NATO’ya yeni askeri komutan

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaştan dolayı, İttifak üyesi ülkeler NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in görev süresini bir yıl daha uzatmayı kararlaştırdılar. Ancak 3 yıldan bu yana görevde olan Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanı Orgeneral Tod Wolters’e aynı tasarrufta bulunmadılar. Zira Wolters yerine Orgeneral Christopher Cavoli atandı.

İttifak’ın kriz ve savaş dönemlerindeki en önemli birimi Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanlığı. Belçika’nın Mons şehrinde bulunan askeri karargah NATO’nun caydırıcılığının beynini oluşturuyor. İttifak coğrafyasında yaşayan 1 milyar insanın güvenliğinden sorumlu. NATO’nun ilk Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanı Orgeneral Dwight David Eisenhower.

Normandiya çıkarmasının mimarı olan Eisenhower, 2 yıllık görev süresinin ardından ülkesinde Cumhuriyetçi Parti adına seçimlerinde aday oldu ve ülkesinin 34. başkanı oldu. Bir başka deyişle Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanı görevi NATO ve üye ülkeler için çok önemlidir.

Tabii 1950 yılından bu yana kabul etmek gerekir ki, o koltuğa oturan askerlerin neredeyse hiçbiri Eisenhower niteliğinde olmadı. Belki Wesley Clark bir istisna olarak sayılabilir.

Türkiye’de dış politika ve savunma konularına ilgi gösterenler, Transatlantik ilişkileri büyüteçle takip edenler, meşhur ‘Rogers mektubunu’ bilirler. 1980 yılında dönemin Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanının, Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’ya geri dönmesine icazet vermesi için gönderdiği teminat mektubu. ABD ve Rogers, o mektupta Türkiye’ye verilen teminatların ve garantilerin hiçbirini yerine getirmemiştir. Bu çerçevede değerlendirecek olursak eğer, Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanı sıfatıyla Eisenhower’in koltuğuna oturacak olan kişiyi yakından incelemek ve tanımak önemli. ABD, General James Jones’dan bu yana, Mons’a gönderdiği komutan seçimine yeterince özen ve ilgi göstermedi sanki. 2006 yılından bu yana göreve gelenler zayıf, silik veya NATO’nun muharebe alanında görev alan başka komutanlar tarafından gölgelendiler.

Daha önce görev yapan General Curtis Scaparotti ile Amiral James Stavridis de ne bir James Jones, ne de bir Wesley Clark performansı sergileyebildiler. Zira bugün Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşa yönelik olarak yorumcu olarak televizyonlarda boy gösteren Stavridis’in, 2012 yılında hatalı ve başarısız bir şekilde gerçekleştirilen NATO askeri komuta yapılanmasının kötü mimarı olduğunu da unutmamakta fayda var.

Karacı geliyor

Ağırlıklı olarak karacılardan seçilen pozisyon son dönemde ekseriyetle hava kuvvetlerinden seçildi. Görev süresi yaz aylarında sona erecek olan Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanı Tod Wolters’in yerine karacı General Christopher Cavoli’nin atanması son derece önemli bir hamle. ABD’nin, Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanlığına ve NATO’ya yeniden ilgi gösterdiğinin önemli bir işareti.

Zira halen ABD’nin Avrupa ve Afrika Kuvvetler Komutanlığı görevini üstlenen Cavoli, bir ‘soğuk savaş’ ve NATO çocuğu. Zira soğuk savaş esnasında Almanya’nın Zürtburg kabasında dünyaya geldi.

Amerikalı ve İtalyan bir ailenin çocuğu olan Cavoli çocukluğunu ABD’nin Avrupa’daki NATO üslerinde geçirdi. Ardından üniversitede biyoloji okuyan Cavoli, orduya yedek subay olarak katıldı. 1995 yılında ABD kara kuvvetlerinin bölgesel alan subayı programına katıldı ve Rusya uzmanı oldu. Rusya konusundaki uzmanlığı Pentagon’da devam etti.

