Baş sansürcü Jack Dorsey

Sosyal medyaya meraklı değilseniz, Jack Dorsey’i tanımaya-bilirsiniz. Kullanıcı sayısı 300 milyonun üzerindeki 18 sosyal platform arasında sondan ikinci olan Twitter’ın (353 milyon kullanıcı) kurucusu Jack Dorsey, Facebook’un (2 milyar 700 milyon kullanıcı) kurucusu Mark Zuckerberg kadar tanınmadı. Ta ki ABD Başkanı Trump’ın ve onu destekleyenlerin iletişim hesaplarını tümüyle kapatıncaya kadar.

Dorsey’in adı Trump’ın mesajlarının “Bu doğrulanmış bir bilgi değil” gibi uyarılarla yayınlanmaya başladığında duyuldu. Trump, Nisan 2019’da Dorsey’i Beyaz Saray’a çağırarak, hukukçuların da bulunduğu kapalı bir toplantıda görüştü. Gazeteler Trump’ın sadece muhafazakârların mesajlarının uyarılarla yayınlanmasından yakındığını yazdılar. Dorsey ertesi gün Trump’a cevap verdi; Twitter’ın herkese hizmet eden, uygar bir tartışma ortamı olduğunu bildirdi.

Dorsey, 2010’larda o zamanki Başkan Obama’nın talebi üzerine İran kaynaklı mesajlardan özellikle rejim yanlısı olanlara engeller çıkartmaya başlamıştı. Dorsey daha sonra ABD Dışişleri heyeti ile Rusya’ya gitti. Ardından, Twitter’da Putin yanlılarının haberleşmesine engeller konduğu haberleri çıktı.

Gençliğinde bunalımlı dönemlerden geçtiği, bilişim korsanlığı yaptığı, bir baltaya sap olamadan, anne-babasının evinde bir sonuç vermeyen iletişim platformları geliştirmeye çalışan Dorsey’in talihi, 2000’de, kurye, taksi ve acil yardım çağırmaya yarayan bir “anında haberleşme” programı yazmasıyla değişti. Bu program, akıllı telefonlardaki düz metin (Text, SMS) tabanlı haberleşmeyi bir adım ileri taşıyor ve bugünkü Twitter’ın temelini oluşturuyordu. (Ancak bu fikrin AOL’in “Instant Messenger” uygulamasından “çalındığı” da çok yaygın olarak yazıldı.) Biri Google’da çalışan üç arkadaşıyla birlikte Twitter’ı kuran Dorsey, kazandığı ilk parayla Square isimli çevrimiçi para ödeme ve transfer sistemini kurdu. Square, gerçekten çok para kazandı ve Dorsey’i üç yıl içinde milyarderler arasına soktu.

Kongre baskınının tamamen Trump’ın üzerine yıkılmasını ve Demokratların Trump’ın görevden atılması için harekete geçmesini sağlayan işaret fişeği Dorsey’in Trump’ın, ekibinin ve 70 bine yakın taraftarının Twitter hesabını silmesi oldu. Dorsey’in bu cesareti sadece Twitter’ın sahibi olmaktan aldığını söylemek zannımca yanlış olur. Bu konu irdelenirken ABD’nin İran, Rusya ve Baltık ülkeleriyle Doğu Avrupa’da halk ayaklanmalarına yön veren programlarına Dorsey’in katılması ve Twitter’ı kullanması dikkate alınmalıdır. Yaygın telefon erişimi olmayan ülkelerde Arap Baharı denen kitle gösterilerinin de henüz gün ışığına çıkmamış katmanları arasında Dorsey’in varlığı şaşırtıcı olmasa gerekir.

Dorsey, kişisel bilgilere ilişkin yeni düzenlemelerle sosyal medyası altüst olan ülkemizde, yeni oluşumlar aranırken dikkate alınması gereken bir öğedir.

Bir diğer öğe ise ekonomist-yazar Şeref Oğuz üstadımızın şu sözünde gizli: “Ürün bedavaysa, asıl ürün sensin.” Sosyal medya ürünlerini bu pencereden ele almayı sürdüreceğiz.