Çin’e tazminat davası

Bu “koronavirüs” belasının çıktığı Çin’e “yaptırım” gelmeyecek mi?

İlk büyük adım Amerika’dan...

Çin’e karşı 20 trilyon dolarlık tazminat davası açılıyor.

Amerikalı avukat Larry Klayman ve onun avukatlar grubu Freedom Watch “Çin Silahlı Kuvvetleri, Wuhan Institute of Virology (Vuhan Viroloji Enstitüsü) bu enstitünün direktörü Shi Zhengli ve Çin Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Chen Wei” aleyhine dava dosyalarını hazırladılar.

Enstitü anlaşılır şey de Çin Silahlı Kuvvetleri ve Çin Genelkurmay Başkanı neden davanın adresi oluyor?

Çünkü...

“Üretilen virüsün terörist amaçlı bir silah olarak kullanılması ve Amerikan halkında ölümlere sebebiyet vermesi” iddiası öne sürülmekte.

...................

20 trilyon dolar büyük, çok büyük rakam.

Çin’in neredeyse 1 yıllık gayri milli hasılası...

Ve...

Bu daha ilk adım.

En çok zarar gören Avrupa ülkeleri ve ardından da adeta kırım yaşayacak/yaşamakta olan daha az gelişmiş ülkeler de Çin’e tazminat davaları açarlarsa kıyamet büsbütün kopacak.

.....................

Çin’in hatası tartışma dışı.

Virüsün ilk yayıldığı Vuhan kentinden görüntülere bakacak olursanız, böylesine “postmodern” bir şehirden “yarasa yemiş yılanın etini yiyenlerin yaydığı virüs” söylemi giderek daha az inandırıcı oluyor.

Sehven (yanlışlıkla) ya da bilinçli, hangisi olursa olsun bu virüsün dünyaya yayılmasının ağır faturası var ve Çin’in de bunu ödemesi gerek.

Gerçi kaybedilen canlar tazminatla geri gelmez ama hiç değilse ilaç harcamalarına fon olabilir...

Duran dünya ekonomisini -bir ölçüde- canlandırabilir.

Tabii bu tazminat Çin’den alınabilirse!..

Ödemeye yanaşmazsa Çin’e dünya ölçeğinde yaptırımlar gündeme gelecektir.

Milyarlarca insanı evlerine tıkan, daha şimdiden 10 binlerce can kaybına neden olan, en azından 2008 Dünya ekonomik krizini andıran bir durgunluğu başlatan Çin’in ödemesi gereken bir bedel olmalı.

.....................

Amerika için bu olayın siyasi boyutu da önemli.

Seçimler yaklaşıyor.

Başkanlığa yeniden adaylığını koyacak olan Trump hayli güçlüydü.

ABD ekonomisi onun döneminde son yılların en iyi düzeyini yakalamıştı.

İşsizlik ciddi oranda azalmıştı.

Halk hayatından memnundu.

Dört yıl evvel başkanlığa adaylığını koyduğunda, şaka gibi algılanan “Olmaz öyle şey” denilen Trump için bu defa “Kesinlikle yeniden seçilir” yorumları yapılıyordu.

......................

Bir söz vardır:

“İnsan evladı plan yapar, kader güler...”

Bu koronavirüs patlaması oldu.

An itibarıyla en yaygın vurduğu ülke olan ABD’de Trump’ın seçilme şansı sarsıntıda mı?

Trump içeride etkin önlemler aldı.

İki trilyon dolar para basıp sisteme entegre etti.

Evde kalan aile başına 1.200 dolar...

Şirketlere destek...

Hastane gemilerini New York’a ve Kaliforniya’ya gönderdi.

“Sosyal patlamalar ve yağma” ihtimallerine karşı paramiliter kuvvetleri devreye soktu.

Her gün basın toplantıları yaparak bilgi veriyor.

Amerika’dan gelen haberlere göre -şimdilik- toplumda popülaritesini kaybetmiş değil.

Tam tersine, puanlar almış.

“Koronavirüs” yerine “Çin virüsü” söylemiyle birlikte Çin’e karşı tazminat davası da -sonuç alınma ihtimali belirsiz olmakla beraber- Amerikan halkının öfke dalgasının omuzunda birkaç puan daha almasını sağlayabilir.

Ya sonra?