Muharebe alanında bulunmaktan çekinmeyen Cavoli, Afganistan’da aktif şekilde görev aldı. 2020 yılında da ABD’nin Avrupa ve Afrika kuvvetler komutanlığına getirildi. Bu bağlamda da ABD’nin Avrupa’ya yeniden asker konuşlandırma çalışmalarına başkanlık etti.

Avrupa ve ABD’nin önde gelen savunma kuruluşları ve yayınları, Cavoli’nin çok iyi bir seçim olduğunda hemfikirler. ABD ve Biden yönetiminin NATO ve Avrupa’ya yeniden ilgi gösterdiğinin çok önemli bir mesajı. Ukrayna savaşıyla birlikte NATO’nun askeri savunma gücünün yeniden yapılanması döneminde Cavoli gibi karacı ve muharebe tecrübesi olan bir kişinin bu göreve gelmesinin de son derece isabetli olduğuna vurgu yapan savunma uzmanları, Cavoli’nin, Fransızca, İtalyanca ve Rusça’yı çok iyi konuştuğunu da hatırlatıyorlar. Türkiye’yi yakından tanıyan ve NATO ile ABD adına stratejik öneminin farkında olan Cavoli’nin Ankara ile bir bir ilişkide olması beklenirken, Türkiye ile ABD arasında önemli bir köprü görevi görmesini bekleniyor.

NATO’ya yeni askeri komutan

9 Mayıs ‘anma veya kutlama’

Kimilerine göre anma, kimilerine göre kutlama. Tarihi hangi açıdan ve neresinden baktığına göre değişiyor. Batı Avrupa’da 9 Mayıs denildiğinde akla Fransız dışişleri bakanı Robert Schuman’ın deklarasyonu geliyor. Almanya’ya zeytin dalı uzatan Schuman’ın Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğunun kurulması öneren o müthiş barış projesi. Yıl 1950. Bir başka 9 Mayıs da, Nazilerin gizli servisi Gespato’nun şefi Hermann Göring’in ABD ordusuna esir düştüğü gün.

Gestapo ve Göring gibi bir insanın bir daha var olmaması için, Göring’in kararlarıyla hayatlarına kıyılan kişileri anmak için hatırlanır 9 Mayıs; Yıl 1945. 9 Mayıs, Benito Mussolini’nin İtalya Faşist İmparatorluğu’nu ilan etti gün. Yıl 1936. İtalya’da hala bir grup ‘siyasetçi’ bu tarihi kutluyor.

Sovyetler Birliği ve uzantısı olan Rusya için ise 9 Mayıs, ‘Dünya savaşının sonunda Nazi Almanyası’nın kayıtsız şartsız Rusya’ya teslimiyetini’ imzaladığı gün. Rusya’da kutlanıyor, Avrupa’da anılıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yarın her yıl olduğu üzere Kızıl Meydan’da dev bir ‘kutlama’ gerçekleştirecek. Brüksel, Putin’in bu tören esnasında yapacağı konuşmaya kilitlenmiş durumda. Putin 1995 yılında Grozni’de yaptığı gibi Ukrayna’nın Mariupol kentinde bir askeri geçit töreni düzenleyecek mi? Ukrayna’da sürdürdüğü ‘özel harekatına’ son verip savaş ilan edecek mi? Rus halkına Ukrayna’da elde ettiği kazanımı ‘zaferi’ olarak sunacak mı? Tüm bu soruların yanıtlarına göre, ABD, NATO ve AB’nin Rusya’ya yönelik tavrı ve Ukrayna’ya verecekleri desteğin niteliği şekillenecek. Zira AB içerisinde Rusya’ya uygulanacak olan 6. yaptırım paketi konusunda henüz tam bir görüş birliği yok.

Avusturya, Macaristan, Çekya, Slovakya, Yunanistan ve Rum Kesimi Rusya’ya karşı petrol ambargosuna karşı ayak diretiyorlar. Ufukta bir üçüncü dünya savaşı görünmüyor henüz.

Ancak yeniden soğuk savaş dönemine girip girmeyeceğimiz Putin’in yapacağı konuşma ve sonrasında atacağı adımlara endeksli. Soğuk savaşın ikinci perdesinde, enerji ve gıda fiyatları ile teknolojik yarış belirleyici olacak.