Gürkan Akgüneş

Gürkan Akgüneş

gurkan.akgunes@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Bir gün bir konserve yedim ve bütün hayatım altüst oldu...

Orhan Pamukvari bu girişin amacı yazıya dikkat çekebilmek zira bir konserveyle hayatınız 0altüst olabilir. Hatta ailenizin bile. Nedeni ise, konservelerde üreyen “Clostridium botulinum” bakterisi.

Ölümcül konserve

Çoğunlukla ev yapımı konservelerde rastlanan bu bakterinin toksini, bilinen en potansiyel biyolojik zehir. Bakteri, sinir sistemini felç ediyor. Kasların işlevini yitirmesiyle de solunum duruyor ve tablo ölümle sonuçlanıyor. İlk belirtileri grip ve farenjitle karıştırıldığı için de tanının geç konulması muhtemel. Hastayla doktor yeterli bilgiye sahip değilse antitoksin tedavisi gecikiyor ve ölüm oranları artıyor.

Haberin Devamı

4 hasta kurtarılamadı

En son geçtiğimiz nisan ayında Adana’daki Belhan ailesi 4 üyesini bu bakteri şüphesiyle yitirdi. Ailenin hastanelik olan 4 üyesi de öğle yemeğinde menemen yemiş, o menemen de domates konservesinden yapılmıştı. O sofrada bulunanlar tek tek Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi’ne kaldırılsa da ilk başta kimse o menemende kullanılan konserveden şüphelenmedi. Acile gelen ilk aile üyesi grip tanısıyla tedavi edilirken, bir gün sonra baba, peşinden de aynı sofrada bulunan teyzenin hastaneye kaldırılması sonrası ailenin yediklerine odaklanıldı. Hemen tedaviye başlandı ama tüm müdahalelere rağmen 4 hasta da kurtarılamadı. Geride kalan aile üyeleri, yapılan inceleme sonrası ölümlerin konserve kaynaklı botulinum hastalığından gerçekleştiğinin anlaşıldığını söylüyor.

Önce grip sanılıyor

Aslında Belhan ailesinin yaşadıkları Türkiye’nin farklı coğrafyalarında yaşanan vakalarla da bire bir örtüşüyor. Mesela Malatya’da birlikte fasulye konservesi yediği kızını kaybeden bir anne de önce polikliniklerde türlü tedaviler görmüş, öyküsünün doktorlarla paylaşılmasının ardından antitoksin tedavisiyle hayata tutunabilmişti. Yine Denizli’de konuşma güçlüğü şikayetiyle Acil Servis’e başvuran 26 yaşındaki bir kadın da önce farenjit reçetesiyle evine gönderildi. Ancak durumu daha da ağırlaşınca 16 saat sonra tekrar hastaneye kaldırıldı ve bu kez Enfeksiyon Kliniği’ne yatırıldı. Fakat tablo her geçen dakika daha da kötüleşti. Solunum güçlüğü yaşayınca yoğun bakıma kaldırıldı. Doktorlar, türlü tetkiklerle teşhis koymaya çalışırken ancak 2 gün sonra hasta yakınlarının anlatımıyla gerçek anlaşıldı. Hasta, ev yapımı konserve biberin tadına bakmış, bozuk diyerek tükürmüştü. Doktorlar bunu öğrenir öğrenmez hemen Ulusal Zehir Danışma Merkezi’nden botulinum antitoksini istedi ve hasta 24 gün sonra yoğun bakımdan çıktı.

Haberin Devamı

2 yılda 36 ölüm

Görüldüğü üzere botulinum, ağza temas halinde bile ölüme neden olabilecek kadar kuvvetli bir zehir. Sadece 2 yılda Türkiye’de 446 botulizm vakasına bağlı 36 ölüm gerçekleşmiş. AB istatistikleri de 9 yılda 121 botulizm vakası yaşandığını söylüyor. Birçok evde kış hazırlığı için konservelerin kurulduğu bugünlerde, ölümcül bakteriye yönelik bilgi sahibi olmak hayati. Ancak bu bakteri, konserve üründe renk ve tat değişikliği yapmadığı için anlaşılma şansı da az.

Ne yapmalı?

İstanbul Üniversitesi Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Özer Ergün’e göre püf nokta, kapağında bombaj (şişme) oluşan konserveyi tüketmemek. Ayrıca kabında şişik, delik, çizik olan konservelerin de kullanılmaması gerektiğini söyleyen Ergün, “Bakteri oluşmuşsa kapak açılırken gaz çıkışı olur ve normal sesten yüksek bir ses çıkar. Üründen dışarıya sıçrama görülebilir. Bu durumlar, konservede bakteri oluştuğu şüphesini akla getirmeli. Fabrikasyonda bu risk yok çünkü ısı teknolojisine uygun işlemlerle bakteriler kontrol edilebiliyor. Bakteri oluşmuşsa yerken ısıtmanızın da faydası olmuyor. Botulinum toksini ısıya dayanıklı. Havasız ortamda geometrik olarak ürediği için 1 bakteri kısa sürede milyonlarcaya dönüşebiliyor” diyor. Konservenin yiyeceklerin besin değerini düşürdüğünü belirten Ergün’ün önerisi yaz sebzelerini dondurucuda saklayıp ihtiyaç duyunca kullanmak.

Haberin Devamı

Sorularınızın cevapları burada

Bu köşede her hafta sürdürülebilir bir yaşama ve doğaya dair konuları ele alıyoruz. Yeşili, toprağı, ağacı kısaca çevreyi gündemin ilk sırasına koyup, ekosisteme, insan ve diğer tüm canlılara zarar verebilecek uygulamalara dikkat çekmek amacımız. Siz de sorularınızı, konu önerilerinizi ve merak ettiklerinizi gurkan.akgunes@milliyet.com.tr adresine gönderebilirsiniz. Gelin her pazar siz de doğaya ses verin...