İhtiyaç sahiplerini yine sevindirelim!

8 Temmuz 2021

Tam 74 yıldır binlerce vatandaşın yanında olmaya devam eden İZFAK’ta Başkan Maruflu, “Kurban Bayramı’nda el avuç açmayan ailelere destek olalım” dedi

1947 yılında İzmir’in önde gelen iş dünyası ile kamu yöneticilerinin gönüllü desteğiyle kurulan İzmir İl Fakirlerine Yardım Derneği (İZFAK), her ay en az 450 ile 600 arasında aileye erzak ve giysi yardımında bulunuyor. 74 yıldır İçişleri Bakanlığı’nca denetlendiklerini ve bu konuda takdir edildiklerini ifade eden İZFAK Başkanı Sancar Maruflu, “İlk Başkan Süleyman Ferid Eczacıbaşı ve sonrasında Dr. Behçet Uz, Hasan İkbal, Nuri Korkmaz, Mazhar Zorlu ve İsmail Sivri başkanlık yaptı. 36 yıldır da başkanlık görevini ben yapıyorum. 74 yıldır Türkiye’de ilk kez vekaletle kurban bağışı ve uygulamasını İZFAK olarak biz başlattık. Her yıl Kurban Bayramı’nda ve yıl içinde, ortalama üç bin kişiye ortalama 15 ile 18 ton et dağıtıyoruz. Yılın 12 ayı ara vermeden her ay 450 ile 600 arasında muhtaç ve fakir aileye erzak ve tüketim ürünü dağıtımımızı da sürdürüyoruz. Ayrıca evlerdeki kullanılmayan temiz çeyizlikleri, ev eşyalarını ve engelli medikal ürünlerini de değerlendirip, gerçek muhtaçlara ulaştırıyoruz. El avuç açmayan gerçek fakir-fukarayı bizzat biz kendimiz buluyoruz. Engellilerin ve yaşlıların evlerine ihtiyaçlarını biz gidip veriyoruz. 2021 Kurban Bayramı’nda da İzmirli fakirleri sevindiriniz, hayatları İZFAK ile yaşatınız. Vekaletle kesim ücretimiz bu yıl 1000 lira. Modern kesimhanede hijyenik usullerle, tüm İslami dini vecibeler yerine getirtilerek yapılan kesimlerden elde edilen etleri yine hijyenik yöntemlerle ambalajlayarak dağıtıyoruz. İZFAK, kâr amacı gütmeyen, kişisel ücret almayan ve kamu yararına çalışan bir sivil demokratik kitle örgütüdür. Tek geliri yardımseverlerin bağışlarıdır ve on binlerce aile bu desteklerle yaşamaktadır” dedi.

İZFAK Banka Hesapları:  Ziraat Bankası İzmir Şubesi: 38158021-5001 / IBAN TR630001000137381580215001 Z.B Kıbrıs Şehitleri Şubesi: 38158021-5003 / IBAN TR39 0001001523381580215003 Telefon: 0232 464 35 75 GSM: 0530 513 42

SORUNUNA SAHİP ÇIK

Yaşadığınız yerdeki (köy, mahalle, ilçe ve şehirde) sokağınızda, gezdiğiniz cadde ve kaldırımlarda gördüğünüz aksaklıkları, çarşıda, pazarda ve kamu hizmetlerinde karşılaştığınız sorunları, sorumlulara duyurmak, şikâyetlerinizi onlara iletmek ve çözüm bulunmasını istiyorsanız, 0555 253 52 52 numaralı telefonumu günün her saatinde arayabilir, WhatsApp İhbar Hattı olan 0535 931 01 01 ile kemal.onderoglu@hotmail.com elektronik posta adreslerime fotoğraflarıyla birlikte iletebilirsiniz...

Yazının devamı...

