NATO’dan tarihi askeri yığınak

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Madrid zirvesinin NATO için bir dönüşüm oluşturacağını açıkladı. Zirvenin gündemi hakkında Brüksel’de bir basın toplantısı düzenleyen Stoltenberg, dünyadaki yeni dönemin stratejik rekabet dönemi olduğunu dikkat çekti. Bu çerçevede NATO’nun başta ‘stratejik konsept’ olmak üzere, güvenlik alanında yeni gerçeklere uyum sağlamak mecburiyetinde olduğunu hatırlatarak, savunma ve caydırıcılık, İttifak’ın askeri konumlanması ile Rusya ve Çin karşı kararlı bir tutumun sergileneceğine vurgu yaptı. 2010 yılında Stratejik konsepte Rusya’nın NATO’nun Stratejik partneri olarak tarif edildiğini hatırlatan Stoltenberg, Rusya’nın NATO’ya üye ülkelere karşı sergilediği tavır ile Ukrayna’da başlatmış olduğu savaştan dolayı İttifak ile imzalamış olduğu belgelerden ve değerlerden artık uzaklaştığına işaret etti. Rusya’nın NATO’nun en büyük ve kapsamlı tehdidi haline geldiğinin altını çizdi. Çin’in de NATO ülkeleriyle stratejik rekabete girdiğini açıklayan Stoltenberg, Stratejik konseptte ilk defa Çin’e de atıfta bulunulacağını kaydetti.

300 BİN ASKER!

Stoltenberg, İttifak’a yönelik olarak artan tehditlere karşı, 1 milyar insanın yaşadığı Transatlantik havzada barışı daimi kılmak ve güvenliği artırmak amacıyla müttefiklerin NATO’nun daimi askeri gücünü 300 bine yükseltmeyi kararlaştıracaklarını açıkladı. Bir başka deyişle üye ülkelerin NATO’nun kullanımına verdiği asker sayısı tam 8 kat artmış olacak.

Müttefikleri askeri seferberliği bununla da sınırlı değil. Zira NATO’nun doğu kanadına daimi askeri malzeme yığınağında bulunacaklarını da açıklayan Stoltenberg, İttifak’ın Rusya ile olan sınır bölgelerinde de NATO askerlerini varlığının ciddi oranda artacağını kaydetti. NATO üyesi ülkelerin tehdit altındaki bölgelerinin bundan böyle tugay seviyesinde savunulacağına işaret eden Stoltenberg, İttifak’ın silah stoğunu da ciddi oranda artırma kararı aldığını açıkladı. Ayrıca NATO’nun hava savunma sisteminin kuvvetlendirilmesi konusunda da karar alınacağını hatırlatan NATO Genel Sekreteri, komuta kontrol ile savunma planlarının yeni tehditlere karşı tamamen güncelleştirileceğini ifade etti.

Madrid zirvesi NATO için önemli bir dönüşüm oluşturacak. Zira İttifak sadece Rusya ve Çin’e yönelik etkinliğini tarihte görülmemiş bir oranda ve hızda artırmakla yetinmiyor. NATO’nun Pasifik ülkeleriyle kurumsal işbirliğini geliştirmenin temelini de atarak, kapsam alanını genişletebileceğinin sinyalini vermiş oluyor. Transatlantik ve Transpasifik bölgelerde etkin olmaya hazırlanan İttifak, Rusya veya Çin’in NATO’yu gez göz arpacık şeklinde hedef almasını engelleyecek kapsayıcı önlemleri alma konusunda liderlere dayalı siyasi ve askeri bir irade sergileyeceğinin kesin mesajını verecek Madrid zirvesinde.

NATO’dan tarihi askeri yığınak

DÖRTLÜ ZİRVE YAPILACAK

Aslında buna zirve içinde zirvede denebilir. Zira Stoltenberg, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya aday veya davet edilmiş ülke statüsüne sahip olabilmeleri için yoğun bir mesai harcamaya devam ediyor. Bir taraftan İsveç ve Finlandiya’nın Türkiye’nin yol haritasını kabul etmesi için baskıda bulunuyor. Diğer yandan da Ankara’ya Türkiye’nin tüm kaygılarının gidereceğinin güvencesini veriyor. Bu çerçevede Türkiye adına NATO zirvesine katılacak olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı İsveç ve Finlandiya ile dörtlü formatta bir ‘mini zirveye’ katılma konusunda ikna eden Stoltenberg, bu toplantıya da şahsen başkanlık edecek. Nitekim Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ‘önümüzdeki salı günü bu zirvenin olacağını’ doğruladı.

İSVEÇ: PKK TERÖR ÖRGÜTÜDÜR

İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Belçika’nın başkenti Brüksel’de ortak basın toplantısı düzenledi. Andersson yaptığı konuşmada, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik sürecinde Türkiye’nin belirttiği endişelerle ilgili geçtiğimiz cumartesi günü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştüğünü söyleyerek, görüşmeyi “iyi ve yapıcı” olarak nitelendirdi.

İsveç’in PKK’yı bir terör örgütü olarak kabul ettiğini ifade eden Andersson, “PKK hakkındaki görüşlerimizde çok netiz. Avrupa Birliği’nde terör örgütü olarak listeleniyor ve son yıllarda İsveç tarafından da böyle kabul ediliyor. İsveç, teröristler için güvenli bir liman değildir ve olmayacaktır” dedi.