Kurban Bayramınızı Kızılay’la taçlandırın

Türk Kızılay İzmir İl Başkanı Kerem Baykalmış, ikinci kez bu göreve seçildi. Alan el ile veren el arasında köprü olduklarını belirten Baykalmış, ekibiyle önemli hizmetler sunacaklarını belertiyor, bayramda da bağışları beklediklerini kaydediyor.

Bazı değerli insanlarla yaptığım röportajlara ‘Keşke televizyonda olsaydık’ diyorum. Satırlara, sayfalara sığmayacak derinlik ve dolulukta geçiyor bu röportajlar... Yaklaşık 9 ay önce içinde yer aldığım ve zamanla daha da çok sevip gönül verdiğim Kızılay İzmir Şube’de genel kurulla 2. dönem başkanlığa getirilen Kerem Baykalmış’la sohbetimizi gerçekleştirdik. Bizzat şahidim kendisi hiç durmuyor; her yerde, her ihtiyaçlının yanında… Müthiş bir çalışkanlık ve mütevazılıkla katladığı yardımlar ile örnek gösterilecek bir başkanlık sergiliyor. Sevinç Pastanesi Sohbetleri’nde bu özel sohbetle sizlere Kızılay’ı daha yakından tanıtmak istedim...

Başkanlık teklifi size nasıl geldi?

Hayatta her şey bir nasip. Okul hayatımda Kızılay’la yollarımız kesişmiş; işleyişiyle ilgili kısmen haberdar olsam da çok bilgi sahibi değildim. Kızılay’la ilgili esas olan, alan el ile veren el arasında köprü olma hikâyesi, Kızılay’a girdikten sonra anlam ve vücut buldu ama Kızılay’da bir görevim olsun diye kimseyle bir teşriki mesaim olmamıştı. Hayatımızın her safhasında insanlara yardımcı olmak, faydalı işler yapmak gerek karakteristik gerekse hayata bakış açımızla bütünleşen bir davranış biçimiydi ve benim hayat mottomdur. Bu yaşam felsefesi bir noktada Kızılay ile kesişti. Kızılay İzmir Şube başkanlığında görev değişikliğine gidildi. Bir önceki dönem başkanımız da görevinden affını istemiş dolayısıyla Türk Kızılay Genel Merkezi de İzmir’de gerek insani yardım faaliyetlerimizde gerek sosyal faaliyetlerimizde gerekse de afet durumlarında İzmir’de bilinçlenmeyi ve hazırlıklı olma noktasında bir ekibe ihtiyaç duymuşlar. Genel merkezin ve İzmir’deki büyüklerimizin araştırmaları ve teveccühleri neticesinde belirli isimler arasından bizim de ismimizi genel merkeze önermişler. Türk Kızılay Genel Başkanı ve Merkez Yönetim Kurulu kararı ile buraya atandım. Yapmış olduğumuz kongre sonucunda üyelerimizin verdiği destekle atandığımız Türk Kızılay İzmir Şube Başkanlığı’na seçilerek devam ettim. 2018’de göreve getirildim, 2019’da kongrede seçildim.

Tüm zamanınızı Kızılay’a adamışsınız. Hayatınızın dengesini nasıl koruyorsunuz?

1995 yılından beri bir aile şirketimiz var. Ticaret hayatımızın bir kısmında konfeksiyon vardı. 2010 yılından sonra gıda ve hizmet sektörüne geçtim. Yaklaşık 80 kişinin çalıştığı hizmet sektöründe işletmelerim var. Hizmet sektörü gerek personel istihdamı gerekse kalitenin standartı için özen isteyen bir sektör. Ekibim çok iyi. Doğru ekip ve organizasyonla ticaret hayatımızı devam ettirirken gerek devletimizin gerek milletimizin büyük beklenti içinde olduğu Kızılay’la ilgili olan taraf dediğin gibi çok vaktimi alıyor. Burada esas olan insanlarla kurduğumuz beşeri ilişkiler, onların yaralarına merhem olmak, adalet ve hukuktan da beslenerek manevi tatmin. Hayat felsefelerimden biri ‘Allahım, parayı kalbimize koyma ama halimizden de eksik etme’. Kızılay’da gönüllülük esasıyla çalışmalarımı yapıyorum yani hiçbir maaş almamaktayım. Yardım ettiğimiz insanların hayır dualarını almak bizi Kızılay’a bağlayan en önemli unsurlardan bir tanesi. Burada olmaktan dolayı çok mutluyuz, çünkü her zaman söylediğimiz bir şey var: Herkes hayatında dost ve itibar biriktirmeye çalışır ama biz biriken dost ve itibarımız varsa Kızılay eliyle bunların sayısını çoğaltıyoruz. Hiç bilmediğiniz yerlerden hayır duaları, mektupları alıyorsunuz.

