Tezgâh ve oyun!

Bu açıdan son zamanlarda CHP lideri Baykal'ı izliyorum.Örneğin Erdoğan'a sesleniyor:"Sakın ha Çankaya'ya çıkma!"Ama gerçekten böyle mi düşünüyor Baykal? Sanmıyorum. CHP lideri, iki nedenle Erdoğan'ın bal gibi Cumhurbaşkanı olmasından yana.Birincisi:Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkışıyla birlikte Türkiye'nin bugünden çok daha beter gerileceğini, siyasetin siyah beyazlaşacağını hesap ediyor. Ve Baykal, böyle bir cepheleşme ortamında CHP'nin daha çok oy alacağını düşünüyor olmalı...İkinci neden:Galiba aklında, Erdoğan Çankaya'ya çıkınca Abdullah Gül'ün kendisi için daha kolay lokma olacağı var. AKP'nin karışacağı, Gül'ün partiyi toparlayamayacağı ve bunun da seçim sandığında CHP'ye yarayacağı düşüncesi herhalde kafasının arkasında yatıyor.Kısacası:Baykal'ın söylediklerine bakmayın, AKP lideri Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmasından yana...Bir başka konu:Baykal sine-i millet istiyor mu?..CHP'nin Meclis'ten çekilmesi ve AKP'yi cumhurbaşkanlığı seçiminde kendi kaderiyle baş başa bırakması gibi bir tutuma kapıyı kapatıyor mu?..Meclis'ten çekilmenin geri tepebilecek ve Türkiye'yi istikrarsızlaştıracak bir siyaset oyunu olduğunun farkında. Sine-i millet falan derken ülkede doğabilecek istikrarsızlığın bumerang gibi gelip CHP'yi vurma ihtimali var çünkü...1999 seçimlerinden bunu biliyor.O tarihte DYP ile koalisyonu bozup Türkiye'yi erken seçime götürmüş, ama yüzde 10 barajına takılıp CHP'yi tarihinde ilk kez Meclis dışında bırakmıştı.Özetle: Sine-i milletten yana olması zor Baykal'ın. Ancak, kapalı kapılar arkasındaki bu havasını dışarıya olduğu gibi yansıtmaktan da kaçınır bir tutum izliyor. Baykal, sine-i millet konusunda, anlaşılan hem nalına hem mıhına bir tutum izlemekte.Erken seçim konusuna gelince...Baykal, erken seçimden çok sık söz ediyor. Peki, gerçekten istiyor mu?Buna da ihtimal veremiyorum.Baykal, bence erken seçime hazır değil. Ayrıca, Erdoğan ve AKP'nin daha yeni yeni yıpranma sürecine girdiğinin farkında. Bu nedenle erken seçimin lafını sık etse de, kafasının arkasında başka şeylerin dolaştığı söylenebilir Baykal'ın.Dördüncü nokta:Cumhurbaşkanı Sezer!Sezer'in, makamıyla anayasal açıdan pek bağdaşmayan siyaset manevralarının arka planında ne var?.. Bu soruyu bunca yılın deneyimiyle hiç kuşkusuz CHP lideri Baykal da görüyor.Ulusalcı bir tezgâh mı? Ankara siyasetinin güncel sorulardan biri de bu...Böyle bir tezgâhın gerçek mimar ve ideologları çok uzun yıllardır Baykal'ı tanırlar. Ondan fazla hazzetmezler. Aynı şey Baykal için de geçerlidir. İki taraf da birbirine öteden beri güvenmez.Fakat iki taraf da bugün için birbirlerini nasıl kullanırım hesabı içinde gözüküyorlar.Bu çerçevede Baykal da Cumhurbaşkanı Sezer'in esintilerine penceresini aralık bırakıyor, kafasının içinde başka tilkiler dolaşıyor olsa da...Kısacası:Baykal oyun oynamayı sever, oyuncudur. Siyaset oyununu gerilim ve bunalım üzerine kurar. Bu yüzden bazen kendi oyunu -1990'daki gibi- kendi ayağına dolanır.Şimdi yine oynuyor Baykal!Bu kez de ayağına dolanabilir mi? h.cemal@milliyet.com.tr Siyasetçilerin bir söyledikleri vardır, bir de söylemedikleri. Yani kafalarının arkasında yatan ya da tilkilerin dolaştığı yerlerde saklanan daha sahici görüşler...