E-scooter ‘trafiği’ artıyor

Türkiye’de sokaklardaki paylaşımlı e-scooter sayısı 60 bine çıktı. 15 oyuncunun yer aldığı sektör çok hızlı büyüyor. Kullanıcı sayısı da 7 milyona ulaştı. Artık scooter haricinde paylaşımlı moped, bisiklet ve araçları da sokaklarda görüyoruz.

Paylaşımlı elektrikli scooter’ların olmadığı cadde, sokak kalmamış durumda. Ara ulaşımda pratik bir alternatif olarak çok sevenler yanında nefret edenleri de var. Ama hızlı büyüyorlar. Regülasyonun çıkmasıyla da mikromobilite adı altında sektörleşiyorlar. Sektör bahar ve yaz aylarında zirvesini yaşıyor. Martı’nın başlattığı sektörde marka sayısı da 15’e çıktı. Ama belli başlı oyuncular olarak Martı, Hop, BinBin, Fenix, Link öne çıkıyor. Paylaşımlı e-scooter’ların ulaştığı şehir sayısı da artıyor. Bu alan yabancı yatırımcıların da ilgisini çekiyor.

15 oyuncu var

Sektörün önde gelen firmalarından BinBin’in CEO’su Kadir Abdik ve Fenix’e satılan Palm’ın CEO’su Berhan Gökşin’le sektörün son durumunu konuştum. Abdik, Türkiye pazarının dünya ile paralel büyüdüğünü söylüyor:

“En yoğun İstanbul’da kullanılıyor. Marka sayısı 15’i buldu. Zaman zaman sektörden çıkan markalar olduğu gibi sektöre yeni giren markalar da oluyor. Şu anda Türkiye’de mikromobilite sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin ikisi global, 13’ü ise bizim gibi yerli. Sektör büyük bir büyüme potansiyeline sahip.”

Abdik, 2021 yılında Türkiye’de mobilite pazarının büyüklüğünün 55-65 milyar dolar civarında olduğu bilgisini veriyor: “Mobilite pazarının 2030’da 80-90 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Mobilite dünyasından mikromobilite 20-30 milyon dolarlık pay alıyor. E-ticarette yaşanan dönüşüm bugün ulaşım dünyasında da yaşanıyor. Yolculuklarda mesafeler kısalıyor. Artık yolculukların yüzde 50’si 8 kilometre ve altı, yüzde 80’i ise 16 kilometre ve altı mesafede yapılıyor. Önemli bir kitle mikromobilite dünyasının sunduğu fırsatlardan daha çok yararlanıyor. Yapılan pek çok araştırmaya göre Z kuşağı sahiplenme duygusundan çok uzak. Teknolojinin içine doğan bu kuşağın neredeyse yüzde 50’si ehliyet alma gereksinimi dahi duymuyor. Hayatlarını sahiplenmek üzerine değil, yaşamak üzerine kuruyorlar. Bu noktada da paylaşımlı bir bakış açısı öne çıkıyor. Buradaki dönüşümün önünde durmak mümkün değil.”

Abdik, BinBin olarak scooter dışında moped, e-bike ve e-car gibi çözümleri sisteme dahil etmeye çalıştıklarını da ifade ederek, 8 kilometreye kadar olan yolculuklarda scooter, 8-12 kilometreye kadar olan yolculuklarda bisiklet, 12 kilometre üzerindeki yolculuklarda da arabayla hizmet veren bir ulaşım platformu haline gelmek istediklerini aktarıyor.

Berhan Gökşin de sektörün beş büyük oyuncudan oluştuğunu belirterek, “Palm’ı satın alan Fenix ve ABD merkezli Link sektörün yeni oyuncularından. Türkiye’de toplamda 60 bin scooter sahada... Sektörün cirosal büyüklüğü aylık 20 milyon TL civarında” dedi.

Moped ve bisiklet de eklendi

Paylaşımlı e-scooter’lara, paylaşımlı bisiklet ve moped de eklendi. Berhan Gökşin, “Mopedler de piyasaya çıktı. Scooter’lar dışında elektrikli araba, moped ve bisikletleri sokaklarda daha çok göreceğiz. Paylaşımlı araçlara talep, havaların ısınmasıyla daha fazla arttı. Talebin büyük kısmının ulaşım amaçlı olduğu düşünülürse farklı tip araçların trafiğe alternatif olacağını söyleyebiliriz” diyor.

E-scooter ‘trafiği’ artıyor

Türk firmaları e-ihracata açıyor

Yeni nesil dijital pazarlama ajansı Ingage, Türk firmaları e-ihracata açıyor. Yurt içinde ve dışında büyümek, marka bilinirliği kazanmak ve e-ihracata yatırım yapmak isteyen markaların taleplerini yenilikçi çözümlerle karşılıyor.

Koç Grubu şirketi olan Ingage’in CEO’su Pınar Ercan Tursun, ihracat yapan tüm markalar için gerekli strateji ve iş geliştirme ile performans ve medya satın alma alanlarında hizmet verdiklerini belirterek, “Böylece markalar Amazon ve AliExpress gibi yurtdışı pazaryerlerindeki varlıklarının yönetimi, yurtiçi, yurtdışı dijital pazarlama faaliyetleri için farklı ajanslarla çalışmak yerine bunları Türkiye’den ve tek merkezden yapabiliyorlar” dedi. Türk firmalarının e-ihracat kapasitesini artırmak istediğini kaydeden Tursun, “Rekabetçi fiyatlar ve ürün kalitesiyle Türk markaları yurtdışı pazarlarda avantajlı” dedi.