Kurban Bayramınızı Kızılay’la taçlandırın

‘Emaneti ulaştırıyoruz’

İkinci dönemde de başkan seçildiniz. Hayırlısı olsun. Bugüne kadar neler yaptınız ki bu başkanlık tekrar size geldi?

Geçmiş dönemle şu an mukayese edildiğinde saha faaliyetleri çok arttı, dolayısıyla dokunduğumuz insan sayısı arttı. Gelirlerimiz arttı. Kızılay’da bütçesini devletten alıyor gibi bir algı var. Tam tersi Türk Kızılay devletten herhangi bir yardım almaz; milletimizin emanetlerini devletimizle koordineli bir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırır yani bizim en büyük gelirimiz bağışlardır ve yine milletimizin emanetleri olan kira gelirleridir. Göreve geldiğimizde kasamıza 10 milyon lira vardı. Göreve geldiğimizde iki yıl boyunca aldığımız bağışlarla 20 milyon lira civarı para dağıttık ve bugün kasamızda yine 10 milyon lira var. Para biriktiren değil, emaneti ihtiyaç sahibine ulaştıran bir anlayışla çalışıyoruz. Bunu sadece nakdi olarak algılamamak gerek bir çok ayni yardım da almaktayız. Kurban yardımlarından, eşya yardımlarını da alıyoruz.

Kızılay’ın siyasileştiği iddialarına yanıtınız ne? 

İnsanın olduğu her yerde iyilik ve güzellik var ama yanlış yapan insanlarla da karşılaşabiliyoruz. Bence Türkiye’de ki en büyük sıkıntılardan biri kişilerin yapmış olduğu hataları kurumlara mal etmek. Türk Kızılay’ın tüzüğü aslında buna çok güzel cevap veriyor. Yapılan insani yardımlarda din, dil, ırk, siyasi düşünce gözetmeksizin herkese eşit mesafede durarak ihtiyaç sahibinin yanında olmayı hedefler. Bu bizim anayasamızdır. Atatürk’ün çok güzel bir lafı var: ‘ülkesini en çok seven vazifesini en iyi yapandır.’ Biz siyasi bir taraf değiliz Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli manevi değerlerine sahip çıkmak tarafıyız. Adaletten ve Türk Kızılay tüzüğünden güç alırız. Farklı düşüncelerdeki insanları bir araya getirerek ortak akıl ile hareket ederek hizmet etmeyi amaçlıyoruz.

196 ülkede yardım

Kızılay’ın yapısından biraz bahsedebilir misiniz lütfen?

154 yaşında olan bir kurumdan bahsediyoruz ve kurumsal hafızası dünya çapında bilinirliliği, operasyonel faaliyetleri bakımından muazzam bir yapıdan bahsediyoruz. 6 bin kadar personeli, 60 bin kadar da gönüllüsü var. Özellikle genel başkanımız Kerem Kınık’ın da vizyoner çalışmaları ile son yıllarda Kızılay büyük bir atak gösterdi. Bizim çok farklı hizmet kollarımız var. Kan hizmetlerinden, afete, ilk yardımdan hastanelerimize kadar bir çok insani yardımlarımızı yapmaktayız. Paydaşlarımız sadece yurt içinden değil yurt dışından da var. Ukranya’daki savaşzedelere Kızılhaç’tan önce el veren kurumdur Kızılay. 196 ülkede operasyonel olarak insani yardımlarda bulunmaktadır. 

Kızılay İzmir’in diğer şubelerden öne çıkan alanları var mı?

Tabi ki…özellikle İzmir depreminde ciddi bir acı yaşandı, 117 vatandaşımızı kaybettik, hepsine Allahtan rahmet diliyorum. Afet dönemlerinde en iyi performans gösteren 550 şube içinde İzmir şube genel merkezin taktiri ile onurlandırıldı. Son 2 yılda ilk yardım eğitimlerine Türkiye’de en çok eğitim veren şubeyiz. Gençlerimizden dokuz kişi profesyonel ekibe alındı. Kadın Teşkilatımız kuruldu, yaptıkları faaliyetler ile farkındalık yaratarak diğer şubelere örnek olacak pozisyona geldi. İnsani yardımda ülke çapında ilk 10’da yer almaktayız.

Kurban Bayramınızı Kızılay’la taçlandırın