Mehmet Demirtaş

Mehmet Demirtaş

mehmet.demirtas@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Çok değil, bundan 1.5 ay önce Türkiye Cimnastik Federasyonu Asbaşkanı ve Şavkar Spor Kulübü Başkanı İsmail Göktekin, gazetemizin konuğu olmuştu. Kendisiyle İzmir ve cimnastik üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirmiştik. İddialı bir söylemde bulunmuştu, “İzmir, cimnastikte Türkiye’yi sırtlıyor” diye.

Gerçekten de öyle olduğunu bizlere son birkaç gün içinde aldığı başarılarla gösterdi gençler. Önce 23. Artistik Cimnastik Dünya Şampiyonası’nda İbrahim Çolak, halka aletinde altın madalya alarak dünyanın zirvesine çıkan ilk Türk sporcu oldu.

Haberin Devamı

İzmirliler tarih yazıyor

İbrahim Çolak, büyüklerde altın madalya kazanan ilk Türk sporcu olarak tarihe adını altın harflerle yazdırdı.

Ardından başarılı bir performans sergileyen Ahmet Önder, 14.983 puanla gümüş madalyanın sahibi oldu. Önder de Türkiye tarihinde ilk kez Dünya Şampiyonası’ndan iki madalyayla dönme başarısını gösterdi.

Büyük Britanyalı Joe Fraser’ın 15.000 puanla podyumun zirvesine çıktığı mücadelede, Ferhat Arıcan da 14.900 puanla dünya beşincisi oldu. Arıcan, Artistik Cimnastik Dünya Şampiyonası’nın genel tasnif elemelerinde sergilediği performansla 81.232 puanla, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’na katılmaya hak kazanmıştı. Ve son olarak, henüz 16 yaşında Tokyo 2020 vizesini alan Nazlı Savranbaşı... Bu genç yaşına rağmen ülkemizi 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda temsil edecek.

Birbirinden yetenekli, pırıl pırıl bu dört gencimiz İzmirli. Bu gurur önce İzmir’in, ardından da ülkemizin.

Hiçbir başarı tesadüf değildir.

İnsanlar nereye yelken açtığını bilmedikçe, hiçbir rüzgâr doğru rüzgâr değildir. Hayatta büyük şeyler başarmış olan herkesin büyük bir amacı olmuştur; bunlar gözlerini yüksekteki bir hedefe, bazen imkânsıza dikmişlerdir. Bir insan hayalleri doğrultusunda emin adımlarla ilerlerse sonunda başarıyla kucaklaşır.

Başarının ana babası çoktur, yenilgi ise yetimdir. Sırrı; niyet etmek, karar vermek ve hepsinden önemlisi, azimle uygulamaktır. Başarının yüzde 80’i, işin ehli ve doğru zamanda doğru yerde olmaktır. Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen ve bu branşın içinden gelen Yönetim Kurulu arkadaşları bizim için bir şanstır. 1978 yılında Bolu’da doğan Suat Çelen, Türk Milli Takımı’yla önemli başarılara imza attı. Daha 13 yaşında Balkan Şampiyonu oldu. Dünya cimnastik literatürüne çifte burgulu hareketi, Çelen hareketi olarak geçiren Çelen, 1990 ve 1992’de Dünya Okullar Şampiyonaları’nda (ISF) birincilikler elde etti. 1991 yılında yapılan Balkan Gençler Cimnastik Şampiyonası’nda ve 1993’te İsviçre’de düzenlenen Avrupa Gençler Şampiyonası’nda paralelde altın madalya kazandı. 1995’te de Uluslararası Boğaziçi Cimnastik Turnuvası’nda yer minderinde altın madalyaya ulaştı.

Haberin Devamı

Kısacası, hangi iş olursa olsun, işi ehline, o işin eğitimini almış, tecrübe sahibi birine verdiğimiz zaman başarı gelir. Başkan Çelen, göreve geldiğinde “Bizim hedefimiz olimpiyat oyunları” demişti. Cimnastik yapılan il sayısı 12’den 81’e çıktı. Yani, bütün illere yayıldı. Sporcu sayısı 2 binlerden 100 binlere ulaştı. Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezleri de, sportif başarıların temelini oluşturdu.

Haberin Devamı

***

Milliyet Ege olarak, futbol haberlerinin dışında farklı branşlara da yer vermeye her zaman özen gösterdik. Sayfalarımızda, gençlerimizi ve İzmir’i desteklemeyi yürekten sürdürdük. Kamuoyunun tanımadığı bu genç sporcularımızın aylar öncesinden yanındaydık. Birkaç ay öncesinin isimsiz kahramanları şimdi birer şampiyon. Tıpkı Ferhat Arıcan, İbrahim Çolak, Ahmet Önder gibi...

İzmirimizde başarıları üst seviyede birçok sporcumuz var. Ve var olmayı da sürdürecek.

Bundan sonra da sessiz çoğunluğun sesi olmayı sürdüreceğiz. Umut ediyorum ki, bu başarılı sporcularımıza kenti yönetenler de sahip çıkar. Toplum olarak genelde başarıya odaklıyız. Başarı varsa kenetleniyoruz. Ancak, geçmişi başarılarla dolu sporcularımız bugün ortaya çıkmadı. Onlar ve onların yolunu izleyecek olan yeni nesiller için, altyapılara daha fazla önem verilmeli.

Geçmişte güreş ve halterle sesimizi ciddi şekilde duyurduk. Şimdilerde hemen hemen her alanda varız. Uluslararası faaliyetlerde 2004 yılında 1245 madalya kazanmışız. 2018’de uluslararası faaliyetlerde kazandığımız madalya sayısı 6011. Kendimizi neredeyse 5’e katladık. 14 yılda spordaki başarının gelişimi gözle görünür şekilde arttı. Ama yeterli değil, olimpiyatlarda madalya sayımızı artırmalıyız. Olimpiyatlara katıldığımız 1936 yılından günümüze kadar 83 yılda toplam 92 madalyamız var. ABD’nin sadece Rio 2016’daki madalya sayısı 121. Bizim 83 yılda kazandığımız madalyadan fazlasını bir organizasyonda kazanmışlar. İspanya’nın nüfusu neredeyse bizim yarımız, ancak son olimpiyatlarda kazandıkları madalya sayısı bizim iki katımız. Demek ki, daha çok çalışmamız ve gençlerimizin önünü açmamız gerekiyor.