Her başlangıç yeni bir umut!

Seçim sandıkları açıldıktan sonra, attığınız oyu düşünüp böyle bir duyguya kapılanlar oldu mu aranızda?..Bilemiyorum.Ama en iyisi, her başlangıç yeni bir umuttur deyip yola devam...Başlangıç kötü değil.Özellikle ekonomik açıdan. İç ve dış piyasalarda ilk günkü hava iyiydi. Borsa yükseldi. Faizle dolar önce yükselir gibi oldu, sonra düştü.Bir başka deyişle:AKPnin dersine iyi çalıştığı yolundaki izlenim piyasalarla iş dünyası kulisinde hayli yaygın. Seçim sonrası hem Tayyip Erdoğanın yaptığı açıklamalar, hem AKP kurmaylarının etkili odaklara gönderdikleri sinyaller bu çevrelerde olumlu titreşimlere yol açtı.Neydi bu sinyaller deyince, örneğin ilk akla gelenler: IMF ile çatışmanın söz konusu olmadığı... Borç ötelemesinin gündeme gelmeyeceği... Bakanlar Kurulu üyelerinin sayısının azaltılacağı vs... (Nitekim, AKP lideri Tayyip Erdoğan, bakan sayısının 25in altına indirileceğini dün akşam bazı televizyonlarda yaptığı açıklamalarda belirtti.)AKPnin IMF ile ipleri koparabileceğine ihtimal verilmiyor. Ayrıca, kurulacak yeni hükümetin IMF ile fazla bir pazarlık marjına sahip olmadığı, ekonomik programı genel olarak kabulleneceği konularında herhangi bir soru işareti yok.Ama yeni hükümetin IMF ile masaya oturacağı ve yüzde 35 oyla tek başına iktidara gelmiş bir parti olarak bazı taleplerde bulunacağı anlaşılıyor. Bu alışverişte iki tarafın da birbirlerinin ağzına birer parmak bal çalmaya ihtiyaç duyacakları söylenebilir.İç ve dış piyasaları yakın takipte tutan odaklardan AKPnin ekonomi kurmaylarına giden sinyallere gelince:IMF ile biri ertelenen iki gözden geçirmeyi hızla - tercihen yılbaşından önce - tamamlamak, ancak ondan sonra gerekiyorsa programda revizyon için masaya oturmak...İç ve dış piyasalarda seçim öncesi başlayan bekleyişin bir süre daha devam edeceği anlaşılıyor. Başbakan kim olacak? Kemal Dervişin koltuğuna kim oturacak? Ekonomi bürokrasisinde kilit değişiklikler gelecek mi? Ve ekonomiyle ilgili söylem ve eylemler, yani eski deyişle icraat...Bütün bu aşamalar piyasanın sopası tarafından dikkatle izlenecek, yeni hükümetin niyetleri kaydedilecek.Tabii bu arada laiklik alanında, türban gibi bazı simgesel konularda AKPnin ne yapacağı, gerginliklere yol açabilecek sivriliklere izin verip vermeyeceği de merak konusu iç ve dış piyasalarda...Tayyip Erdoğanın Avrupa Birliğiyle ilişkilere öncelikle sahip çıkması ve bu konudaki eksiklerin hızla tamamlanacağına dair söz vermesi bir başka olumlu nokta. AKP liderinin, yeni hükümet kurulmadan önce AB başkentlerine ziyaretler yapılacağını açıklaması da olumlu karşılandı. Üst düzeyde bir diplomatik kaynak, isabetli diye nitelediği böyle bir ziyarete çıkılmadan önce mutlaka bir paketin hazırlanması gerektiğini söyledi.AB konusunda iktidar ve muhalefet partileri arasında bir işbirliği akla geliyor. AKP ve CHP, Türkiyenin AB üyeliği konusunda farklı düşünmüyorlar.12 Aralık Kopenhag zirvesinden önce iki parti yapacakları açıklamalarla bu ortak hedefe birlikte destek verebilirler. Tayyip Erdoğanın deyişiyle özgürlük alanını genişletici adımları TBMMde birlikte atabilirler.Bu da herhalde CHP lideri Baykalın seçim sonrasında yaptığı ilk açıklamada altını çizdiği, "çözüm oluşturulmasına katkı ve yapıcı muhalefet" anlayışına uygun düşer.Nitekim, CHP lideri Baykal AB konusunda dün yaptığı bazı açıklamalarda bu yapıcı tutumun işaretlerini verdi. Tayyip Erdoğan da dün bazı TVlerdeki açıklamalarında, Baykalla bu sabah AB konusunu ele alan bir görüşme yapacağını söyledi.Seçim sonrası ilk günün havası iyi! Türkiyede siyasetin yeniden yapılanacağı artık kesinleşmiş durumda. İstikrarlı bir dönemin kapısı açılabilir. Siyaset zamanla yeniden iki partili bir raya oturabilir.Dileriz, başbakanlık konusu da Çankayayla AKP arasında herhangi bir gerginlik kaynağı olmadan çözülür.Kimse kavga, çatışma istemiyor!Ve her başlangıç yeni bir umuttur. h.cemal@milliyet.com.tr Einsteinın bir sözü vardır, "Aptallığın en açık kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp değişik sonuç almayı beklemektir" diye...