Fransa NATO’yu çökertmek istiyor

Yunan siyasetçilere Paris taraflarından yeni bir rüzgâr esmez ise, Yunan askeri yetkilileri bugün NATO bünyesinde Türkiye ile görüşmelere başlayacaklar. Yunanistan, aynı görüşmelere 4 Ağustos’ta da evet demiş ama Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un telefonu ile NATO genel sekreterini yalanlamışlardı.

Bir NATO üyesinin NATO genel sekreterini yalanlaması, birliğin 71 yıllık tarihinde görülmüş bir şey değil. Ama Yunanistan’ı bu yola iten Fransa Cumhurbaşkanı’nın niyeti NATO’yu yıkıp yerine kendi ülkesinin önderliğinde bir Avrupa İttifakı ordusu kurmak olduğu için, genel sekreterin otoritesine saygı, üyeler arasında asgari nezaket düzeyi, kazara çatışma çıkmaması gibi ilkelere dikkat etmiyor.

İki yıl önce, Verdun’daki Batı Cephesini ziyaretinde, “Rusya gerçek bir tehdit olduğunu gösteriyor; Avrupa’nın gerçek bir Avrupa Ordusu’na ihtiyacı var” sözleriyle niyetini açıkça ortaya koymuş olan Macron’un Avrupa tanımında Türkiye’nin bulunduğunu sanmak, korkarım, aşırı iyimserlik olur. Yunanistan’ı kışkırtma tarzına, bir NATO üyesine karşı, hele onun sivil ve askeri denizcilere uyarı (NavTex) yayınlamış olan üyesine karşı, serviste bulunan tek uçak gemisini göndermesi Fransa’nın değil ama işbaşındaki başkanının niyetini açıkça gösteriyor olmalı.

Fransa’nın “Gerçek Avrupa Ordusu” fikrini açıkça destekleyen başka Avrupalı lider yok. İngiltere ve Almanya “gerçek bir ordu” değil, bir acil müdahale gücü kurulmasını destekleyen açıklamalar yapmışlardı. Ancak Macron’dan başka hiçbir Avrupa lideri NATO’nun temeline dinamit koyma girişiminde bulunmadı.

Bu ülkelerin Fransa’nın Yunanistan’ı kışkırtmasına ne ölçüde destek verecekleri, Avrupa liderlerinin Ege-Akdeniz politikalarından dolayı Türkiye’ye önerecekleri “havuç ve sopayı” belirlemek üzere 24 Eylül’de yapacakları toplantıda daha iyi belli olacaktır. (Avrupa Konseyi başkanı Michel’in “havuç ve sopa” ifadesindeki terbiyesizliğe bakar mısınız?) Trump’ın Avrupa’dan çekilme siyaseti, Avrupalıları Fransa’nın yanına itebilir. Göreceğiz.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Türklerle Rumlar ve Yunanlar arasında arabuluculuk teklifine gelince… Tabii böyle bir teklifte bulunur Lavrov. Hatta bu teklifi kabul edilirse sevincinden sabaha kadar Ermeni dansı bile edebilir.

İki NATO ülkesi arasında, NATO’nun hasım olarak nitelediği bir ülkenin arabuluculuk yapmak Putin’in arayıp da bulamayacağı bir şey olurdu. Ama ona böyle bir imkânı vermemek gerekir. Türkiye, gelenekli-yenilikçilikle, bir yandan sosyal ve ekonomik reformlarını sürdürürken, diğer yandan, en azından belirli bir süre, uluslararası planda Doğu-Batı ve Kuzey-Güney dengelerini gözetmek zorunda.

Trump İsrail yanlısı siyasetleriyle ABD içinde Musevi oylarını devşirirken, bir yandan da Kıbrıs’a ambargoyu kaldırarak Ortodoks seçmen oylarını alma gayreti içinde iken Kıbrıslı Rumların da Rusların arabuluculuk teklifini kabul etmesi uzak ihtimal sayılır. Kaldı ki Kıbrıslı Rumlar, Atina’dan, Atina’da Paris’ten bağımsız davranamazlar.