‘Sanatçılar güvencede olmalı...’

Handel’in eserlerini klasik gitara uyarlayan müzisyen Emrah Koçak, Kovid-19’a vurgu yaptı, “Sanatçılar zor durumda. En azından şu dönemde faturalarının ve de kredi borçları en az 1 yıl ertelenmeli” dedi

Dinlediğimiz birçok popüler müziğin arkasında, gitarıyla eşlik eden Emrah Koçak var. Klasik gitarını konuşturuyor, hatta George Fredrich Handel’in klavsen ve keman için yazdığı eserlerini klasik gitara uyarladı. Müzik piyasalarından beğeni aldı. Müzik susmuyor, böylesine yaratıcı ve vizyoner müzik insanlarıyla hayatımızın tam da merkezinde yer almaya devam edecek. Sevinç Pastanesi Sohbetleri’nde, Emrah Koçak’la birlikteyiz...

- Son dönemde dünyanın en prestijli klasik gitar kanallarından biri olan Siccas Guitars’da performansınız yayımlanıyor. Kolay olmayan bir uyarlama sanıyorum...

Müzik tarihinin en büyük bestecilerinden, adına Barok dediğimiz dönemde yaşamış, aslen Alman ama kariyerinin büyük bir bölümünü İngiltere’de geçirmiş George Fredrich Handel’in HWV 428 no’lu klavsen süitinin Allemande bölümünü, HWV 373 no’lu Mi majör keman konçertosunun Adagio ve Allegro bölümlerini klasik gitar için düzenleyip kaydettim. Ekim ayında tüm dijital platformlarda yerini aldı. Günümüzde klasik müziğe ve özellikle klasik gitara olan ilgi, youtube’la çoğalıyor. Ben de bu üç esere videolar çektim. Önce kendi kanalımdan yayımlayacaktım, fakat klasik müzik kategorisindeki bu ilk ve orijinal çalışmamın daha çok takip kitlesi olan 2 gitar platformunun birinde olmasını düşünerek, Allemande’yi Siccas Guitar’a, projeyi de anlatarak yolladım. Çok kısa süre içinde yanıt geldi ve üçünü de kendi kanallarında vermek istediler. Dünyanın birçok yerinden çok iyi tepkiler ve mesajlar alıyorum. Zor mu dersek, Handel’in yaşadığı 16. yüzyıl sonu, 17. yüzyıl başlarında bugün çaldığımız gitar henüz yoktu. Bu eserler gitar için yazılmış değil, uyarladığımda da tabii çalış zorlukları oluyor, çünkü başka bir enstrümanın sistemine göre yazılmış olanı gitar sisteminde çalmaya çalışıyorum. Gitar repertuvarında böyle uyarlama eserler çok var ve bazı uyarlamalar orjinalinden daha iyi duyuluyor.

‘Sanatçılar güvencede  olmalı...’

- Bildiğimiz birçok şarkının arkasında sizin katkınız varmış. Varmış diyorum, çünkü yaptığınız iş stüdyoda ve göz önünde değilsiniz. Kimlerle çalıştınız?

Stüdyo gitaristi olarak 2006 yılından beri hem yurt içinde hem de yurt dışında çeşitli tarzlarda yüzlerce albümde ve projede çaldım. Yıldız Tilbe, Müslüm Gürses, Oğuzhan Koç, Seda Sayan, Doğuş, Işıl Yücesoy, Ege aklıma şu an gelen, kayıtlarında çaldığım isimlerden. Dizi, reklam, jenerik ve jingle müzikleri de var. Oturup bir liste yazsam tüm Milliyet’i ekleriyle beraber buna ayırmak zorunda kalırsınız :) En iyi performanslarımı sahneden çok stüdyo işlerinde yapıyorum, karakterimle ilgili herhalde. Başta Arap ülkeleri olmak üzere, Hindistan, Avustralya ve Avrupa’dan da aranjörlerle çalışıyorum. İşimiz şöyle, stüdyoya giriyorsunuz, daha önce hiç duymadığınız, yaratım aşamasında olan şarkılara dakikalar içinde kafada kompozisyon kuruyorsunuz ve bu kompozisyonu çok hızlı şekilde ve olabildiğince kusursuz çalıp çıkmak zorundasınız. Türkiye’de de, dünyada da az müzisyenin yapabildiği bir şey ve bunlardan biri olmaktan gurur duyuyorum.

- Müzik hayatımızın tam da ortasında olmasına rağmen ülkemizde yeterli değeri görmüyor...

Ben aslında değer gördüğünü düşünenlerdenim. Birçok şarkıcının orkestralarında, ülkenin hemen hemen her iline gittim. Gittiğim her yerde de bizlere çok değer verildiğini bizzat yaşadım. Halkımız, müzikte iyiyi ve kötüyü çok iyi ayırt edecek hassasiyete sahiptir. İşinizde iyi ve samimiyseniz değer de görürsünüz.

- Hendel’in eserlerini yorumladınız, bu bir risk değil miydi?

Handel’in başka başka eserleri daha önce de gitarda yorumlandı, benim yaptığım bu üçü ilk, yani profesyonel anlamda daha önce rastladığım kayıtları yok. Risk mi, evet risk. Ama ben riski çok seviyorum :) Gitar literatürüne bir katkımız olsun. Bir sonraki projede İspanyol besteci Enrique Granados’un daha önceden gitara uyarlanmamış 4 eserini uyarlayıp, yanına Manuel Ponce’den ve Fernando Sor’dan birer eser de ekleyerek kaydedeceğim. Buradan ilk defa size söyleyeyim, şartlar uyar da anlaşırsak bu albüm dünyanın en büyük klasik müzik şirketlerinden birinden çıkacak.

‘Bu da geçecek’

- Müzik, pandemiyle suskunluğa girdi. Bu sürecin nasıl üstesinden gelmeyi düşünüyorsunuz?

Benim işimin yüzde 80’i stüdyo kayıtları ve bu alanda da işlerimde bir durgunluk olmadı. Müzikte production durmaz hiçbir durumda. Ancak gelirini sahne işlerinden kazanan meslektaşlarım zor günler geçiriyor. Hafta içi kafelerde çalıp hafta sonu isim şarkıcılarla sahneye giden arkadaşlarım var ve şu anda çalışamıyorlar. Ülkede sanatçıların tamamının maddi manevi güvence altında olması gerekiyor. En azından şu dönemde faturalarının ve de kredi borçlarının en az 1 yıl ertelenmesi gerekiyor. Yani adam çalışamıyor, işi kapalı ama, ödesin diye eve fatura geliyor, vergi borcu geliyor. Bu çok vahim bir durum. Ama bu da geçecek.

- Ailenizde müzikle ilgilenen başka biri var mı?

Ailemde ve hatta yakın akrabalarımda da yok. Oğlum Çınar Ata’nın ilgisi ve yeteneği var, piyanoyu seviyor, eğitime de başladı. 4 yaşında Elton John ve Buena Vista Social Clup şarkılarını açıp piyanoda eşlik ediyordu. Şimdi 6 yaşında, sevdiği melodileri kendi kendine bulup çalıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR