Whatsapp mı, yoksa ne?

İnsanların kendilerini sergileme ve aynı anda da özel hayatlarını koruma maceralarını giderek artan bir keyifle izliyorum. 

Balkonda çekirdek çitleyip kıs kıs gülerek gelen geçene bakan amca gibiyim. Çünkü bunu yapabiliyorum. İnternet bana bu imkânı sağlıyor. 

Dünyanın neresinde olursak olalım, online deneyim dediğimiz şey artık çekirdek çitleyip balkondan bakmak değil mi zaten? 

Biraz Amerika’daki boynuzlu şaman ve arkadaşları Tommiks, Teksas, Konyakçı Köfteci ve Kaptan Swing nasıl Capitol’ü bastı, ona bakıyorum. “Bak bak, şuna bak” diye, yanımdan geçen ilk insana ekranı gösterdikten sonra ve sosyal medyadaki hesaplarımda paylaştıktan sonra biraz da Boğaziçi’ne atanan yeni rektörle ilgili Metallica esprilerini takip ediyorum. Espri çok önemli. İnternette espri yoksa bir şeyi anlamamız mümkün değil. Espri yap ki paylaşsınlar kanka. 

Onun da formatları var. Bir tanesini seçip gündemdeki olayı ona uyarlamak lazım. Yapmak çok zor değil, herkes yapıyor, anlattırmayın şimdi. Sorun kendinize “Bugün internette kaç espri yaptım?” 

Öte yandan, şu günlerde bir sürü insan ne kadar iyi Metallica dinlediğini ve bildiğini anlatma derdinde. Metallica çalarak protesto falan ediliyor tepeden atanan rektör ve bu çok büyük bir zekâ ürünü olarak paylaşılıyor. İşte bu yeni kuşağın zekâsı var ya...

Konu elbette sulanmış oluyor ve bütün gösteriler, gösterilerin arkasındaki itirazın meşruluğu, haklılığı güme gitmiş oluyor. Çünkü hepimiz hangi şarkısını seversen asıl ve harbi Metallica’cı olursun hangi şarkıyı seversen zaten işi bilmiyorsun onu tartışıyoruz. Neyi tartışacaktık, konu neydi? Aman ne önemi var. Aaa, şu videoyu gördün mü? Hop konu değişir.

Twitter’da çekirdek çitlemek kadar Instagram’da çitlemenin da zevki ayrı. Hem görüntüler daha kaliteli hem de çok nezih bir ortam var. Twitter’ın espritüelliğinden ve avamlığından bıkınca Instagram’a bakıyorum. Burada da insanlar yediklerini içtiklerini, evlerinin her köşesini bucağını, her eşyalarını tek tek paylaşıyorlar. 

Kendi poposunu göbeğini, memesini paylaşanlar da çok var. 

Özellikle en sevdiğim, bir resmin altında uzayıp giden ve herkesin görebildiği iki arkadaş arasında gelen mesaj akışları. İki arkadaş hepimizin, yani biz çekirdek çitleyenlerin önünde “N’aber, nasılsın? Baban nasıl? Kardeşin hastalığı atlattı mı? Babanın romatizmaları geçti mi? Canım benim, aşkım..” falan diye konuşup duruyorlar. Bu özel şahane muhabbetlerini bize sergileyerek bizi onurlandırıyorlar. Biz de resme, videoya bakmaya gelenler bu özel konuşmayı izliyoruz. Bunlar kamuya açık özel konuşmalar, çok sevdiğim bir kategori. “Bize ne ya bundan” desek, “O zaman git başka yere çitle çekirdeğini” denebilir ki haklı bir isyandır. Öte yandan, gitmeyip kalsak işte sizin özel hayatınızı çatır çatır izliyoruz biz. Stalkçuluk 101. 

Bütün bu paylaşım güzellikleri içinde Whatsapp’ın kullanıcı verilerine dair protokolü değiştireceğini açıklaması büyük kıyamet kopardı. Instagram’da, Twitter’da herkes “Eyvah! Özel konuşmalarımızı, mesajlarımızı görecekler” diye korktu. Instagram’da, Twitter’da her gün bir bir konuşan, herkesle muhabbet eden, her resmini, selfisini ayağını, kolunu göbeğini, görüşünü, değerli fikrini paylaşanlar bayağı bir endişelendiler özel hayatları görülecek diye. Benim çekirdek çitlediğim Whatsapp gruplarında kaç gündür tek konu bu: “Signal’a mı geçelim, Telegram mı yapalım, n’apalım?”

“Yo yo, özel hayatımı Facebook’la paylaştırmam ağa” diye atarlı mesajlar o kadar fazla ki. Facebook’ta hesabımız var (kullanmasak da) orada duruyor. Facebook zaten artık kullanılan değil, tanıdıkların anne babasının ölüm haberlerini aldığımız bir mecramız. Her gün “Filanca ablanın babası vefat etmiş, Facebook’ta gördüm, Allah rahmet eylesin”. Vefat post’u like’lamak diye bir şey var. 

Neyse isteyen istediği bilgiyi zaten aldı, işledi, kullandı. Kulağımıza kadar batmışız, internette önümüze çıkan her kutucuğu tıklayıp, “Evet, kabul ediyorum” demişiz, ama Whatsapp’tan mesajlarımızı okuyacaklar diye bir korku bir korku...

Tam son noktayı koymak üzereyken, Whatsapp kararından döndü diye bir haber geldi. Yalan da olabilir. Çünkü internette gördüğümüz şeylerin yüzde 90’ı yalan. Neyse, şöyle diyelim. Doğruysa bravo Whatsapp. Bayanlar baylar, Whatsapp’ta özelimizi korumaya, diğerlerinde de her şeyi ifşaya devam. Çekirdek çitlemek gibisi yok.