Görünüşü (ve tabii şerefi) kurtarmak lazım. Ama nasıl?

On yıllardır her gün dinlediğimiz, şimdilerde internet sitesini her gün izlediğimiz ünlü uluslararası yayıncılar, 1940’ları aratmayan kahramanlık yazıları yazmaya, videolar yayınlamaya başladı: “En kötü savaş bile sona erer. Ama siz bazen ölüme kadar savaşırsınız!”

Bu, BBC’nin siyasal yorumcusunun adeta şiiri! Verdiği örnekleri görseniz! Çeçenistan’dan, Abhazya’ya… Donbas’tan, Odesa’ya… Putin’in mezalimine örnekler art arda sıralanıyor. “Peki ya Afganistan, Irak, Filistin?..” diyerek işi mezalimlik yarışmasına çevirmek istemiyorum... Şu anda sadece BBC değil, Ukrayna’daki işgali durdurmak yerine tam bir savaşa çevirmeye yönelik fikirler ortaya atan, başta İngiltere olmak üzere, batısıyla doğusuyla çoğu Avrupa medyasının aklıselim ile ilişkisi kesilmiş gibi görünüyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin savunulacak, izah edilerek anlayışla karşılanacak bir tarafı yoktur. Bu işgali başlatmanın sorumluluğu, sürdürmekteki insanlık dışı ısrarın vebali Vladimir Putin’e ve ona destek veren bütün Rus siyasetçilere aittir, onlara sorulmalıdır. Böyle bir ihtimali gördüğü halde önlemek için tedbir almak yerine, adeta horoz dövüşünü kızıştıranlar gibi “Yapamazsın, yap da görelim!” havasındaki ABD siyasetçileri ile Ukrayna’yı bir uçtan ötekine “NATO eğitim tesisleri” ve kolay taşınabilir modern silahlarla donattıkları şimdi ortaya çıkan kamu görevlilerinin sorumluluğu da unutulmamalıdır. Ukrayna’yı bir uçtan ötekine omuzdan atılan uçak ve tanksavar silahlarla donatanların bunu ne için yaptıklarını hatırlıyor muyuz? Ukrayna halkının NATO’ya girmek veya girmemek konusundaki serbest karar hakkını savunuyorduk, değil mi?

Ama Ukrayna Devlet Başkanı Vlodomir Zelenskiy’nin şimdi idrak ettiği gibi ne ABD ne AB, onların NATO’ya katılma hakkını savunmak istemiyordu. Zelenskiy, “Amaç bizi NATO’ya almak değilmiş!” derken bir şeyi itiraf etmiş oluyor: Batı, Ukrayna için büyük nükleer savaşı göze alacak değildi; onlar sadece Rusya’nın “fişini çekmek için” Ukrayna üzerinden bir vekalet savaşı denedi.

Ancak bir nükleer savaşın kazayla da olsa çok kolay çıkabileceğini gördük. İki taraf da anlaşmazlıkların barışçı yollarla halledilmesi seminerlerinde öğretilen türden çözüm üretmek bir yana, ulusal gururları, milli duyguları, asırlık korkuları canlandıracak hatalı yollara kolayca sapabildiklerini gösterdiler.

Zelenskiy’nin ülkesi üzerinde uçuşa yasak bölge ilan edilmesini istemesi kadar doğal bir talep olamaz. Ancak uluslararası ilişkilerde “Ben bunu yaparsam, o da şunu yapar” tarzında bir akıl yürütmenin inkâr edilemez önemi vardır.

Şimdi NATO ve Rusya’nın, Ukrayna’yı horoz dövüş arenası olarak kullanmaya son vermesi ancak yenilmiş gibi görünmeden bu girdaptan çıkmak için Türkiye’nin aradığı uzlaşmaya bir şans verilmesi gerekiyor. ABD ve AB, Türkiye’nin bu çabasına destek olmalıdır.

Hiçbir Ukraynalı bebeğin hayatı, kurtarılmak istenen şereflerden daha az önemli değildir. Ancak bebeklerin hayatı bu görünüşü kurtarma çabasına bağlıdır.