Yenilenebilir enerji için JTI Türkiye’yle anlaştık

28 Haziran 2021

AYDEM Perakende, temiz enerji sertifikalı anlaşma kapsamında yıllık 4 bin 500 ton karbondioksit eşdeğerinde sera gazı emisyonunun önüne geçecek

Daha yaşanılabilir bir dünya için iklim değişikliğine çözüm sunan, temiz enerji sertifikalı (I-REC) bu anlaşma ile AYDEM Perakende, 2021 yılında Japan Tobacco International’ın İzmir Torbalı fabrikasında tüketilecek yaklaşık 10 milyon kWh elektrik enerjisini I-REC sertifikalı yenilenebilir kaynaklardan temin edecek. 2015 yılında kurulmuş ilk uluslararası yenilenebilir enerji sertifikası standardını geliştiren dernek olan I-REC; Türkiye’yi de kapsayan geniş bir coğrafyada yenilenebilir enerji sertifikalandırma faaliyetlerinde bulunuyor. İş birliği kapsamında, elektriğin tamamı Aydem Yenilebilir Enerji’nin yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim santrallerinden karşılanacak. Aydem Perakende’nin Aydem Yenilenebilir Enerji’den aldığı güçle, yılda 2 bin 550 ton karbon salımını engellediği belirtiliyor.

‘I-REC kullanıyoruz’

Anlaşma kapsamında Aydem Elektrik Perakende Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü Gülin Sontuna, konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi: “Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabilmek amacıyla sürdürülebilirlik çalışmalarımızı kurumsal bir misyon olarak görüyoruz ve ‘İşte Yeşil Enerji Kampanyamız’ ile bizimle aynı vizyonu taşıyan kurumsal müşterilerimizin enerji ihtiyacının tamamını I-REC sertifikalı temiz enerji ile karşılıyoruz. Japan Tobacco International ile tüm kurumlara örnek olacak bir iş birliği gerçekleştirdik. JTI’ın yıllık karbon ayak izini 4 bin 500 ton kadar azaltmasını hedefliyoruz. Sürdürülebilir bir dünya için odağımıza aldığımız ve yatırımlarını yaptığımız temiz enerji çalışmaları kapsamında gücümüzü; 1.020 MW kurulu gücü ve 3,2 TWh elektrik üretimiyle Aydem Yenilebilir Enerji’den alıyoruz. 2020 ve 2021 yılları için şimdiye kadar kurumsal müşterilerimize tedarik ettiğimiz yaklaşık 90 milyon kWh I-REC sertifikalı temiz enerjiye ek olarak; 2020 başından beri Aydem ve Gediz Perakende olarak hizmet verdiğimiz İzmir, Manisa, Aydın, Denizli ve Muğla illerinde faaliyet gösterdiğimiz tüm müşteri ilişkileri merkezlerimizde ve genel müdürlük binalarımızda da I-REC sertifikalı temiz enerji kullanıyoruz. 2020 yılı enerji tüketimimiz olan 4.250 MWh karşılığında, yaklaşık 2.550 ton karbon salımının önüne geçmiş olduk.”

44 bin adet ağaç diktik

JTI Türkiye Mühendislik Direktörü Barış Tevattepe, 2015 yılında belirledikleri sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında 2030 yılına kadar karbondioksit salımlarını yüzde 35 azaltmayı amaçladıklarını söyledi ve şu bilgileri verdi: “2050 yılında ise karbondioksit (CO2) salımlarını sıfırlamayı ve yine 2030 yılında su kullanımını yüzde 20 oranında azaltmayı planladık. İzmir Torbalı fabrikamızda sadece en son teknoloji ürünlerle üretim yapmıyoruz, tüm faaliyetlerimizi çevreye katkı sağlayacak bir anlayışa taşıyoruz. 2017 yılında üretim alanında 500 kWh güneş enerjisi panelleri kullanmaya başladık, o tarihten beri 44 bin ağacı doğaya geri kazandırdık. Güneş enerjisi sistemimiz ile 250 evin bir aylık elektrik tüketimini fabrikamızda karşılayabiliyoruz. 2011’de kurulan ‘Trigen’ santralimizde ise sadece doğalgaz kullanarak toplamda 4 Mwh elektrik enerjisi üretiyoruz. Bu da Torbalı’daki tüm evlerin yaklaşık bir aylık elektrik harcaması demek. ‘Trigen’ santralinin bir yıllık enerji üretimi, fabrikanın yıllık toplam ihtiyacının yüzde 60’ına denk geliyor.”

