Yargı reformu!

Adalet Bakanı Cemil Çiçek aradı. Yargı reformu yolunda AKP hükümetinin iki yılda önemli mesafe kaydettiğini söyledi, örnekler verdi.Reform süreci dört ayaklıydı.Çiçek, birinci ayağı kaliteli yasalar diye niteliyor. Daha özgürlükçü, bireysel hak ve özgürlükleri daha çok güvence altına alan yasal düzenlemeler...Bu açıdan, başta Türk Ceza Yasası olmak üzere birçok yasanın çıkarıldığını ve bu sürecin devam ettiğini söylüyor Adalet Bakanı. Bir bölümü sonuçlanan, bir bölümü yasa aşamasında olan toplam 54 çalışmanın yapıldığını belirtiyor.Reformda ikinci ayak...Adalet Bakanı bunu yargının fiziki mekanları olarak tanımlıyor. Adliye sarayları da denebilir. Bütçede yatırım olarak bugüne kadar en çok binde 10 ödenek ayrılmış. 2005 yılı bütçesinde bu oran yüzde 10a zıplatılmış...Çiçek şöyle diyor:"Fiziki mekanlar yargının çok büyük sorunu. En büyük problem de İstanbulda... Bugüne kadar yargıya genellikle hükümet konaklarının içinde yer verilmiş. Örneğin en iyi mekan kaymakama tahsis edilmiş, yargı sığınma gibi kalmış... Bu mekanların birbirinden ayrılması, yürütme - yargı ilişkisi açısından yanlış algılamalara yol açmaması için de zorunlu... Yani fiziki mekanların iyileştirilmesi konusunda kollarımızı bir süredir sıvamış durumdayız. Bilgisayarlaşma çerçevesinde 89 milyon dolarlık E - Adalet projesi de yürüyor."Reformda üçüncü ayak:Yargıda yapısal reform.Çiçekin söylediklerinin özeti:"İkinci derece mahkeme sisteminin kurulması lazım. Her dosya Yargıtaya gelmemeli. Bu açıdan İstinaf Mahkemeleri Yasası çıktı. Ayrıca her ihtilaf mahkemeye gelmemeli. Daha doğrusu gelmeden çözülmeleri de gerekiyor. Bunun için hakemlik kurumu gibi alternatif uyuşmazlık çözümleri düzeni geliştiriliyor."Reformun dördüncü ayağı:İnsan unsuru...Adalet Bakanı Çiçek haklı olarak insan öğesinin yargı reformunda aşılması gereken en önemli engel olarak görüyor. "En iyi yasaların kötü uygulayıcılar elinde" hiçbir işe yaramayacağını belirtiyor.Adalet Akademisinin yargıda insan unsurunu iyileştirmek için kurulduğunu, meslek içi eğitim programlarının, bilgi - görgü artırma amaçlı dış gezilerin bunun için yapıldığını sözlerine ekliyor.Adalet Bakanının, yargıda insan unsuru açısından en çok üzerinde durduğu yaşamsal bir konu daha var:Hukuk eğitimi...Bu alanda, hukuk fakültelerindeki yetersizliklerin yargıda kaliteyi olumsuz yönde etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.İnsan unsuruyla ilgili olarak ücretlerin düşüklüğüne, yabancı dil bilmeyen yargıç sayısındaki yüksekliğe de değiniyor.Sözlerini şöyle tamamlıyor:"Yargıda insan unsuru bugünden yarına bir anda değişmez, biliyorum, zaman alacak. Ama eğitim dahil, bunun için ne gerekiyorsa yapmak zorundayız. Her Türk vatandaşının görevi yargıyı savunmaktır, ama tabii yanlışı savunmak değil."Yargıda reform pedalını sürekli çevirmek lazım. Özellikle kafayı değiştirmek, zihniyet devrimi yapmak için. Demokratik hukuk devletini tüm kurum ve kurallarıyla yerleştirmenin başka yolu yok. h.cemal@milliyet.com.tr Türkiye yargı reformunun neresinde? Dünkü yazımı, "Demokratik hukuk devletini ayakları üstüne oturtacak köklü bir yargı reformunun ülkemizde ne kadar büyük bir ihtiyaç haline geldiğini" belirterek noktalamıştım.