Mehmet Tez

Mehmet Tez

mehmet.tez@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Birleşik Krallık genelinde Nestlé, Oatly, Innocent Drinks gibi markalar raflardan vegan ürünlerini çekmeye başlamış. Acaba vegan balonu patladı mı sorusu sorulmaya başladı. Ama doğru soru şu olmalı belki de: Kapitalizmin veganlık macerasının sonuna mı gelindi?

Veganlık, bir beslenme alışkanlığının ötesinde bir tür ahlaki sorun, yaşam biçimi ve siyasi duruş olarak sunuldu veganlar tarafından. Bu fikir ve beslenme tarzı bu şekilde pazarlandı. Pazarlama yani marketing, zaten dünyada herhangi bir mücadelenin, idealin, amacın ya da kişinin başına gelebilecek en kötü şey değilse nedir değerli okurlar?

Haberin Devamı

Veganlık Batı’nın büyük şehirlerinde kendine pek çok yerde yol buldu. Londra da bu şehirlerden biri. Vegan pazarının 2023 itibarıyla Birleşik Krallık’ta 50 milyar pound’a büyüyeceği hesaplanmıştı. Araştırmalara göre, 700 bin kişinin vegan olduğu (nüfusun yüzde 1’i) bir ülkede iddialı bir tahmin. Ama olsun, yeme içme sektörü veganlara kollarını çoktan açtı, 50 milyardan herkes payını almayı hedefledi.

Bugün Londra’da herhangi bir restorana gittiğinizde menüde vegan seçenekler ya da ayrıca önünüze gelen bir vegan menü yoksa o restoranın beğenilmesi, tam not alması pek mümkün değil. Vegan yemeklerin tadı da önemli değil çok. Vegan olmaları onlara bir tür meşruiyet katıyor zaten. Vegan eşittir sağlıklı denklemi var zihinlerde. Lezzet ikinci planda. Sadece eve sipariş çalışan herhangi bir yemekçide dahi vegan menü şart. Vegan kebap ve vegan döner de dâhil. Bunun nedeni elbette vegan sayısındaki artıştan çok marketing ağalarının yarattığı rüzgâr ve ahlaki yaklaşım. Vegan menü bir tür siyasi duruş aynı zamanda.

Biraz elektrikli araçların çoğalmasına benzetiyorum veganlığa bakışı belli noktalarda. Ortada bir marketing bulutu var ama tam olarak gezegenimiz elektrikli araçların hayatımıza girişiyle ne kazandı, ne kazanacak o tam net değil. Elektrikli araçların geliştirilmesi ve üretimi sürecinde ne kadar karbon salımı oluyor, bu araçlar çevreyi ne şekilde etkileyecek? Bu araçların bataryalarında kullanılan maddeler nereden, nasıl çıkarılıyor? Bu madenciliğin çevreye ne etkisi var? Ya da acaba elektrikli araba mı yoksa alternatif yakıtlarla tren ya da toplu ulaşım mı çevreci ulaşım için daha iyi? Pek oraları düşünmek istemiyor kimse.

Haberin Devamı

Bataryalarda kullanılan lityum madenciliğinin çevreye etkileri feci ama hâlâ fosil yakıttan daha az zararlı olduğundan teşvik ediliyor. Peki, araba üreticileri için uygun olan bu şartlar gezegen için de en uygunu mu?

Vegan ürünler eskiden butik marketlerde tek tük bulunurdu. Şimdi her büyük markette metrelerce vegan reyonu var. Vegan pastırmadan vegan süte, kahveye... İlk cümlede bahsettiğim markalar, mesela Nestlé’nin vegan sektörüne girmesi boşuna değil. İsveç markası Oatly, tamamen süt ve süt ürünlerinden muaf ürünler koyuyor raflara. Çikolatalı vegan dondurmaları bile var. Ya da her türlü yulaf özlü süt ve içecek. Ama bunlar artık İngiltere’de raflardan çekiliyormuş, çünkü satmıyorlarmış.

Aynı şekilde Nestlé’nin vegan markaları Garden Gurme ve Wunda pek çok ürününü çekiyormuş. Bezelye özlü alternatif vegan sütünden yapılan hazır içeceklerinin sürdürülebilir olmadığını fark etmişler.

Haberin Devamı

Innocent Drink, Coca Cola’nın vegan markası. Bir yandan şekerli su satarken, diğer yandan vegan ürünlerle sağlık ve çevre pazarlıyor mesela Coca Cola. Neyse, onlar da Hindistan cevizi, badem ve fındık bazlı hazır içeceklerini pazardan çekme kararı almış. Nedeni satışların düşük olması. Vegan sosis işindeki Heck de ürün gamını 10’dan ikiye sadeleştirmiş. Bu ürünlerin yapımında kullanılan yöntemler, mesela Hindistan cevizi tarımının doğal yaşama etkisi ne? Büyük şehirlerde tüketilen meyve sebze dâhil vegan beslenme bileşenlerinin ne kadar su harcadığını biliyor muyuz? Öte yandan, Batı’nın büyük şehirlerine genellikle sebze ve meyveler ithal ediliyor ve uçakla ya da gemiyle geliyorlar. Bu yolculukların karbon ayak izni hesaplayan araştırmalar var. Et temelli beslenmenin çevreye en zararlı beslenme türü olduğu biliniyor ancak iş kitleselliğe dökülünce vegan beslenmenin de hatırı sayılır bir etkisi var. Olay büyüdükçe, siz bahçenizdeki ürünü yetiştirip yemediğiniz sürece konu dönüp dolaşıp aynı yere geliyor. “Olsun ne güzeldir veganlık” deyip geçilecek gerçekler değil bunlar.

Vegan ürünler sadece veganlar tarafından da tüketilmiyor. Pek çok insan vegan oat latte’sini gururla sipraiş ediyor mahalle kahvesinde vegan olmasa da. İnsanlarda bu hazır vegan ürünlere karşı bir şekilde bu ürünlerin sağlıklı ve çevreye zararsız olduğu yönünde bir ön kabul var. Ne kadar doğru olduğunu bilmediğimiz bir ön kabul. Elektrikli araba eşittir çevrecilik ya da veganlık eşittir çevrecilik, hâlâ tartışmaya açık denklemler.

Kapitalizmin veganlık deneyimi çok iyi gitmiyor şimdilik. Bakalım insanlığın veganlık deneyimi nereye varacak? Kesin olan şu ki kapitalizm mantığı bir işin içine girince, varılacak yer gezegen için hep aynı.