Yazının devamı...

2020 ve 2021 yıllarının üye aidatları alınmasın

16 Haziran 2021

Binlerce tur rehberi, “Kasım 2019’dan günümüze kadar kimse bize sahip çıkmadı, destek de olmadı. Birliğimiz de tüm odalar için ortak bir karar almayınca bu yılı da zor geçireceğiz” diye dert yanıyor

24 Mayıs 2021 Pazartesi günkü köşemizde, “19 aydır işsiz kalan Türkiye Turist Rehberleri Birliği (TUREB) üyeleri yetkililere sesleniyor: Hibe destek planı içine bizleri de alır mısınız?” başlığıyla, ülkemizde 9 bini aktif ve tamamen işsiz kalan, toplamda 12 bin civarındaki turist rehberinin ülke yöneticilerinden isteklerini aktarmıştım. TUREB Başkanı Suat Tural da, Kasım 2019’dan günümüze kadar tur rehberlerinin işsizlikle mücadele ettiğini, devletten hiçbir destek almadıklarını açıklamıştı. Bu yazımızdan sonra onlarca tur rehberi aradı, 2020 ve 2021 yılları üye aidatlarının alınmaması konusunda destek olunmasını istedi. “Bu anlatımım, TUREB çatısı altındaki rehber odalarının 2020 ve 2021 yılı aidatlarını toplama yöntemini sorgulayabilme amaçlı” diye sözlerine başlayan İZRO üyesi, tur rehberi Kemal Şendikici bakın ne dedi:

‘Biz bir birlik miyiz?’

“Dün, İZRO’dan bir telefon mesajı geldi ve 2021’de eylemli rehberlerden peşin veya taksitli ödeme ile 575 TL üyelik aidatı istendi. TUREB, eylemsiz rehberler için de 115 TL kararı almış. İşlerin dibe vurduğu bu zor pandemi sürecinde, TUREB tarafından 2021 yılına ait kokart yenileme ücreti alınmayınca, camiamız içinde oda aidatlarının da alınmayacağına dair iyimser bir hava oluştu. Üye sayısı az olan küçük odaların, aidat almadan yıllık masraflarını karşılaması mümkün değildi ve onun için bu bize gerçekçi gelmedi. Buraya kadar her şey bildiğimiz gibiyken sektöre bambaşka bir haber daha geldi. Odalar arasında en çok üyesi ve dolayısıyla en çok geliri olan İRO, 2020 yılı içinde bir kez bile çalışmadığını beyan eden üyelerinin, 2021 yılı oda aidatından muaf tutulacağını açıkladı. Bu açıklama, İRO üyeleri arasında mutluluğa neden olurken, diğer odaların üyeleri arasında bir şaşkınlık ve kızgınlık yarattı. Bu durum, tek karar merkezi olan Turist Rehberleri Birliği’nin (TUREB) kurumsallığının sorgulanmasına yol açtı, ‘Hiç çalışmadım’ taahhüdüne rağmen 2020 sezonunda rehberlerin çoğu çalışamasa da aidatını taksitle de olsa ödemek zorunda bırakıldı.”

‘Ayrımcılık ne derece doğru?’

Kemal Şendikici, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rehberler arasındaki bireysel maddi yardımlaşma çabaları, TUREB’in ücretsiz kokart uygulaması, bir de vakıf olan TUREV tarafından verilen ücretsiz eğitim seminerleri dışında ciddi hiçbir paylaşım ve destek görmedik. Yani 2020 yılında kendi yağımızda kavrulduk. Birikim yapabilmiş olanlar diğerlerine göre biraz rahattı. TUREB ile bir birlik çatısı altında olan rehberler farklı odalara üye olsalar da İRO özerklik ilan ederek, ‘Ben aidat almıyorum, diğer odalar ne yapmak istiyorlarsa kendileri değerlendirsin’ demiş ve birliğimiz olan TUREB de bu duruma onay vermiş. Meslek kanunu ve tüzük olarak her oda özerk olabilir. Ama bu sıkıntılı dönemde meslektaşlar arası ayrımcılık ne derece doğrudur? Aidat ve kokart ücretleri, tüm odalarca ya alınmalıdır ya da alınmamalıdır. Farklı uygulama, TUREB’e olan güveni sarsar ve sorgulatır. Yani görülüyor ki, 2021 yılı da bizim için zor geçecek. Önerimiz, TUREB bu yıla özgü ortak bir havuz halinde bir fon oluşturmalı ve tüm odalara can suyu vermelidir. Meslek odalarımızın hepsini yaşatmak adına pandemi dönemine ait olmak üzere uygun ve adil bir aidat oranı belirlenmeli, oda farkı gözetmeden her eylemli rehber, peşin veya taksitle aidatını ödemelidir. Toplanan aidatlar, kriz bitene kadar TUREB çatısı altında birleştirilerek tüm meslek odaları, güzel günler gelene kadar desteklenmelidir.”

Yazının devamı...

Çinili Zafer Anıtı’nı yerine koyar mısınız?

11 Haziran 2021

1927 yılında dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik tarafından yaptırılan 95 yıllık tak, Kemalpaşa-Torbalı Karayolu’nun sekizinci kilometresindeki tarihi ‘Hitit Savaşçısı’ kabartmasının yerini gösteriyordu

İzmir’in 8 bin 500 yıllık tarihinin Kemalpaşa ilçesinde bir kalıntısı olarak gösterilen ve dünyada ilk paranın basıldığı Salihli Sart Harabeleri ile bağlantılı kervan yolunun üzerindeki “Hitit Savaşçısı” kabartmasının sahipsiz kaldığı ve zarar verildiği bildirildi. Gazetemizi ve köşemizi arayan İzmirli tarihçiler ile ilçelerinin eserlerini araştıran bir grup Kemalpaşalı okurumuz da, 1919-1922 yılları arasındaki İstiklâl Savaşı’nın en önemli günü olan 9 Eylül 1922’de düşmanı denize döken askeri birliklerin komutanlardan İzmir’in ilk Valisi Kazım Dirik Paşa’nın bu eserinin niçin yerine konulmadığını soruyor.
Ayrıca, Çinili Tak olarak da bilinen bu eseri 1926-1935 yılları arasında İzmir Valisi olarak görev yapan Kazım Dirik Paşa’nın yaptırdığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarının da eseri olan bu takın tekrar yerine konulmasını istiyor.

Bize yalan söylendi!

Vali Kazım (Dirik) Paşa’nın adıyla anılan bu tak ile ilgili tarihçiler bakın ne diyor:
“95 yıllık olan bu eser, Kemalpaşa-Torbalı Karayolu genişletme (duble yol) çalışmaları sırasında projeye uygun olmadığı bahane edilerek, ‘Bir kamyonun çarpması sonucu yıkılma tehlikesi (!) gösteriyor’ denilerek Karayolları 2’nci Bölge Müdürlüğü’nün o dönemki sorumluları tarafından tarihin derinliklerine gömüldü. O tarihlerde karayolu yetkilileri, ‘Yol çalışmalarımız tamamlandıktan sonra aynı yere koyacağız’ deyip halkı kandırdı. Ancak aradan 20 yıl geçmesine ve söz verilmesine rağmen, İzmir’in ve özellikle de Kemalpaşa’nın 8 bin 500 yıllık tarihi olan ‘Hitit Savaşçısı’ kabartmasının yerini gösteren ve Cumhuriyetimizin ilk eserlerinden olan ‘Zafer Takı’ yerine konulmadı. İzmir Valimiz Sayın Yavuz Selim Köşger’in, bu takın yerine konulması için girişimde bulunarak destek olmasını istiyoruz.”

Onarılması istenmişti

Tarihçi Bilge Umar da anıt için; “Karabel Zafer Takı” veya “Karabel Çinili Tak”; Karabel Geçidi başında bulunuyordu. 2001 yılı Eylül ayı sonlarında takın taşıyıcı ayaklarından birisine bir kamyonun çarpması (!) bahane edilerek, ‘Yıkılma tehdidi oluşturuyor’ denilip zamanın Dereköy halkı ile Muhtarı Hüseyin Gülen’in de ısrarla takın onarılması gerektiğini ilgili makamlara ulaştırmasına rağmen, dönemin Karayolları 2’nci Bölge Müdürlüğü yetkilileri, Cumhuriyet tarihimizin ilk eseri için yıkım kararı alıyor ve 2002 yılında tarihin derinliklerine gömülüyor.

Yazının devamı...

Ya yasağı uygulayın ya levhaları kaldırın

7 Haziran 2021

Bu şikayet, Bornova’daki Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı Onkoloji Merkezi’ndeki hasta ve yakınları ile bu yolu kullananlardan geldi

Bornova’nın önemli olan bu köşesinde, her gün yüzlerce hasta ve yakınının gelip gittiği Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne (TEAH) bağlı Bornova Polikliniği ile kanser hastalarının tedavisinin yapıldığı “Onkoloji Merkezi” bulunuyor. Ayrıca, Yaşar Üniversitesi gibi bünyesinde binlerce öğrenci ve öğretim üyesini barındıran bir kurumun da yer aldığı bir cadde. Bunların dışında İzmir’in önemli iş merkezlerinin de bulunduğu bir alan. Bu yol İzmir-Aydın Otoyolu’nun Çevre yolu ile Pınarbaşı, Buca ve Gaziemir’e, ayrıca Yeşilova ve Altındağ ile İzotaş’a gidecek olanlara da hizmet ediyor. Şimdi gelelim Sağlık Bakanlığı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi TEAH Onkoloji Merkezi önünden geçen ve duble yol olarak yan tarafa ilave edilen ikiz yolda yaşanan olumsuzluklara. Haberimizdeki fotoğrafta da görülen ve geçen yıl da dile getirdiğimiz bu yol ile ilgili vatandaşlar bakın ne diyor:

Aşırı sürat yapılıyor

“Bornova Kazım Dirik Mahallesi’nde bulunan Sanayi Caddesi’ni özellikle hafta içi günün erken saatlerinden itibaren yüzlerce yaya kullanıyor. Çoğunlukla da yaya olarak Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne (TEAH) bağlı Bornova Polikliniği ile kanser hastalarının tedavisinin yapıldığı ‘Onkoloji Merkezi’ne gelen hasta ve yakınları ile polikliniklere muayene için gelen hastalar kullanıyor. Ayrıca Yaşar Üniversitesi öğrencileri de gerek araçları ile gerekse yaya olarak Üniversite ile Sanayi caddelerinden geçip bu yolu kullanıyorlar. Eski ve iki yıl önce açılan ikiz yolda neler mi yaşanıyor? Bir kere hastane yanındaki ikiz yolun her iki şeridinde aşırı sürat yapılıyor. Biz bunun için daha önce hastane yanına Aydın, Buca ve Gaziemir istikametlerinden geliş ile eski yoldan yeni yola dönüş yapıldıktan sonraki yola, hız kesiciler konulmasını istemiştik. Ancak aradan üç yıl geçti ve her iki yöne de hız kesici yapılmadı. Özellikle ikiz yolda her hafta trafik kazaları yaşanıyor. Ayrıca, hastane yanına ve karşı kenara araç park etmek yasak olmasına ve çekici araç görselli yasak levhalarına rağmen yol boyunca araç park edilmesi engellenmiyor. Bu yüzden her hafta hasta ve yakınlarına çarpma şeklinde kazalar yaşanıyor. Hasta yakınları olarak yol kenarına araç parkına göz yumulmasını istemiyoruz ve korkuyoruz. Doktorlar ve biz hasta yakınları, araçlarımızı köprü ayaklarının altındaki güvenli otoparka park ediyoruz. Hatta hastalarımızı beklerken araçlarımızın içinde uyuyoruz. Madem bu yola araç park etmek yasak niçin denetim yapılmıyor? Üstelik yasak levhalarına rağmen araç parkına göz yumuluyor? O zaman ya yasak uygulansın ya da yasak levhaları kaldırılsın. Bir de her iki şeride de hız kesiciler konulsun.”

SORUNUNA SAHİP ÇIK!

