‘C vitamini ve kırmızı olanı tüketin’

Diyetisyen Hanife Kara, korona günlerinde sağlıklı ve güçlü bir bağışıklık için C vitamininden zengin olan kırmızı biber, portakal, kivi ve brokoli gibi besinlerle kırmızı meyve-sebzeleri önerdi

Evdeyiz ve hepimizin içinden bir fırıncı, bir pastacı, arkalara itilmiş muazzam bir aşçı çıktı. Yaptıkça yiyoruz, yedikçe yapıyoruz ve durdurulamaz bir çarkın içinde dönmeye başladık. Son dönemlerde adını sıkça duyduğum, genç ve başarılı diyetisyen Hanife Kara’yla, bu durumda nasıl sağlıklı kalabileceğimizi hem de bağışıklığımızı nasıl güçlendirebileceğimizi Sevinç Pastanesi Sohbetleri’nde konuştuk...

Hanife Hanım, çok gençsiniz ama herkesten sizin adınızı duyuyorum. Geniş bir takip kitleniz var. Biraz kendinizden söz edebilir misiniz?

1994, Sakarya doğumluyum. “Çocukluk hayalindeki meslek neydi?” diye sorsanız, “Diyetisyenlikti” diyebilirim. Ancak o zamanki şartlar beni hemşirelikle ilgili eğitime itmiş olsa da biraz çabalayarak hayalimdeki mesleği kazandım ve Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden mezun oldum. İki yıl önce İzmir’e, özel bir klinikte işe başlamak üzere yerleştim. 1,5 yıl kadar diyetisyenlik mesleğimi orada sürdürdüm, o sürede Ege Üniversitesi’nde Eczacılık Fakültesi’nde fitoterapi (bitkilerin halk sağlığını korumak ve tedavi amacıyla kullanılması) alanında mastır yapmaya başladım. 2020 adına ilk hedefim, kendi işimin başında olup beslenmeye dair danışanlarıma kendi ofisimden hizmet vermekti ve Ocak ayı itibariyle Alsancak’ta ofisimi açtım.

Diyet programları kişiye özgü olmalı belki, ama sağlıklı beslenmenin ana noktaları nelerdir?

Diyet aslında bir parmak izidir. Her ne kadar temel taşları ortak olsa da temel taşlarında, kişinin yaşam tarzına ve sağlık profiline göre sonsuz kombinasyonları olabiliyor. Sağlıklı beslenme deyince aslında ilk aklımıza gelmesi gereken, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu makrobesinleri (karbonhidrat, yağ, protein) ve mikrobesinleri (vitamin, mineraller) yeterli miktarda günlük diyette bulundurmaktır. Yani, tek bir besin çeşidiyle kısıtlanmayan ya da sihirli deyip bir besine yüklenmediğimiz, sağlıklı ve dengeli şekilde, kişinin yaşam tarzına göre oluşturulmuş diyet modelini sağlıklı beslenme olarak nitelendirebiliriz.

‘Kendinize iyilik yapın!’

Peki, hayatımızdan neleri çıkarırsak sorun olmaz, hatta faydası olur?

Hayatımızdan çıkarmanın verdiği hafiflemeyi hissedeceğimiz besinler, özellikle basit şeker dediğimiz basit karbonhidratlardır. Sadece enerji olarak aldığımız ve herhangi bir besin değeri olmayan bu grup, fazla kalori olmakla kalmayıp aynı zamanda bilişsel ve fiziksel birçok zarara yol açabiliyor. O yüzden tatlı krizlerimizde çılgınca bir paket bisküviye saldırmak yerine, bize faydası olan kuru meyveleri ya da mevsimlik meyveleri tercih edersek kendimize çok büyük bir iyilik yapmış oluruz. Diğer bir grupta, kızartılmış sebzeler ve her türlü yiyecekler... Kızartma işlemi, besinin yüksek ısıya maruz bırakılarak hem besin değerinin yok olmasına hem sağlıklı iken sağlıksız hale dönüşen yüksek kalorili besinler haline dönüşmesine neden oluyor. Besinleri en doğal haliyle ve en sağlıklı pişirme yöntemleriyle tüketmemiz gerekir.

