Muaviye gibi...

Geçen gece uykumuz kaçtı, sabaha karşı kalktık televizyonu açtık.
Elimizde kumanda, taraya taraya geliyoruz.
Mehtap televizyonunda dört halifeden biri, Hz. Ömer anlatılıyor.
Anlatan zatın hem konuşma üslubu, hem ses tonu çok uygun...
Allah bu televizyonu yatak odalarımıza kadar getirenlerden razı olsun.
Uykusu kaçanların, uyuyamayanların devası.
Hz. Ömer için kulağımız zaten doludur.
Cesur yürekli, cengâver ve en büyük özelliği de eşitlikçi oluşu.
Bu yüzden hakkında çıkarılan menkıbeler bugüne kadar sürüp gider.
***
Bir gün çölde giderken taştan yapılmış derme çatma bir ocağın başında beş çocuklu bir kadını görür, merak eder ne pişiriyor diye.
Tencerede çakıl taşları vardır, sorar:
“ - Kadın, neden bu taşları kaynatıyorsun?
Kadın:
- Bu çocuklar aç, kaynayan taşın pişip yemek olacağını sanıyorlar.
Ve devam eder:
- Allah bu Ömer’in belasını versin.
Bunu anlatınca bazıları tepki gösterir.
Ömer onları yatıştırır:
- Kadın haklı, madem işin başında biz varız, çocukların da karnını doyurmalıyız.”
***
Bir de anlatılan, yönetim anlayışı vardır.
Şam’a doğru yola çıkar, yanında kölesi ve devesi vardır.
Yol boyu nöbetleşe deveye iner binerler.
Şam uzaktan görününce sıra köleye gelir.
Şam’ın ileri gelenleri karşılamak için sıraya girmiştir, süslü püslü giyinerek.
Ömer onların öyle giyinmelerine çok kızar.
***
Muaviye 630 yılında Müslüman olmuş, Hz. Ömer’in emriyle Suriye valiliğine atanmıştır.
O yıllarda Hz. Ali de Küfe valisiymiş.
Muaviye, Hz. Ali’nin halifeliğine karşı çıkmış, elinden geleni ardına koymamış.
Bir “cin fikirli” siyasetçidir.
İlk fırsatta Hz. Ali’yi itibardan düşürmek için uğraşırmış.
Zaten uzun süre Hz. Muhammed’e ve İslamiyet’e direnenlerdendir.
***
Küfe’den bir Arap Şam’a ticaret yapmaya gitmiş, devesi yüklüymüş.
Şamlı bir Arap deveye sahip çıkmış:
- Bu dişi deve benimdir.
Tartışma uzamış, Muaviye bunu fırsat edinmiş.
Deveye sahip çıkan Şamlıya sormuş:
- Bu dişi deve kimindir?
- Bu dişi deve benimdir.
Muaviye kararını açıklamış.
- Bu dişi deve Şamlınındır.
Sonra halka dönmüş:
- Ey cemaat bu dişi deve kimindir?
Cemaat bir ağızdan yanıtlamış.
- Bu dişi deve Şamlınındır.
Deve Şamlıya verilmiş.
Küfeli şaşkın şaşkın bakarken Muaviye adamı bir yana çekmiş:
- Bana bak, sen de ben de biliyoruz ki bu deve erkektir ama sen gördüklerini Küfe’ye dönüşte Ali’ye anlat ve de ki:
Muaviye’nin adamları erkeklerle dişiyi deveye değil, Muaviye’ye bakarak tespit ediyorlar.
***
Şimdi diyeceksiniz ki ne işi var bu hikâyenin?
Ne var canım, böyle hikâyeler yazılıp duruyor.
Amerika’yı Müslümanların keşfine kadar...
Üstelik de gün tam günü, Papa’nın Türkiye’yi ziyareti.
Biz de kendilerine bir hediye verelim dedik.
Belki memnuniyetle kabul etmiştir.
Bu günlerde böyle hikâyeler geçerli olmalı.
Üstelik, dediğim dediktir diyenler var oldukça...