Yaşadığınız yerdeki (köy, mahalle, ilçe ve şehirde) sokağınızda, gezdiğiniz cadde ve kaldırımlarda gördüğünüz aksaklıkları, çarşıda, pazarda ve kamu hizmetlerinde karşılaştığınız sorunları, sorumlulara duyurmak, şikâyetlerinizi onlara iletmek ve çözüm bulunmasını istiyorsanız, 0555 253 52 52 numaralı telefonumu günün her saatinde arayabilir, WhatsApp İhbar Hattı olan 0535 931 01 01 ile kemal.onderoglu@hotmail.com elektronik posta adreslerime fotoğraflarıyla birlikte iletebilirsiniz...

 

Yazının devamı...

Sahte villa sitelerine kanıp dolandırılmayın

4 Haziran 2021

Kovid-19 salgınını fırsat bilen bazı açıkgözlerin, online rezervasyon siteleriyle indirimli ve daha ucuz ilanlarla sahte villa ve yazlık ev pazarladıkları ifade ediliyor. Aman dikkat!

Okurlarımız, Kovid-19 kısıtlamalarının esnetildiği turizm sezonuna girdiğimiz şu günlerde siber dolandırıcıların yazlık konut kiralamak isteyenleri hedeflediklerini dile getirip, yetkilileri uyarıyor.
Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, dolandırıcıların, bilinen online rezervasyon sitelerini birebir kopyalayıp, indirimli ve ucuz ilanlarla vatandaşları kandırdıklarına dikkat çekti. Akkoyunlu, sahte e-postalara, telefon görüşmelerine, web sitelerine, sosyal medyadaki paylaşımlara ve arama motorlarındaki site reklamlarına karşı tatilcilerin dikkatli olmalarını söyledi.

Peşin ödeme yapmayın

Akkoyunlu, “Sahte web sitelerinde, tipik olarak yer adı, yaz, villa veya kiralık gibi anahtar kelimelerin karışımını içeren ve resmi site gibi görünen adlar bulunuyor. Meşru villaların detayları genellikle başka sitelerden çalınıyor. İlk başlarda dolandırıcıların web siteleri amatör görünüyordu. Artık resmi web sitelerini de kapsamlı bir şekilde kopyalıyor ve benzer farklı bir web sitesi adı ile kullanıyorlar. Dolandırıcılar, talebin arzı aşması durumunda da fiyatların yükselebileceği Ege ve Akdeniz’deki popüler tatil beldelerini hedefliyor. Şüphe uyandırmamak için de fiyatlar makul aralıklarda tutuluyor ve inanılmaz fiyatlar gösterilmiyor. Bir villa başka bir sitede 20 bin liraya mal olurken dolandırıcıların kopyaladıkları aynı villa 10-12 bin liraya sunuluyor. Size önerimiz kesinlikle peşin ödeme yapmayın. Kredi veya banka kartınızı kullanın. Her zaman sanal kart ile işlem yapın. Ne yapıp edip araştırın” diye konuştu.

 

Bilinen siteleri kullanın

İşte Akkoyunlu’nun tatilcilere uyarıları:

Yazının devamı...

Ülke turizmine ve tarım alanlarına zarar veriyor

31 Mayıs 2021

Ödemiş Bozdağlar’dan doğup ilk çağların liman kenti olan Efes’in bulunduğu, İzmir’in Selçuk ilçesinin batısından Ege Denizi’ne dökülen bu nehrin kirlilikten kurtarılması gerektiği belirtildi

Bugün, Ege Bölgesi’nde kat ettiği 175 kilometrelik yol üzerindeki Ödemiş, Tire, Torbalı, Bayındır, Kiraz, Beydağ ve Selçuk ilçelerinin bereketli ovalarını sulayan Küçük Menderes Nehri’nin yarattığı kirliliğin hem tarım, hem de ülke turizmine verdiği olumsuzlukları aktaracağım. Nehrin, yıllardır tarım alanlarını sulayan çiftçilerimiz ve Ege Denizi’nin 7 kilometrelik koyu olan Pamucak’taki turizmciler ile 7 ilçenin yöneticileri tarafından ıslahının istenmesine rağmen, bunun göz ardı edildiği ifade ediliyor. Nehrin, özellikle denize döküldüğü Pamucak koyunun hâkim rüzgârları lodos ve imbat estiğinde yarattığı kirlilik, özellikle bölgedeki turizmcileri yaralıyor.