‘Suyu ihmal etmeyin’

Hareketsiz günlerdeyiz... Bağışıklığımızı yüksek tutmamız gerekiyor. Okuyucularımız nelere dikkat etmeli?

Evde kaldığımız bu günlerde hareketsizlik ve bilinçsizce mutfağa yönelme eğilimindeyiz. Ancak bu yönelim ne yazık ki daha çok sağlıksız ve kalorisi yüksek olan gıdalardan yana oluyor. Genel olarak baktığımızda, çoğunlukla daha fazla yemek yemenin her şekilde bağışıklığı güçlendirdiği yönünde bir algı var. Fakat sağlıklı ve temiz beslenmeye sahip olmadıktan sonra fazla yemenin bağışıklığa olumludan ziyade olumsuz etkisi vardır. O yüzden biz sağlıklı ve güçlü bir bağışıklık için özellikle günlük diyetimizde C vitamininden zengin olan kırmızı biber, portakal, kivi, brokoli gibi besinlere yer vermeliyiz. Bunun yanı sıra kırmızı meyve-sebzeler antioksidan ve flavonoid açısından güçlü bağışıklık dostu gıdalardır: çilek, yabanmersini, kırmızı pancar, kırmızı lahana...

Gene hatırlatmalıyım ki bağışıklığın en iyi dostu ‘su’dur. Su içmeyi günlük olarak başka sıvılara yönelirken ihmal etmemeliyiz, gerekirse bir uygulamayla bunu kendimize hatırlatmalıyız.

Fitoterapi uyguluyorsunuz, uzmanısınız... Nedir fitoterapi?

Fitoterapi, aslında bitkilerin şifacı dilidir diyebiliriz. Bugün hepimizin kullandığı milyonlarca ilaç var ve bu ilaçlar da aslında bitkilerden elde ediliyor. Fitoterapide bitkilerin faydalarına göre onlardan yararlanabiliyoruz. Başka bir deyişle, geçmişin bitkiler dünyasının bilgisi, modern bir biçimde yeniden gün yüzüne çıkıyor ve tanımlanıyor. Dolayısıyla fitoterapi bilgisi, kişisel öngörüler ve deneyimlerden daha fazlasına işaret ediyor. Bu da bir uzmanlık gerektirir.

‘C vitamini ve kırmızı olanı tüketin’

‘İyi bir ruh hali için...’

Doğru beslenme, sağlıklı bir ruh halini ve zihni beraberinde getirir mi, yoksa tam tersi bu ikisi sağlıklıysa mı doğru beslenebiliriz?

Aslında ikisi de mümkün. Psikiyatrik bir bozukluğu olan bireylerde sağlıklı bir beslenme modeli gözlemlemek pek mümkün değildir. Genellikle hazır ve fastfood ürünlere yönelim, karbonhidrat düşkünlüğü gözlenebiliyor. Yeterli besini alamayan bireylerde de zihinsel ve bilişsel bozukluklar görülebilir. Depresyon hastalarını örnek aldığımızda; yeterli serotonin üretimi, besinler yoluyla sağlanır ancak o besinlerden yoksun beslendiğimizde depresyona girme olasılığı, mutsuzluk hissiyatı artabilir ya da zaten depresyonda olan bir kişide de sağlığına ve iyi bir ruh haline sahip olmanın yolu, yine besinlerden geçer. Yani kısacası, ikisi de birbirini besleyen bir ilişkiye sahiptir.

Ülkemiz beslenme konusunda dünyanın neresinde?

2019 Bloomberg Global Health Index tarafından 163 ülkede yapılan araştırmaya göre, dünyanın en sağlıklı ülkeleri arasında maalesef 51. sıradaydık. Ancak, günümüzde farkındalıklı, sağlıklı ve doğal beslenmeye olan ilginin biraz olsun artması umut verici. Bunun bizi yukarılara taşıyacağından ümitliyim.

Danışanlarınıza ne tür desteklerde bulunuyorsunuz?

Bu süreçte, ‘online diyet’ şeklinde devam ediyoruz. Normalde, yüz yüze danışmanlık hizmetiyle danışanlarımızı her hafta kontrol edip ölçülerini yapıyorduk.

‘C vitamini ve kırmızı olanı tüketin’