Libya’ya asker

İlker Başbuğ Paşa’nın son kitabını da dikkatle okudum. (*)

Türkiye’nin seyir defterinde kaderini bazen etkileyen, bazen belirleyen “güç odaklarını” anlatıyor.

Bu güç odakları “içte” ya da “dışta...”

Zaman zaman aynı süreçte hem “içte” hem “dışta...”

....................

Kitabın sonunda katlanarak açılan bir uzun paftada bunun şematik dökümü var.

“38 Yılda Birbiriyle Mücadele Eden Güç Odakları Tablosu...”

Cumhuriyetin başlangıcı...

Güç odakları şöyle...

Bir tarafta Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa, Ali Fethi Bey, Kazım (Özalp) Paşa...

Karşı güç odağı Kazım Karabekir Paşa, Refet Paşa, Ali Fuat Paşa...

......................

Ne ilginçtir ki “karşı güç odağında” yer alanların arasında, daha Mustafa Kemal Paşa Samsun’a hareket etmeden İstanbul sürecinde birlikte mücadele etmek kararı alan ilk 5’ten isimler var.

Hele Kazım Karabekir Paşa...

Türkiye’nin kaderini daha ilk günlerde tamamen tersine çevirebilecek güçlü adamdı Kazım Karabekir Paşa.

Mustafa Kemal görevinden istifasını İstanbul’a bildirmişti.

Artık resmi bir görevi yoktu.

Hiçbir yetkisi olmayan bir sivildi.

Kazım Karabekir Paşa Erzurum’da, Mustafa Kemal’in kaldığı mekâna geldiğinde, ileride Cumhuriyet’i kuracak olan lider kuşku içindeydi:

“Yoksa beni tevkif etmeye mi geldi?..”

Karabekir Paşa içeri girmiş, selam çakmış, “Emrinizdeyim Paşam” demişti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin yolu işte bu tarihi anda açılmış oluyordu.

Libya’ya asker

......................

Güç Odakları Tablosu’nun “Komutanların komplosu” bölümünde Kazım Karabekir Paşa gene “karşı güç odağında” sayılıyor.

Onunla beraber Ali Fuat Paşa, Rauf Bey, Refet Paşa İngiltere, Milletler Cemiyeti (BM’nin bir önceki adı), Nasturiler (Hakkari’de isyana geçmişlerdi. Musul nedeniyle olayın arkasında İngilizlerin olduğu kanaati vardır. Dünyaya genç Türkiye’nin kendi içinde bile birlik sağlayamadığı, Musul’un böyle iç sorunlarını çözememiş bir devlete bırakılamayacağı algısı yaratılmak istenmişti.)

Tabloda “İzmir suikastı” bölümünde de adı geçmiyor ama o komutanlardan bazıları tutuklanmışlardır.

Atatürk “Komutanlarımı kurtardım” demiştir onların beraatleri sonrası.

......................

Tabloda hem “iç” hem “dış” güç odaklarının karşı karşıya geldiği başka ilginç örnekler de var.

Türkiye’nin NATO’ya girmesini sağlayan “Kore Savaşı” ve “Türkiye’nin Kore’ye asker göndermesi kararı” gibi...

Karar Güç Odağı ABD, Syngman Rhee (Güney Kore Lideri), Çan Kay Şek (Milliyetçi Çin lideri), General D. MacArthur (ABD’nin Uzakdoğu Kuvvetler Komutanı, Celal Bayar (Cumhurbaşkanı), Menderes (Başbakan), Fuat Köprülü (Dışişleri Bakanı), Tuğgeneral Tahsin Yazıcı (Kore Tugay Komutanı)...

Karşı Güç Odağı Sovyetler Birliği, Kim İl-sung (Kuzey Kore Lideri), Mao Zedung (Çin Halk Cumhuriyeti Lideri), İsmet İnönü, Albay Celal Dora (Kore Tugay K. Yard.)...

.....................

Hayret verici değil mi?

Daha başka ilginç saptamalar var.Elbette bunların nedenleri, bağlantıları kitaptaki sayfalarda.

....................

Türkiye’nin gündemine şimdi “Libya’ya asker” için Meclis kararı geldi.

Bunun iç ve dış “güç odakları” da önümüzdeki yılların “yenilenmiş cildinde” yer alacaktır.

....................

Ön yargılı olmadan, nedenler ve bağlantılar iyi irdelenmeli.

....................

(*) İlker Başbuğ- Türkiye Cumhuriyeti’nde 1923-1961 GÜÇ ODAKLARININ MÜCADELESİ...