Doğru nedir? İyi nedir?

Onu okumak, düşünmek demekti.Sorgulamak demekti hayatı...Benim için öyleydi.O yüzden Melih Cevdet Beyi arkama şöyle bir yaslanıp öyle okurdum.Neden daha önce yazmadın bu satırları?Örneğin 80. yaş gününde...Haklısınız.Bu bizde genellikle böyle.Hep arkadan yazıyoruz.Dip duygular, görüşler içimizde kalıyor. Zamanlı yazmak yerine, nedense bekliyoruz. Başarıyı sahibinin yüzüne söyleme geleneği bizde henüz oluşmuş sayılmaz.Ben bu kötü alışkanlığı kendi payıma kırmaya çalışıyorum.Ama her zaman olmuyor.Engel nedir?..Aşalım, kıralım bunları.Şairlerimizi, romancılarımızı, sanatçılarımızı, bilim insanlarımızı, büyük başarılara imza atan herkesi - daha hayattalarken - alkışlamanın yollarını daha çok açalım.Şu satırlar Melih Cevdet Beyin:"Felsefesiz yaşamak, bilinçsiz yaşamakla eşanlamlıdır. Soracağız, yanıtlamaya çalışacağız, yanıtlayamazsak ya da yanıtlarımızı olaylar yalanlarsa gene soracağız.Felsefe soru sorma sanatıdır.Ve sorular hiç de boşa gidecek değildir. Doğruyu ve İyiyi bulmak kolay değildir. Ama biz her yeni koşulda Doğru nedir?, İyi nedir? diye sormazsak, herkes kendi yaptığını, doğru ve iyi sayabilir.Bu ise mutluluk özlemimizi karanlığa gömer. Sokrates de bu sorulara kesin yanıtlar bulamıyordu, aramaktan hiçbir zaman da vazgeçmiyordu. Bunalım geneldir, bu bakımdan felsefeye her zamankinden çok iş düşmektedir." (Melih Cevdet Anday, Felsefesiz Yaşamak, Denemeler, Adam Yayınları)Sorun kendinize!Doğru nedir?İyi nedir?Herkesin kendi doğrusu var. Herkesin kendi iyisi var. Öyle değil mi? İyiyi doğruyu herkes kendince savunur. İyiler doğrular herkese göre değişebilir. Herkesin baktığı pencere farklıdır çünkü.Farklılıklar dün olduğu gibi bugün de hala çatışma alanları yaratabiliyor. Bundan sakınmanın yoluysa, bazı ortak değerlerin birlikte benimsenmesinden geçiyor:Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü... Yani siyasal ve ekonomik özgürlüklerin çizdiği devlet ve toplum düzeni... Diyalog, hoşgörü, uzlaşma gibi kavramlar...Ancak böyle bir ortak platformda farklılıklar sorun olmaktan çıkabilir. Husumet ve düşmanlıkların zemini yitip gider. Ancak böyle bir ortak platformda, çeşitlilik çatışma kaynağı değil, yaratıcılık, zenginlik ve itici güç kaynağı haline gelebilir.Melih Cevdet Beyin dediği gibi, sürekli soru sormak zorundayız. Daha iyiyi, daha doğruyu bulmanın yolu bir yerde soru sormaktan geçiyor.Sorular hiç bitmeyecek.Hayat boyu devam edecek.Bütün yanıtlar cepte gibi olmayacak bir sanıya da kapılsanız, yeni sorular peşinizi bırakmayacak.Çare yok!Kendinize soru sorun. Korkmayın bu egzersizden. Çünkü o kadar çok soru var ki cevabını bilemediğimiz, düşünemediğimiz, yeterince düşünmediğimiz için de -örneğin türban gibi - demokrasi ve barış içinde çözebileceğimiz birçok sorun hala başımızı ağrıtabiliyor, mutsuzluk kaynağı olabiliyor.Melih Cevdet Beyin dediği gibi, "Felsefe soru sorma sanatıdır. Felsefesiz yaşamak, bilinçsiz yaşamakla eşanlamlıdır."Soru sorun kendinize.İyi bayramlar!——————BAYRAM TATİLİ...Umum Neşriyat Müdürümüz Mehmet Yılmazın izni ve hoşgörüsüyle bu dükkan dört günlüğüne kapanıyor. Kısa bir bayram tatilinden sonra haftaya yine bu köşede buluşmak üzere herkesin bayramını kutluyorum, iyi tatiller. HC. h.cemal@milliyet.com.tr Melih Cevdet Andayı bir kez daha anmak istiyorum. Çünkü Melih Cevdet Bey, benim düşünce ufuklarımı genişleten bir bilgeydi, düşünürdü, büyük bir şairdi.