Medeniyetlerin kenti...

Geçen hafta esen şiddetli lodos fırtınası sonrası arayan turizmciler, Pamucak sahil şeridinin nehrin içindeki alüvyonlarla kaplandığını ve denize atılan tüm çöplerin de sahile vurduğunu söyledi. Bu görüntünün, özellikle turizm mevsimi boyunca çok sık yaşandığını ifade eden sektör temsilcileri, istek ve önerilerini bakın nasıl dile getirdi:
“İzmir’in bereketli toprakları, doğal güzellikleri ve üzerinde asırlar boyunca yaşayan medeniyetlerin izini taşıyan Selçuk ilçesi, ulusal ve uluslararası turizm açısından da dünyanın en gözde bir köşesi. Doğal zenginliklerinin yanında 8.500 yıllık tarihi değerleri de bünyesinde barındıran ilçemizin, yaşadığı en büyük sorunu, Küçük Menderes Nehri’nin çevresindeki tarım alanları ile 7 kilometrelik sahil şeridimiz olan Pamucak’ta yarattığı kirlilik. Bozdağlar’dan doğup 7 ilçedeki çay ve derelerden beslenerek akan bu nehir, sürüklediği alüvyonlar ile arıtılmadan salınan evsel atıklar ve özellikle sanayi atıklarıyla kıyılarımızı aşırı derecede kirletiyor. Bu kirlilikten, işletme sahipleri olarak çok dertliyiz. Türkiye Mimar ve Mühendisler Odalar Birliği’ne (TMMOB) bağlı İzmir Çevre Mühendisleri Odası yetkilileri başta olmak üzere, Selçuk ilçesi yerel yöneticileri ve ilçenin tarım sektörü olarak hepimiz, bu nehrin acilen ıslah edilmesini istedik. Ancak Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, nedense bu isteğimizi hep göz ardı etti. Biz turizmciler ve çiftçiler olarak Küçük Menderes Nehri’nin acilen ele alınarak tarım ve turizm sektörüne verdiği zararlardan kurtarılmasını istiyoruz.”

Şirince’ye muhakkak gidin

2015 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine giren Efes Antik Kenti’ni, sınırları içinde barındıran Selçuk’un, Ege Denizi’ne dökülen zehirli atıklardan kurtarılması dileğiyle, gezilecek yerlerini sizlere aktarayım: Efes Meryem Ana Kilisesi, Selçuk Kalesi, Hadrian Tapınağı, İsa Bey Camii, Artemis Tapınağı, Efes Müzesi, Yedi Uyuyanlar Mağarası, Şirince köyü, THK’ye ait Selçuk Efes Havaalanı ile üzerinde 6 adet 5 yıldızlı otel, bir motel ve kamping, ilçe belediyesine ait bir halk plajı ve sosyal tesislerin bulunduğu, 7 kilometre uzunluğu ve 60 metre genişliğiyle, ince kumu ve nesli tükenen kum zambaklarıyla Pamucak Plajı.

Yazının devamı...

Hibe destek planı içine bizleri de alır mısınız?

24 Mayıs 2021

TUREB Başkanı Suat Tural Kasım, Kovid-19’dan tur rehberlerinin de fazlasıyla etkilendiğini ve işsizlikle mücadele ettiğini belirtti, “Meslektaşlarımız için de düzenleme yapılmalı” dedi

Salgının en çok turizm sektörünü vurduğu, turist rehberlerinin de uzun süredir işsizlik sorunuyla mücadele ettiği belirtildi. Türkiye’de 12 bin turist rehberinin olduğu ve şu anda işsiz kaldıkları halde, devletin verdiği destek paketinin hiçbirinde yer almadığı ifade edildi. 3 bin civarında turist rehberinin evlerini kapatıp ailelerinin yanına gittiği, bir kısmının ise Anadolu’nun bazı kentlerine giderek tarım işçiliği yaptığı aktarıldı. Şu anda 9 bin civarında rehberin işsiz kaldığını açıklayan Türkiye Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Başkanı Suat Tural, “Sezon zaten Kasım 2019’da bitmişti. Yani rehberlerin işsizlik süreci, koronavirüs salgınından 5 ay önce başlamıştı. Meslektaşlarımız, 19 aydır işsizlikle mücadele ediyor, ancak kamusal hiçbir destek alamıyor” diye başladığı sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Esnaf tanımına girmiyor’

