Trump’ı mafya olarak mı, terörist olarak mı yargılamalı?

6 Ocak 2012, tıpkı 7 Aralık 1941 gibi, Amerikan tarihinin utanç verici sayfalarından biri olarak tarihe geçecek. 8 Aralık 1941’de ABD Başkanı Franklin Roosevelt, ünlü meclis konuşmasında, Japonların bir gün önceki Pearl Harbor baskınının ABD tarihinin en şerefsiz, en kötü günü olarak hatırlanacağını söylemişti.

ABD, o tarihte İkinci Dünya Savaşı’na girip girmeme konusunda ayağını sürüyor, Almanya’da Nazilerin Musevi soykırımı yapıp yapmadığını -güya- araştırıyor ve mümkün olduğu kadar savaş dışında kalmaya çalışıyordu.

ABD donanması hazırlıklı olmalıydı; Japonların Almanya ile müttefik olduğunu ve ABD’ye savaş ilan ettiği biliniyordu. Ne var ki ABD donanmasının tedbirsizliği 13 savaş gemisinin, 188 uçağının kaybına, 2335 bahriye erinin ve 67 sivilin ölümüne sebep oldu. Gerçi ABD bunu Japonya’ya, Hiroşima ve Nagasaki’ye sivil halkın üzerine iki nükleer bomba atıp 355 sivili öldürerek, 1 milyon 225 bin kişiyi sakat bırakarak ödetti ama 7 Aralık 1941 ABD için hâlâ utançla hatırlanıyor.

Başkan Trump, 63 gün önce kaybettiği seçimi “aslında kazanmış olduğu” iddiasını bir kere daha tekrar etmek üzere 6 Ocak günü, Başkanlık Sarayı’nın önündeki meydanda “Amerika’yı Kurtaralım” adını verdiği bir miting düzenledi. Otomatik oy verme makinelerinin nasıl hileli olduğundan tutun, filanca yerde seçmen sayısından fazla oy çıktığı gibi tek tek yalan olduğu kanıtlanmış iddialarını tekrarladı, tekrarladı ve Kongre’nin bu seçimleri iptal etmesi gerektiğini öne sürdü. Senato’daki Cumhuriyetçi çoğunluğun bunu yapabileceğini iddia etti (ki Kongre’nin böyle bir yetkisi yok) ve bir saat 15 dakikalık konuşmanın son üç dakikası içinde iki kere, miting alanından Kongre’ye giden bulvarı kastederek, “Pennsylvania Bulvarı’ndan aşağı doğru yürüyelim ve zayıf Cumhuriyetçilere gurur ve cesaret verelim” dedi.

Ancak bu gurur ve cesaret verme çağrısı, 2 bine yakın Trump yanlısının Kongre binasını kuşatmasına, tahminen 500 kişinin içeri girerek, oturumları durdurmalarına, Senatör ve milletvekillerinin odalarını yağmalamalarına, 1 polisin ve 4 baskıncının ölümüne sebep oldu. 160 polis yaralandı. 400 kişi tutuklandı ve mahkemeye sevk edildi.

Bu kişilerden biri de “eski başkan” Trump. ABD’de başkanlar ancak Kongre tarafından “azil davası” denen bir davayla Kongre’de yargılanıyorlar. Kongre, Trump hakkındaki azil davasını görevi bırakmasından bir hafta önce açtı; yargılama da önceki gün başladı. Hukukçular, Trump’ın görevi bittiği halde yargılanabileceğini söylüyorlar. Ayrıldıkları mesele, davanın Trump’ın bir mafya lideri gibi “toplu suç işlemek amacıyla bir çete örgütleyerek, Kongre’yi çalışamaz hale getirmek” iddiasıyla mı, yoksa “ABD siyasal sistemine kasteden bir dâhili terörist olarak” mı yargılanmasının daha “sonuç verici” olacağı.

Burada kastedilen sonuç, Trump’ın bir daha herhangi bir seçime aday olarak katılmasını önlemek. Zira Mafya liderlerinin değil ama teröristlerin seçme ve seçilme hakkı ellerinden alınabiliyor.