniyormuş gibi hissettik.

Toprağı Bereketli Troya

Troya Müzesinden sonraki durağımız tabii ki Truva Antik Kenti oldu. Burayı anlayabilmek için önce tarihini anlamak gerekiyor çünkü yanlış başlayan kazı çalışmaları sonucunda çok fazla zarar görmüş ve hala günümüzde bu tahribat onarılmaya ve gün yüzüne gerçek doku çıkartılmaya çalışılıyor.

Toprağı Bereketli Troya

Dokuz tarihsel katmandan oluştuğu düşünülen bu kent, günümüze kadar pek çok uygarlığa ev sahibi olmuş. Neden dokuz katman diyecek olursanız, bunun sebebi 5000 yıldır yaşanan doğal afetlermiş. Anadolu ile batıyı birleştiren stratejik konumu ve verimli toprakları nedeniyle burası önce Persler sonra Büyük İskender, Selevkoslar, Pergamon Krallığı ve Romalıların eline geçmiştir.

Toprağı Bereketli Troya

Girişte bizi karşılayan ikonik Truva Atı ile tüm kenti bir çırpıda gezdik. Öyle güzel bir doğası ve manzarası vardı ki etkilenmemek mümkün değil.

Toprağı Bereketli Troya

Son durağımız, “Tarihe saygı projesi” ile kalkındırılan Truva Antik Kenti’nin köyleriydi. Tevfikiye Köyü ile başlayan proje Çıplak Köyü’nün de kalkındırılmasıyla tüm hızıyla devam ediyormuş.

Toprağı Bereketli Troya

Tevfikiye Köyü gerçekten muntazam olmuş. Elektrik direği bile bulamazsınız bu köyde. Her şey yer altından geçiyor. Duvarlardaki boyama çalışmaları köye çok farklı bir hava katmış. Köye girdiğinizde öyle bir havası var ki ‘kulağınıza Troya’ya hoş geldin sözcükleri’ söyleniyor adeta.

Toprağı Bereketli Troya

 

Bu köye özgü ikinci bir şey daha var o da eskiden savaşçıların yedikleri tatlı Globi. Proje kapsamında geçmiş tatlar da araştırılmış ve bu tatlı günümüze tekrar kazandırılmış. Bu tatlıyı köy meydanındaki Globi Kafe’de bulabilirsiniz.

Toprağı Bereketli Troya

Çıplak Köyü açılışını daha geçtiğimiz aylarda yaptı. Opet özel davetlisi olarak gittiğimiz köyün son halini ilk görme şerefine ulaşanlardanız yani. Bu köy Tevfikiye Köyünden farklı motiflerle işlenmiş. Muhteşem duvar resimleri eşliğinde hangi köşede fotoğraf çektirsek şaşırdık doğrusu.

 İlerleyen dönemlerde Tarihe Saygı Projesi’nin eserlerini daha çok gezeceğiz gibi gözüküyor. Geçmişe yolculuk yapmak isteyenlerin muhakkak üzerinden geçmesi gereken bir rota olmuş yeni Troya.

instagram.com/gezginaycan/

instagram.com/gozdeileseyahat/

Drone Çekimleri: instagram.com/tremrahcelik/

instagram.com/droncuk/

DİĞER YENİ YAZILAR