Kalp ve Gılgamış

7 Ocak Cuma gününden bu yana 57 yaşındaki bir adam “domuz kalbiyle” yaşıyor.

Dünyada bir “ilk” bu “xenotransplantasyon (başka bir hayvan türünden nakil)” Gılgamış’tan beri ölümsüzlüğe odaklanan insanlık için müthiş bir olay.

Amerikalı hasta David Benett’in 72 saatten fazla süre hayatta kalması “türler arası transplantasyon’un ana risklerinden biri sayılan hiperakut reddi olmadığı” anlamına geliyor.

Ameliyatın gerçekleştiği Maryland Üniversitesi’nin bilim dünyasında ilgi odağına dönüştüğünü belirteyim.

Kalp ve Gılgamış

Domuz kalbi nakli yapılan hasta David Benett’in ameliyattan önce çekilen fotoğrafı...

DİYANET’İN YORUMU

Elbette olay bir yandan etik, öte yandan inançlar açısından da irdelenmekte.

Etik görüşlere sonra yer vereceğim.

İnanç açısından ise... Ne ilginçtir ki ameliyatını yapan 2 doktordan biri -Müslüman- Mohammed Mohiuddin...

Kalp ve Gılgamış

Şu satırları yansıtayım...

Domuzdan insana kalp naklinin caiz olup olmadığı İslam dünyasında irdelenirken, Türkiye’de de gözler Diyanet’e çevrildi.

Başkanlığın Din İşleri Yüksek Kurulu’nun konuyu gündemine aldığı öğrenildi.

Kurum daha önce “Domuz kalp kapağının insan kalbine takılması caiz midir?” sorusuyla ilgili olarak şu görüşü açıklamıştı.

“Hayati öneme sahip bir tedavinin helal olan nesnelerle yapılabilme imkânı bulunmadığı hallerde (zaruret gereği), tedavide haram olan nesnelerden de yararlanılabilir.

Bu itibarla kalp kapakçığının değişmesi zorunlu olan bir hastanın tedavisinde, helal yollarla bir alternatif bulunmaması ya da bulunan diğer çözümlerin verimli ve sağlıklı olmaması halinde domuzdan elde edilen kalp kapakçığının kullanılması da caiz olur.”

Kalp ve Gılgamış

İNSAN GENLİ DOMUZ KALBİ

Domuz kalbinin insan bedenine nakil sürecini anlatayım...

Kalbi alınacak olan domuz ana rahmine

suni döllenmeyle yerleştiriliyor.

Kalbi alınan domuz yavrusu 4 buçuk aylık...

Domuz organlarının insan bünyesindeki antikorlar tarafından hızlı bir şekilde reddedilmesinden sorumlu “3 gen”, donör yavru domuzda elimine edilmiş.

Ek olarak “domuz kalbinin bağışıklık kabulünden sorumlu 6 insan geni” de genoma yerleştirilmiş.

Ve...

Domuz kalp dokusunun aşırı büyümesini önlemek için hayvanda bulunan “ek 1 gen” silinmiş.

Maryland Üniversitesi basın açıklaması “UH eart” adı verilen bu teknolojiyi ayrıntılarıyla anlatıyor.

DOMUZ BÖBREĞİ

Domuz kalbiyle sağlanan bu başarı, Amerika’da bir başka “ilkin” ardından geldi.

New York’taki Langone Üniversitesinde 25 Eylül 2021’de bir hastaya domuz böbreği nakledilmişti.

Ancak...

Bu “deneysel” bir girişimdi.

Şöyle ki:

Hastanın beyin ölümü gerçekleşmişti.

Ve...

“Domuz böbreği” hastanın karnına yerleştirilmemiş, sadece damarlarına bağlanmıştı.

Bu deney sadece 3 gün sürmüştü.

“Revivicor (genetiği değiştirilmiş böbrekten de sorumlu olan Amerikan firması)” tarafından düzenlenen -bu ameliyattaki- domuz kalbinin modifikasyonları toplam “10 gen” içeriyor.

Fransız Biyotıp Ajansı’nın yöneticisi Dr. Benoit Averland’ın yorumu şöyle:

Domuzları büyük bir hassasiyetle

genetik olarak saflaştırmayı ve böylece insanlara nakilde kullanılabilecek organlar sunan gen teknolojisi büyük başarıdır. Amerikan cerrah takımı iki cephede başarılı oldu.

1 - Domuz kalbinin insan antikorları tarafından hiper akut reddi önlendi.

2 - Alıcıyı domuz retrovirüsleri tarafından enfeksiyondan korudu.

Fransız Ulusal Tarım, Gıda ve Çevre Araştırma Enstitüsü’nden Genevieve Jolivet “donör hayvanları insanlaştırmaya yönelik projelerin 2000’li yıllardan beri sürdüğüne” işaret etmekte.

“Yeni genom düzenleme teknolojileriyle her şey daha kolay hale geldi” diyor.

Amerika’da başarılı ameliyatta kullanılan domuz kalbindeki 10 geni Revivicor kuruluşu gerçekleştirmiş.

Revivicor “1999 yılında klonlanmış koyun Dolly’i üreten İngiliz girişimindeki deneyimlerden” de yararlanmış.

Kalp ve Gılgamış

MAYMUNLAR

Maryland Üniversitesi Bilimsel Direktörü Dr. Mohammed Mohiuddin ilk çalışmaların primatlarda yapıldığına işaret ediyor.

Ekip, 2016’da babunlara (bir maymun türü) domuz kalbi nakletmiş.

Babunlar domuz kalbiyle ortalama298 gün hayatta kalmışlar.

Daha eskilere gidelim...

İlk “maymun böbrek nakli” 1905’te yapılmış.

Alıcı 48 saat içinde ölmüş.

1980 yılında ise Kaliforniya’da henüz 1 yaşındaki küçük bir kıza “babun kalbi” nakledilmiş.

Reddedilme nedeniyle sadece üç hafta yaşayabilmiş.

UYGUN TÜR DOMUZ

Yetiştirilmesi nispeten daha kolay olan, hızlı büyüyen ve anatomisi insanlara oldukça yakın görülen domuz “nakillere en uygun tür” olarak ortaya çıkmış.

Ne var ki türler arası nakillerin “etik bulunmadığına ve tepkilere” de işaret edeyim.

Hayvan hakları ve hayvanların “duyguları olan varlıklar” olarak tanımı görmezden gelinemez.

Elbette insanların kendi kök hücreleriyle organ üretimi ve yapay organlar gibi çalışmalar etik olarak tercih edilmelidir.

Fakat...

İnsan hayatının önceliği de yadsınamaz.

Kalp, böbrek, karaciğer nakli için donör bekleyen insanlarla birkaç dakika beraber olmak, gözlerine bakmak bile bunu algılamak için yeterli.