Bozcaadalı Pakize

Bozcaada’da Belediye Başkanı Mustafa Mutay ile çay içiyoruz. Saat 19.00’da Geyikli’den kalkan son feribot Bozcaada İskelesi’ne yanaştı.
Yolcular inmeye başladı... Başkan, “Pakize, Geyikli’den döndü. Bize doğru geliyor. Sizi tanıştırayım” dedi.
Ben birdenbire “Sarışın, anlı şanlı ve adalı bir Pakize hanım” bekleyişine girdim... Meğerse Pakize, Bozcaada’nın ünlü köpeği imiş.
Salına salına geldi. O kadar insan arasında yabancı olduğumdan olsa gerek beni seçti. Ayaklarımın dibine kıvrıldı. Gözleri kapalı, kulakları bizde uyur numarası yapmaya başladı.
Başkan’ın anlattıklarına inanamadım... Başkan ”Pakize sabah 10.00 feribotu ile karşıya geçer. Geyikli’den kalkan son feribotla Bozcaada’ya döner” dedi.
Ertesi sabah 10.00 feribotu için aracımızı iskelede sıraya koyduk. Feribot iskeleye yanaştı. Yolcu ve araçlar karaya çıkıyor. Sıradaki yolcular ve araçlar da feribota girmeye hazırlanıyor.

Bozcaadalı Pakize


Bu Pakize başka Pakize
Aaaa... O da nesi? Yolcu girişi sırasının en başında bizim Pakize. Feribota ilk binen o oldu.
Biz de aracımızı feribota yerleştirdik. Alt katta araçların arasında Pakize’yi arıyoruz.
Pakize yok. Merdivenlerle üst katta yolcu bölümüne çıktık. Pakize yolcu bölümünde iki kapı arasında kendine bir yer seçmiş. Güneşin keyfini çıkarıyor. Kendisine gösterilen ilgiden mutlu mu mutlu.
Feribot Geyikli’ye yanaştı. Baktık ki Pakize gene yaya yolcu çıkış sırasının en başında. Feribotun ön kapağı açıldı. Karaya ilk o çıktı.
Biz Geyikli iskelesinden ayrılırken, yaya kaldırımından etrafına bakmadan uygun adımlarla bir yere gidiyordu.
İskele çıkışındaki görevli, “Geyikli’de bir sevgilisi olmalı herhalde onunla buluşmaya geliyor. Günü geçiriyor. Gece Bozcaada’ya dönüyor” dedi.
(Dokümanter için konu arayanlara: Bundan güzel “Gerçek hayat hikâyesi” olamaz!)

Bozcaada bir cennet
Bozcaada 36.6 km2 bir toprak parçası (Konya ili 38.1 km2). Adanın etrafında 17 küçük ada var. Nüfusu kış ayları 2.500, yaz ayları 9 bin dolayında. Kala kala Rum asıllı 22 Türk vatandaşı kalmış. Ama adanın süsü Rum ailelerin eskiden yaşadıkları evler. Bunları satın alanlar şimdilerde onarıyor, pansiyon haline getiriyor. Başbakan’ın ilgisi ile kilisesi onarılmış. Ne yazık ki Ayazma’sı perişan (Onun onarımı için de herhalde Başbakan’ın ilgisi veya talimatı bekleniyor!)
Dört dönemdir belediye başkanlığı yapan Mustafa Mutay, “Eskiden üzümcülükle geçinirdik, şimdilerde turizme yöneldik” diyor. Adada 3 bin yatak 40 lokanta ve kahve var. Tüm ada SİT alanı ilan edilmiş. Boş alanların yarısına bağ ekilmiş, yarısına zeytin ağacı dikilmiş. Üzüm para etmeyince bağlar sökülüyor, yerine zeytin ağacı dikiliyormuş.
Belediye başkanı önceliğin limanın genişletilmesi olduğunu söylüyor. Liman genişler ise yabancı kuruz gemileri adaya uğrayacak.