Eşkıyaların masalları

“İnkar etmek de tövbeden sayılır” diyordu bir güzel dost ve ekliyordu:“Lakin, günahı...”Ülkeye ihanetin günahını milyonlarca tövbe...

“İnkar etmek de tövbeden sayılır” diyordu bir güzel dost ve ekliyordu:

“Lakin, günahı...”

Ülkeye ihanetin günahını milyonlarca tövbe silemez!

***

Darbecilerin duruşmalardaki ifadelerini medyadan takip ediyoruz.

Yalan makinesine dönüşmüş hemen hepsi.

Ve merak ediyoruz, darbeciler neden yalan makinesine bağlanmıyor?

O makinelerden ülkemizde kalmadı mı?

***

Biri tesadüfen oradaymış!

Diğeri aslında kavgayı ayırmaya gitmiş.

Başkası da tarla bakmaya.

Birileri de önlemeye gitmiş.

Velhasıl, birbirini hiç tanımayan ve görmeyenler bir araya gelip darbe yapmaya kalkışmış!

Pes diyoruz ama asla pes etmeyeceğiz.

***

Belki de bu yüzden başarısız oldular diyecek hale geldik.

Komedi gibi bir ihanet filmi izliyoruz!

Yiğitlikten zerre kadar nasibini almamışlara güvenerek vatanı teslim eden devlet, insan seçimini artık milyonlarca kez gözden geçirmeli.

Yarın da olası bir savaşta düşmana satarlarmış bu ülkeyi.

***

İhanet suçunu inkâr etmek bu ifadesiz yüzler topluluğunun en büyük özelliği.

Neredeyse UFO’lar yaptı derlerse de şaşırmayalım.

***

Kırk yıldan beri bu ülkede terörle mücadele sözü duyuyoruz.

Artık mücadele edilmesini istemiyoruz, gereğinin yerine getirilmesini bekliyoruz.

PKK ile de mücadele ettik, etmeye de devam ediyoruz...

Lakin, bir ara barış masalları uğruna açılımlar falan yükleyerek eşkıyalarla anlaşmak için pazarlık masasına dahi oturduk...

Yarın da ne olacağı hâlâ belli değil de!

***

Kısacası, aradan yıllar geçtiğinde birileri de gelip hizmet hareketinden terör örgütüne gidilen süreci unutup yeniden FETÖ örgütüyle barışmaya çalışırsa da şaşırmayacağız.

***

Yani diyeceğim ki...

Anayasa’ya öyle bir madde koyun ki hiçbir terör örgütüyle kıyamete kadar hiçbir hükümetin barışma veya anlaşma ihtimali olmasın.

Eşkıyalardan dinleyeceğimiz masal kalmadı artık!

Hepsi hain, hepsi de satılmış ve hepsi katil ordusunun bir askeri!