Türk rock’ı sponsorlara muhtaç mıdır?

Evet. Ama kim muhtaç değil ki? Bugün sponsorlar olmasa müzik biter. Yapımcılar günü kurtarmaya ve sıradan popa yatırım yapmaya devam ettikçe sponsorlar karşısında boyunlar hep bükük kalacak

Türk rock’ı sponsorlara muhtaç mıdır
Model’e destek veren DMC çok önemli bir şey yapıyor.


Doğan Müzik’in patronu Samsun Demir geçenlerde “Türkçe pop bitti çünkü...” başlıklı yazımın ardından popun iyi durumda olduğunu, aslında rock’ın desteklenmeye ihtiyacı olduğunu, kendi ayakları üzerinde duramadığını yazdı Twitter’da. “Rock Türkçe popun misyonunu devraldı” diye yazmıştım. Haklıydı. Ben de retweet edip herkesle paylaştım.
Ama sormadan edemiyorum, acaba popun sponsorlara ihtiyacı yok mu? Bugün reklam mı gerçek mi olduğu anlaşılamayan pop şarkıcıları yok mu? Ve yine soruyorum: Pop müzik albümleri mi daha çok satıyor, rock albümleri mi? Ya da aradaki fark anlamlı mı?
Fanta Gençlik Festivali kapsamında Tarkan nereye gitse 30-40 bin kişi topluyor. Şahane. Ama oraya toplanan kalabalığın rock grubu Manga’yla ilgisi olmadığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Aynı şekilde Şebnem Ferah, Emre Aydın, Duman, Gripin, Yüksek Sadakat,
Teoman konserlerinin de ne kadar dolu olduğu herkesin malumu.
Samsun Demir’in söylediği doğru. Sponorlar olmasa rock biter. Ama pop da biter.
Ve şunu da belirtmem lazım. Demir çok önemli bir iş yapıyor; Model gibi yeni nesil başarılı, çok dinlenen ve çok satan bir rock grubunu destekliyor şu anda. Daha doğrusu bu grubu desteklediler ve başarılı olduğunu gördüler. Ne güzel.
Dileğimiz birbirinin aynı pop yapımlara harcadıkları bütçenin bir kısmını da gelecekte popüler olmaya aday alternatif sanatçılara ayırmaları. Model gibi daha fazla isme destek olmaları. Bakın günü kurtara kurtara, işin kolayına kaça kaça bugün gelinen nokta bu. Ortada Ajda, Sezen gibi “baba” isimler ve yeni yetme bazı vasat isimler dışında müzik yapan kimse kalmadı. Yapımcılar günü kurtarmaya devam ederse hem kendi mesleklerini bitirecekler hem de sponsorlar karşısında boyunları hep bükük kalacak.
Ve Samsun bey haklısınız, reklamda gitarını içecekle değiştiren rock yıldızı bence de çok hüzünlü bir görüntü.


Hafta sonu dinlemeniz gereken

5 Calvin Harris şarkısı
Pazar gecesi işinizi gücünüzü ayarlayın. Yoğun gündemi de bir-iki saatliğine unutup Parkorman’a Calvin Harris’i dinlemeye gidin (Burn to Dance Festival). Şu şarkıları da konser öncesi dinlemek için yazıyorum. Aç karnına...
* “Ready For the Weekend”: Mükemmel hafta sonu şarkısı.
* “Acceptable in the 80’s”: Bu şarkının bir de Editors cover’ı var. Onların elinde hüzünlü olmuş. Sözler çok komik.
* “Flashback”: Tatilde gece coşması.
* “I’m Not Alone”: Harris tarzı “Eller havaya”.
* “The Girls”: Feministler kızabilir ama çok komik sözleri var.

CUMARTESİ ALBÜMÜ

Girls “Album”

Girls’ün solisti Christopher Owens’ın ilginç bir hikayesi var. Children of God isimli tarikata mensup bir ailenin çocuğu olarak bu tarikatta büyüyor. Abisi bebekken ölmüş çünkü tarikat tıbbı reddediyor. Babası aileyi bırakıp kaçıyor. Owens zaman zaman tarikatın tavsiyesiyle fahişelik de yapan annesiyle kalıyor. Daha sonra Teksas’ta bir punk gruba katılıp onlarla yaşıyor. Derken bir milyonerin yardımı ve gözetimiyle San Francisco’ya geliyor ve yeni bir hayata başlıyor. Neredeyse küçük Emrah filmi. Ama gerçek. Girls onun kurduğu grup. Ve size bir şey diyeyim mi? Hiç şu tarz
bu tarz olayına girmeyeceğim. Bana güvenin,
2009 tarihli ama memlekette pek az bilinen
bu ilk albümü seveceksiniz.

İTİRAF EDİYORUM

* Dr. Dre’nin ürettiği bir marka olan Beats by Dr. Dre kulaklıklarını takma trendi Avrupa’dan memleket sahillerine gelmiştir. Beatz kulaklık takmak en az espadril giymek kadar bu yazın modasıdır. Nereye baksam kulağında üzerinde kocaman “b” yazan bu kulaklıkları görüyorum ve ne yalan söyleyeyim müzik dinleme kültürüyle ilgili bu moda pek hoşuma gidiyor. Her rengi, her çeşidi var. Meraklısına...
* Tatilde iPad’den kitap okuyanları görünce “20 yıl falan sonra ‘gerçek kitap’ okumak plak dinlemek gibi cool olacak” diye düşünmeden edemiyorum.
* Emrah’ın yeni kaşlarına bakamıyorum. Kaş bir insanın hayatında bu kadar önemli olabilir mi? Ve kaş insanı bu kadar mı değiştirir?