“Nisan 2020’de turist rehberlerine yönelik destek kredisi tanındı. Başvuranların ancak dörtte biri bu krediden faydalanabildi. Alabilenler de 19 aylık işsizlik sürecinde Kasım 2020’ye kadar geçen turizm mevsimi içindeki durgunluk yüzünden uğraş vermelerine rağmen, aldıkları kredileri ödeyemedi. Hatta TUREB olarak, bu süreç içinde turist rehberlerinin çalışma kartı ödemelerini bile alamadık. Oda aidatlarını ise en aza indirerek hem meslektaşlarımıza destek olmaya, hem de onları meslekten uzaklaştırmamaya gayret ediyoruz. Turist rehberlerinin yüzde 90’ı ‘serbest meslek erbabı’ olarak mesleğini yürütüyor. Ancak esnaf tanımına girmedikleri ve çoğu da sosyal güvenlik şemsiyesi içinde yer almadığı için, son açıklanan esnafa yönelik hibeden yararlanamadılar. Devletimizin açıkladığı hibe destek planından turist rehberlerinin de faydalanmasını istiyoruz. Ülkemizin en önemli ekonomik güçleri arasında olan turizm sektörünün gerçekten ciddi anlamda en nitelikli kısmını oluşturan turist rehberlerimizin hem kredi ödemeleri ertelemesine hem de hibeye ihtiyaçları olduğu nettir. Devletimizin bu süreçte toplumun bütün kesimlerinin yanında olabilmek için destekler açıkladığını ve planladığını görüyoruz. Bu desteklerden meslektaşlarımızın da faydalanabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılacağı inancındayız. Bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanımızın, sayıları 9 bine yaklaşan eylemli turist rehberlerine benzer bir hibe verilebilmesi ve kredi alıp ödeyemeyenlerin de, kredilerinin ertelenmesi için gerekli talimatları vereceğini umut ediyoruz. Yaklaşık 9 bin meslektaşımız için oluşturulacak hibe imkânı hem meslektaşlarımız hem de turizm sektörü için hayati önem taşımaktadır. Bu dönemde verilecek bir hibe hem moral artışına hem de umutların ayakta kalabilmesine yol açarak meslektaşlarımızın sektörde kalmasına olanak tanıyacaktır.”

Rehber ne iş yapar?

Rehber; turistlere, ziyaretçi ve konuklara eşlik ederek onlara, ören yerleri, sit alanları, müzeler, anıtlar, türbeler, mabetler, tarihi eserler ve kalıntılar, folklor, kültür-sanat eserleri, el sanatları, hatıra eşyası, eğlence yer ve olanakları hakkında doğru bilgiler verip gezdiren bir meslek erbabıdır. Ayrıca gerektiğinde yaylacılık, dağ ve doğa yürüyüşü, su sporları, avcılık, kayak, mağaracılık, ornitoloji, paraşütçülük, botanik, bisiklet ve at turlarını kapsayan çeşitli spor türlerinin de uygulanmasına yardımcı olan kişidir.

SORUNUNA SAHİP ÇIK!

Yaşadığınız yerdeki (köy, mahalle, ilçe ve şehirde) sokağınızda, gezdiğiniz cadde ve kaldırımlarda gördüğünüz aksaklıkları, çarşıda, pazarda ve kamu hizmetlerinde karşılaştığınız sorunları, sorumlulara duyurmak, şikâyetlerinizi onlara iletmek ve çözüm bulunmasını istiyorsanız, 0555 253 52 52 numaralı telefonumu günün her saatinde arayabilir, WhatsApp İhbar Hattı olan 0535 931 01 01 ile kemal.onderoglu@hotmail.com elektronik posta adreslerime fotoğraflarıyla birlikte iletebilirsiniz...

Yazının devamı...