ABD’deki diaspora olmasa

Diaspora kelimesi, bir bölgeden başka yerlere yayılmış etnik parçalara deniyor. Sık kullanıldığı yer ise üç kere kurdukları krallıklar parçalanmış ve Orta Doğu’dan dünyaya yayılmış Musevi halk içindir. Dünyanın hemen her köşesinde bir “Musevi Diasporası” vardır. Türk diplomatlara karşı Asala teröristlerinin faaliyette olduğu ve 31 büyükelçi ve Dışişlerimizin diğer mensuplarını katlettikleri sırada “Ermeni Diasporası” da sık söylenir ve duyulurdu.

Karabağ’daki 30 yıllık işgalin kaldırılması ve Azerbaycan topraklarının kurtarılması sonrası, yeniden Ermeni Diasporasının adı duyulmaya başlandı. Şunu açıkça söylemek gerekir: 1890’larda ABD’ye yerleşmeye başlamış olan bir buçuk milyon Ermeni kökenli Amerikalıdan para sızdırma çabasındaki birkaç dernek olmasa, Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve İran’la sınırları bulunan ülkelerinde 3 milyon Ermeni, bölgenin en müreffeh, en huzurlu halkı olurdu. Ne uyduruk tarihlerle avunmaya ne hayal bile olmayan gelecek rüyalarıyla oyalanmaya ihtiyaçları olurdu; zengin, sevilen, huzurlu komşular olarak yaşarlardı.

Bu bir basite indirgeme değildir ve ABD’de yaşayan Ermenilerin çok büyük bir çoğunluğu da bu görüşü paylaşmaktadır.

Yeni kıta Amerika’nın zenginliği bütün bölge insanları gibi Ermenileri de cezbetti ve sadece Ermeniler değil, ama Osmanlı uyruğu hemen her etnik grup, kitleler halinde ABD’ye göç etti. Cevat Fehmi Başkut’un Harput’ta Bir Amerikalı adlı tiyatro oyunu bu göçü ve dönenleri konu alır. Sultan Abdülhamid II ve Cumhurbaşkanı Atatürk’ün gemiler göndererek, ABD’ye gitmiş Türkleri geri getirme çabaları da tam araştırılmamış konular arasındadır.

Ermeniler ABD’de kaldılar ve kültürleriyle ABD’nin mozaiğine önemli katkılarda bulundular. Ta ki, “Ermeni Soykırımı” söyleminin ABD’de birtakım derneklere çok verimli bir gelir kaynağı olduğu keşfedilinceye kadar. Bu tarihten sonra Los Angeles’ta bulunan en büyük Ermeni topluluğundan, en ücra köşelerdeki küçük topluluklara kadar Ermeni Diasporası ne içerde rahat buldu ne de Ermenistan’daki Ermenilere huzur verdi.

Bu söylemden önce de ABD’yi Birinci Dünya Savaşı’na sokmak için bir çok Avrupalı bir yandan “Ermeni Tehciri dolayısıyla Osmanlı’nın cezalandırılması için” kitaplar yazarken bir yandan da Ermenilere “Büyük Ermenistan” hayalleri satmaya çalışıyorlardı. Sonuçta Ermeni asıllı Amerikalılar, ABD’yi büyük savaşa sokmak isteyenlerin en kazançlı hedefi oldu.

Asala Terörü, Atatürk’ün ifadesiyle “1915 Fazahatini” tarihsel gerçeklik halinde, ABD’den Fransa’ya birçok ülkeye kabul ettirdi.  Şimdi Karabağ işgali bitmiş ve Azerbaycanlı kardeşlerimiz, topraklarının tümüne kavuşmuşlarken, bölgede atılacak adım sadece barışa yönelik olması gerekirken, ABD’de, Ermeni dernekleri ve onların en büyük federasyonu, savaş kışkırtıcılığına ve tahriklerine hız verdiler.

Paşinyan denen sahtekâr siyasetçinin halkına ve tüm bölgeye verdiği zarar ortada iken, ABD’deki Ermeni Diasporasının bu zararlı faaliyetine son vermek Ermeni halkının elindedir.