General Flynn olayı gelişiyor

Emekli general ve Trump’ın 24 günlük ulusal güvenlik başdanışmanı Mike Flynn’in davasında önemli gelişmeler oluyor. Öyle ki, Kasım ayındaki ABD başkanlık seçimlerinde, Kovid-19 ve sebep olması muhtemel ekonomik çöküntü kadar önemli bir faktör olacağa benziyor.

Konu, hatırlarsınız, Federal Soruşturma Bürosu’nun ifadesini alırken Flynn’e tuzak kurduğu ve ne cevap verirse versin yalan söylemiş olacağı tarzda sorular sorduğunu gösteren belgelerin ortaya çıkmasıyla açıldı. Flynn’in neden ifadesi alınıyordu? Çünkü henüz resmen yemin edip göreve başlamadan önce Rus büyükelçisi ile telefonda görüşmüş ve Rusları Obama’nın yaptırımlarına kızarak karşı yaptırımlar uygulamamaları için ikna etmeye çalışmıştı. Flynn, Rus elçisinin telefonunun dinlenmesine takılmıştı.

Bu tür takılmalarda, ilgili kişinin adı istihbarat raporuna açıkça yazılmış; maskelenirmiş. Bu rapor o sırada başkan olan Obama’ya ve adamlarına (bu arada Demokrat Parti’nin başkan adayı olmasına kesin gözüyle bakılan Joe Biden’a) gider gitmez, Ulusal Güvenlik Dairesi’ne yetkili kişilerden maskenin kaldırılması talepleri yağıyor ve Daire de bu şahsın Flynn olduğunu açıklıyor. Ancak bu sırada bu bilgi hala “top secret.” Ama nasıl oluyorsa bu gizli belge ertesi gün Washington Post gazetesinde, David İgnatius adlı yazarın köşesinde yayınlanıyor. İgnatius’u, Türkiye aleyhtarı, Fetullahçı Terör Örgütü yanlısı yazılarından tanıyor olmalısınız.

Flynn’in sadece Türkiye dostu olmadığı, emekli olduktan sonra Obama’nın Orta Doğu siyaseti (veya siyasetsizliği) hakkında yazılar yazdığı, konuşmalar yaptığı biliniyor. Bunu Obama’ın Ulusal Güvenlik Dairesi de biliyordu; Flynn Beyaz Saray’a girer ve yeni başkanın yakın danışmanı olursa, Dışişleri’nden Savunma’ya Obama’nın 12 yılda inşa ettiği düzenin yerle bir olacağı şeklinde yorumluyordu.

Bu sırada Flynn bir hata yapıyor; İgnatius’un makalesi üzerine kopan fırtınayı bastırmak üzere yardımcısı Katleen McFarland’a böyle bir görüşmenin yapılmadığını söylemesi talimatını veriyor. Obama ekibi bu yalanlamadan hareketle, Trump’a da yalan söylediği kanısına vardıkları Flynn’i tuzaklarla dolu sorguya çekiyorlar.

Önceki hafta ABD Adalet Bakanlığı Flynn’i hala yargılamakta olan mahkemeden davayı düşürmesini talep etti. Trump da geçen hafta içinde bu sorguyu yapan iki FBI görevlisinden, “Pis kirli, alçak polisler” diye söz etti.

İşin siyasal tarafı şu: Demokrat Biden, Flynn’in adının açıklanmasını isteyenler arasında bulunduğu halde bunu reddetti. Biden’ın “Kesinlikle söylüyorum; benim Flynn olayı ile hiçbir ilişkim hiçbir zaman olmamıştır” şeklindeki kati ifadesinden birkaç saat sonra FBI’ın elindeki maskenin kaldırılmasını isteyenler listesinin en başında adı olduğu açıklandı.

Bu, siyasetçinin yalan söylemesinin çok önemli sayıldığı bir ülkede, zaten siyasal şansı az olan Biden’ın Kasım’daki seçimlere karar her gün karşısına çıkacaktır.

Flynn hakkındaki dava düştükten sonra, Biden hakkında kamuoyu vicdanında bir dava açılmış olacak.