Kovid-19 hapı yutacak

WHO’ya (Dünya Sağlık Örgütü) göre Kovid-19 bugüne kadar 5 milyon can aldı.

Örgütün “resmi verilere” göre verdiği bu rakamın, aslında 15 milyon olması gerektiği tahmin ediliyor.

“Aşıyla” pandeminin üstesinden gelmek mümkündü.

Ama...

Bir yandan “aşı karşıtları”, öte yandan az gelişmiş coğrafyalarda yaşayanların “aşıdan yoksun kalmaları” nedeniyle, pandemi hâlâ küresel mega sorun.

Oysa...

Mavi gezegenimizde aşılar ilk bulunduğunda nasıl da umut ve esenlik rüzgârları esmişti.

İKİNCİ ŞANS

Şimdi ikinci umut ışığı...

Kovid-19’a yakalananlar için tedaviyi mümkün kılan iki hap bulundu.

ABD’li ilaç devi Pfizer’in bulduğu hapın adı “Paxloid...”

Şirket, semptomların başlamasından sonraki üç gün içinde haplar kullanılırsa “hastaneye yatış veya ölüm riskinin yüzde 89 azaldığını” açıkladı.

Diğer hap ise Merck tarafından üretilen “Molnupiravir...”

Molnupiravir’in etki oranı birkaç tık daha düşük.

Ama...

İkisi de bu kez Kovid-19 ve mutasyonlarına “hapı yutturmak” iddiasında.

Evet...

Hapı yutma sırası bu kez “insan oğlunda değil, Kovid-19 virüsünde.”

Kovid-19 hapı yutacak

SAVAŞ SİLAHLARI

Pfizer’in ürettiği Paxloid, “koronavirüsün kendi kopyalarını yapması için ihtiyaç duyduğu  enzimi bloke eden bir molekül” kullanıyor.

Bu enzimi bulamayan virüs çoğalamıyor.

Daha etkili olması için Paxloid’in AIDS tedavisinde kullanılan “Ritonavir” ile birlikte verilmesi gerekiyor.

Merck’in ürettiği Molnupiravir ise “virüsün genomunu bozarak” çalışıyor.

Şunu da belirtmekte fayda var ki öncelik “aşı olmak.”

Buna rağmen pandemiye yakalanma halinde iki  yeni hap “hayat sigortası” gibi.

Ayrıca...

Klinik deneyler 60 yaş üstü ve antikorları bastırılmış hastalar üzerinde de yapıldı.

Etkili olduğu görüldü.

Yeni hapların fiyatları da ucuz sayılmaz.

“5 dozluk bir tedavi 700 dolar” dolaylarında.

İNSANLIK İÇİN

“Aşı patentlerini paylaşmayı ve yoksul/yüksek nüfuslu coğrafyalarda üretime izin vermeyi sürekli reddeden” Pfizer ve Merck “Kovid-19 hapları” için bariyerlerini indirdi.

Pfizer “Kovid-19 hapını yapmaları için BM destekli bir grupla” anlaşma imzaladı.

Kâr gayesi olmayan bu grup dünya nüfusunun yüzde 53’ünü oluşturan 95 ülkede kullanılmak üzere üretim yapabilecek.

Pfizer Cenevre merkezli İlaç Patent Havuzu’na bu konuda gerekli bildirimi yaptı.

İlaç Patent Havuzu “4 milyardan fazla kişiye bu yeni hapların erişimi sağlanabilecek” açıklamasını yaptı.

Merck’in ürettiği Molnupiravir ise “105 yoksul ülkede kullanıma sunulacak.”

...................

Bunlar elbette olumlu ve önemli gelişmeler.

Fakat...

Sınır Tanımayan Doktorlar örgütüne göre yeterli değil.

Dışlanan Brezilya, Çin, Arjantin, Tayland ve bunlar gibi ülkeleri de kapsamalı.

Dünyada “bütüncül bir pandemi kontrolü, bütüncül erişimle” sağlanabilir.

VE TÜRKİYE

Bu haplar için Türkiye geç kalmadan hatta hemen “tedarik sözleşmeleri” yapmalı.

BioNTech’in ürettiği aşılarda “senkron” sağlayamamıştık.

G-20 üyesi olan Türkiye “yoksullar” listesinde olmadığı için bu yeni hapları satın almak durumundadır.

Türkiye insanının sağlığı, Türkiye ekonomisinin sağlamlığı için bu iki hapın ama öncelikle Pfizer’in ürettiği hapın temininde geç kalmamalıyız.

ORTA ZEKÂLILAR CENNETİ

Bu ara Alman gazeteciler, “kara mizah pırıltılarıyla” dünya medyasında öne çıkıyor.

Dün bu köşede AB Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde için BILD gazetesinin “bayan enflasyon” ve “Chanel’li kadın” başlıklarını yansıtmıştım.

Bugün de Almanya’nın saygın haber dergisi DER SPIEGEL’in “aşı karşıtları” için “embesiller (aptallar) federasyonu” ve “içimizdeki büyük aptallar ordusu” ifadelerini sunuyorum...

Kapakta “AŞILI, BAĞIŞIK, ÖFKELİ” başlığı yer almış.

“Tam aşılı çoğunluğun aşı yaptırmayan azınlığa öfkesini” böyle tanımlıyor.

.................

Gerçekten 27 Haziran’da Almanya’daki günlük vaka sayısı 219’a kadar düşmüştü.

“Salgın artık geride kaldı” diye düşünülüyordu.

Ancak şimdi aşı olmayı reddedenler nedeniyle 4. dalga tsunamiye dönüştü. (*)

Almanya salgının başından bu yana en yüksek vaka sayısı 50 bin ile karşı karşıya...

Der Spiegel’e göre “nüfusun yarısından fazlası 3. doz aşılı olan İsrail, vaka sayısını kontrol altına almış.”

 Almanya’da ise nüfusun sadece yüzde 4’ü 3. doz aşılı...

Dünyanın en disiplinli ve bilinçli insanları olarak bilinen Almanların pandemi karşısında böyle “dramatik geride kalmışlığı” tepki ve eleştiri konusu.

AVRUPA KAPANIYOR

Almanya’da “yeniden kapanma” tartışılıyor.

Hollanda’da da öyle...

Avusturya ise aşılarını tam yaptırmamış olanlara kapanma zorunluğu getirdi.

Gerekçe:

“Aşı yapmayan azınlığın çoğunluğun sağlığını tehdit etme hakkı olamaz.”

...................

Türkiye’de de ne yazık ki sayıları hiç de az olmayan “aşı karşıtları” toplum için büyük tehdit.

Aşı olanların çocuklarının “3 kollu, 3 gözlü, 3 kulaklı ya da kuyruklu doğacakları” gibi safsatalar sosyal medyada ve “fısıltı gazetesinde...”

İnanan da oluyor ki böylesine bir “aşıya dirençli kesim” var.

Der Spiegel’in kapağı gibi bizden de bir kitap kapağı...

Zülfü Livaneli’nin “Orta Zekâlılar Cenneti...”

Kitap aslında insan soyunu türlü dertlere sürükleyen muktedir orta zekâlıların hikâyesi....

Zülfü Livaneli’nin sürükleyici anlatımından güncel “aşı direnişi” için de yorum çıkarımları yapılabilir.

(*) Oksijen - Sağlık sayfası, 19-25 Kasım 2021

Kovid-19 hapı yutacak