Büyükşehir’in sağlık atılımı

Toplum Sağlığı Dairesi’nin en büyük hedefi İzmir’in daha sağlıklı, mutlu bir şehir olması.

30 Ekim’de yaşanan deprem sonrası Başkan Tunç Soyer’in, Toplum Sağlığı Dairesi Başkanlığı’nı kurmasındaki öngörüsü ile küresel salgının başlaması sonucunda İzmir Kriz Belediyeciliği yönetimine geçen Büyükşehir Belediyesi, ülkemizde örneği olmayan bu uygulamayla hemen Bilim Kurulu oluşturup koruyucu, destekleyici sağlık hizmetleri vermeye başladı.

Toplum Sağlığı Daire Başkanlığı’na getirilen Dr. Sertaç Dölek ve değerli ekibi 2 yıldır durmadan çalışıyorlar. İlham veren bu yeni yapılanmayı siz de yakından tanıyın istedim. Sevinç Pastanesi Sohbetleri’nde ‘önce sağlık’ diyor, tıp çalışanlarının bayramlarını bu anlamlı röportaj vesilesi ile kutluyorum.

Büyükşehir’in sağlık atılımı

Öncelikle sizi biraz tanımak isteriz...

Savcı bir baba, öğretmen bir annenin çocuğu olmak Anadolu’nun farklı şehirlerinde yaşamak demektir. Balıkesir’de doğdum, 7 yaşından sonra İzmir’de yaşamaya başladım. BAL 77, Ege Tıp 83 mezunuyum. Mecburi hizmet ve askerlik sonrasında 1988 yılında geldiğim Eşrefpaşa Hastanesi’nde 30 yıl çalıştıktan sonra emekli olmayı planlıyordum.

Toplum Sağlığı Dairesi, ülkemizde başka illerde var mı? İzmir’de hangi ihtiyaçlara cevap olması amaçlandı?

Tunç Soyer, “Toplum sağlığını önceleyen bir daire başkanlığı kurmalıyız” diyerek bu görevi bana verdi ve 2019 yılında hayata geçti. Bir deprem şehri olan İzmir’in afet ve acil durum sağlık planlarını yaparken tüm dünya gibi biz de hiç beklemediğimiz bir durumla karşı karşıya kaldık, Kovid-19...

Peki, pandemi döneminde ne gibi çalışmalarda bulundunuz?

Bu küresel salgın ve 30 Ekim’de yaşadığımız deprem Tunç Başkan’ın Toplum Sağlığı Dairesi Başkanlığı’nın kurmasındaki öngörüsünün ne kadar doğru olduğunu kanıtladı.  11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü’nün Kovid-19’u  küresel salgın ilan etmesinin ardından İzmir Kriz Belediyeciliği yönetimine geçti. Türkiye’de örneği olmayan bu uygulamayla hemen Bilim Kurulu oluşturup koruyucu, destekleyici sağlık hizmetleri vermeye başladık. Hatırlarsanız Kovid-19’un ilk günlerinde bırakın halkı hekimler, sağlık çalışanları bile maske bulamıyorlardı. Ülkemizde yaşanan bu soruna hızla çözüm getirdik. 21 Mart’ta Meslek Fabrika’sında 6 dikiş makinesi ve eğitmenlerin çabalarıyla günde ortalama 2 bin tane maske üretimine başladık. Aile Sağlığı Merkezleri’ne ve belediye birimlerine dağıttık. Çok kısa süre sonra maskematikler aracılığıyla İzmirliler de ücretsiz olarak maskelerine kavuştu. Bu zorlu süreçte hekim ve sağlık çalışanlarına kişisel koruyucu donanım sağlayarak, konaklama tesislerinde ağırlayarak, moral ikramları, ücretsiz ulaşım ve otopark hizmetleri sağlayarak destek olduk. Sahra Hastanesi kurulması durumunda  kullanıma verilecek kapalı alanların planlamasını yaptık.

Bugüne kadar neler yapıldı?

Sağlık eğitimi çalışmalarına ağırlık verdik. Doğru kaynaklardan Dünya Sağlık Örgütü’nden, Türk Tabipleri Birliği’nden, uzmanlık derneklerinden güvenilir bilgileri İzmirlilere aktardık. Hazırladığımız kitapçıkları, broşürleri dağıttık, afişleri astık. Turuncu Çember  kapsamında konaklama, yeme-içme işletmelerinde alınması gereken önlemleri anlatan kitapçıklar hazırlayıp dağıttık, denetimlerine katıldık. Yol haritamızı çizerken DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı Faz VII’yi kılavuz olarak aldık.

Hedefleriniz nelerdir?

Amacımız; sağlıklı birey, sağlıklı İzmir, sağlıklı dünyaya ulaşmak. Sağlıklı birey derken hedef kitlemiz tüm İzmirliler ama önceliğimiz dezavantajlı gruplar; ileri yaştaki büyüklerimiz, çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız, kırsalda, arka mahallelerde yaşayan insanlarımız.  İzmir’in daha sağlıklı, daha mutlu  insanların yaşanan bir şehir olmasını için çalışıyoruz. 

Çalışmalarımızı iki müdürlükle yürütüyoruz. Toplum Sağlığı ve Eğitim Şube Müdürlüğümüz, doğrudan ve uzaktan çoklu eğitimlerle genel sağlık, bulaşıcı olan, olmayan hastalıklar, ruh sağlığı, ağız ve diş sağlığı, ilkyardım, afet ve acil durumlarda sağlık, sağlıklı, güvenli üretim ve tüketim, aktif yaşam; fiziksel aktivite ve sağlıklı tüketim konularında sağlık okuryazarlığı-SOY çalışmaları yapıyor.

Yaşlılarımızla ilgili de etkili bir hizmet ağı kurduğunuzu görüyorum...

Sağlıklı Yaş Alma ve Evde Bakım Şube Müdürlüğümüz ileri yaştaki İzmirlilerin yaşam kalitesini artırmaya çalışıyor, evde bakım hizmetleri veriyor. Sağlıklı Yaş Alma ve Dayanışma Merkezi ile alzheimer ve demans hastaları ve aileleri için Buluşma Dayanışma Merkezi’miz büyüklerimizin sağlığını korumak amacıyla kapalı, onlara uzaktan çoklu eğitim yöntemimizle ulaşıyoruz. Zaten bu küresel salgın bize günümüzün önemli bir iletişim aracı olan digital ağlar üstünden eğitimin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Biz de bu öngörümüzün doğruluğundan ötürü mutluyuz. Toplum Sağlığında Uzaktan Çoklu Eğitim (UÇE) projemiz 2021 yılı Sağlıklı Kentler En İyi Uygulama Yarışması’nda Sağlıklı Yaşam ödülünü aldı. Bir yıl önce de Pandemide Ruh Sağlığımızı Koruyoruz; Tunç Soyer, yeni koronavirüsü anlatıyor kitabı, Koruyucu Ruh Sağlığı kitapçığı, Psikolojik Destek Hattı ile de 2020 yılı Sağlıklı Kentler En İyi Uygulama Yarışması’nda Sağlıklı Yaşam ödülü almıştık.  Şimdiki hedefimiz projelerimizi genişletmek, Kovid-19 nedeniyle ertelediklerimizi yaşama geçirmek. İşimiz çok, koşuya devam.

facebook/ibbtoplumsaglik     twitter/@ibbtoplumsaglik     instagram/ibbtoplumsaglik