Yunanistan, düşme bu tuzağa (1)

Eleftherios Kyriakos Venizelos, Yunanistan’ı yakan siyasetçidir. Kendisine “Sınırlarını genişleteceksin; Avrupa ülkeleri büyüklüğünde bir Yunanistan’a sahip olacaksın” diyen İngiliz ve Fransız subaylarının gerçek niyetlerini kestiremeyecek kadar dar görüşlüdür. Anadolu’yu işgal ederek, asırlık Helen hülyası Megali Idea’yı (Büyük Ülkü) gerçekleştirmeye kalktı. Sadece 100 bin Yunan gencine Anadolu’yu mezar etmekle kalmadı; milyona yakın Anadolulu Rum’u evinden barkından, huzurundan etti. 1917’de Avrupa’dan ABD’ye kadar birçok ülkede biyografileri yayımlanan, tanınmış bir Yunan lideri iken 1920’de seçimi kaybetti; bugün memleketi olan Girit’te bir küçük heykelle anılan, unutulmuş bir figür halinde.

Fakat Venizelos’un bir özelliği daha var ki milyonlarca Yunan gencinin, Akdeniz coğrafyasının ve Yunanistan sınırlarının da değişmesine sebep olacak türden.

Bu maceracı, yayılmacı ve beceriksiz siyasetçi, kendisi kadar beceriksiz, ama kendisi kadar muhteris, bugünkü Başbakan Kyriakos Miçotakis’in de büyük dayısı ve büyük amcasıdır. Yani hem anne hem de baba tarafından Venizelos ile akrabadır; o kadar ki babası eski Başbakan Konstantin Miçotakis, oğluna Venizelos’un adını vermiştir.

Her iki Kirya’nın konuşmalarına, partilerine mal ettikleri siyasetlerine baktığınız zaman, akrabalığın isimde kalmadığını görüyorsunuz. Yunanistan 1918-19 dönemini yeniden yaşıyor. Megali Idea, Venizelos eliyle o zamanki Yunanistan’ı yaktığı gibi, bugün de Miçotakis eliyle, bugünkü Yunanistan’ı yakacak.

Venizelos, Almanya’ya karşı İngiltere-Fransa ittifakını tutmasına karşılık, o zamanın büyük kuvvetleri tarafından Osmanlı’dan kopartılan bütün Balkan ve Makedonya toprakları kendisine verilerek ödüllendirilmişti. İngiltere, Osmanlı İmparatorluğu’nun parasını peşin vererek Reşadiye ve Sultan Osman isimleriyle inşa ettirdiği iki dretnotu Yunanistan’a verdi. ABD de Michigan ve South Carolina muhriplerini Yunanistan’a hediye etti.

Osmanlı bölüşülüyordu; Yunanistan’ın hissesine de Doğu Trakya ve “İzmir ve havalisi” düşecekti. Bu amaçla “savaş bitinceye kadar” Yunan askerlerinin Anadolu’da “inzibat kuvveti” olarak bulunması kararlaştırılmıştı. Ama Venizelos’un ihtirası, Yunanistan’ın Eskişehir’e Bursa’ya kadar Batı Anadolu’yu işgale yeltenmesiyle sonuçlandı.

Yunan ordusunda bu yayılmacılığın yol açacağı maceranın farkında olan kralcı subaylar vardı ve Venizelos’un niyeti, planları, ABD ve İngiltere ile yaptığı pazarlıklar adeta günü gününe Osmanlı Sarayı’na ulaşıyordu. Kuvayı Milliye planları bu istihbarat ışığında yapıldı ve sonunda Anadolu’daki Yunan işgaline de onun ışığında diğer müttefik işgallerine de son verildi.

Yunanistan, ABD, İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı İmparatorluğu’nu ve Ortadoğu petrollerini paylaşma planının sadece aleti idi. Bu planın başka yollarla gerçekleştirilmesine karar verildiği zaman, Yunanistan Mondros Mütarekesi görüşmelerine bile çağrılmadı.

Bu tarihin bugüne nasıl yansıdığına, bir sonraki yazıda devam edelim.