Yılın ilk iki haftasından manzaralar

Batuhan Mutlugil, Bicep, Lana Del Rey, Lil Zey yeni şarkılarla giriş yapıyorlar 2021’e. Riton’dan gelen remake örneği haftanın en eğlenceli parçalarından biri

Batuhan Mutlugil’in solo albümü sonunda piyasaya çıkıyor. “Yadigar” adlı albümden ilk single “Bambaşka” adını taşıyordu. Albümle birlikte “Veda Olsun” yeni single olarak piyasaya çıktı. Duman’ı seven herhangi birinin otomatikman ilgi alanına girmesi gereken albüm, Mutlugil’in melodik blues gitarının en az vokaller kadar solist olduğu bir çalışma. Bu ustaca hazırlanmış gitar albümü hakkında daha geniş bir incelemeyi ilerleyen haftalarda yazacağım, o yüzden şimdilik bu kadarıyla yetineyim.

Bicep, “Isles” isimli yeni LP albümünü 22 Ocak’ta yayınlayacak. Bu hafta albümden yeni bir single daha çıktı. “Sundial”, albümün genelini daha iyi yansıtan çok başarılı bir parça. Elektronik müzik, gece kulüpleri dans etmek… Bunlar şu ara biraz hayal. Şarkı, eski güzel, kalabalık, yan yana zamanlarımızı hatırlattı.

Yılın ilk iki  haftasından manzaralar

Lana Del Rey, “Chemtrails Over the Country Club” adlı yeni şarkısıyla romantik duygusal çizgisinde yoluna devam etmiş. Haftanın en iyi şarkılarından biri.
Amsterdam indie müzik sahnesinden Altın Gün, Türk Saykodelik bayrağını şu ara dünya çapında dalgalandırıyor. Albüm şubat sonunda gelecek. Single “Yüce Dağ Başında” olarak belirlendi. Güzel bir dans şarkısı görünümünde bu yorum.
Lil Zey’in yeni şarkısı romantik özelliklere sahip bir trap parçası. Adı “1 gr Eksik”. R&B Türkçeye giderek daha fazla yakışıyor.

YouTuber’lardan Bege, Murda ve Summer Cem ile birlikte yeni bir şarkı kaydetti ve bu hafta internete koydu. “Trap ya resulullah” şeklinde devam eden Türk hip hop âleminin ruhuna uygun trap bir parça. Bege (Berkcan Güven), müzisyen olarak kabul edilmek için çok uğraşıyor, didiniyor. Anladığımız kadarıyla belli bir arkadaş eş dost rapper kesiminden büyük destek de alıyor. Ama kanalını takip edenlerin dışında bir kitleye hitap edebilir mi? Daha iyi söz yazmak, karakter sahibi özgün bir müzikal kişilik ve vokal tarzı oturtmak, anlatacak ilginç hikâyelere sahip olmak; bunlar da en az kanaldaki takipçi sayısı kadar önemli.

Yılın ilk iki  haftasından manzaralar

Amerikan teen pop starlarından Ashnikko’nun yeni şarkısı “Deal With it”te tanıdık bir sample var. Kelis’in çıkış şarkısı 1999 tarihli “Caught Out There”den alınan bu chorus, şarkıyı ilginç hale getirmiş. Şu ara ‘90’lardan ve 2000’lerden sample’lar yapmak ya da eski büyük hit’lerin remake’lerini piyasaya sürmek çok moda.

Bir remake örneği Riton’dan geldi. Nightcrawlers’ın 1992 tarihli “Push The Feeling On”u bir dans klasiği ama 2019’da bir viral YouTube vidosuyla hatırlanmıştı. Bu şarkı başlayınca arabasından hızla inip dans etmeye başlayan “siyahi abiyi” sanırım hepimiz biliyoruz. Hâlâ bazen dönüp dönüp baktığım, enerji ve neşeyle yüklendiğim bu videoda, abiler şarkının chorus kısmını “Friday” diye değiştirmişlerdi. İşte Riton Remake’i Friday olarak buradan topa girmiş. Bu haftanın en eğlenceli parçalarından biri.

Arabesk rap hareketli

Eypio ve Tuğçe Kandemir, bu hafta ortak bir şarkıya imza atıyor. “Seni Öptüğüm Sokak”, bu tarzı sevenlerin beğeneceği bir çalışma. Tuğçe Kandemir’i poptan çok arabeske yakın buluyorum. Eypio ile iş birliği rap ve arabesk arasında yeni bir boyut. Sanırım arabeskin tür olarak daha fazla popüler olacağı bir yıl geliyor.

Bedo’nun “Yorgun” isimli EP albümü bu hafta arabesk rap çatısı altında yer alan başka bir çalışma. Bu albümdeki şarkılardan “Kimsen Yok” ve “Ölebilirim” daha önce yayınlanmış başarılı işler. Yeni single “Günah”. Bedo’nun nakaratları çok güçlü ve akılda kalıcı. Bu da her şarkısını potansiyel bir hit haline getiriyor.

Velet’in Zai ile birlikte kaydettiği yeni parçanın adı “Seni Beklerken”. Romantik arabesk trap diye bir şey varsa işte bu iyi bir örnek olabilir.

Ariel Pink, John Maus, Trump

Alternatif müzik sahnesinden iki müzisyen, önceki hafta Beyaz Saray’ı basan topluluğa destek verdiğini açıkladı. Ariel Pink “barışçıl bir protesto için buradayım” yazdı sosyal medyada. Evet, gerçekten de çok barışçıl bir protestoydu! Ariel Pink’in daha önce de eksantrik açıklamaları olmuştu, şaşırmadım. Ama John Maus’a üzüldüm. Müziğini cidden beğendiğim ve bu tip bir siyasi, ahlaki, kültürel ya da ne derseniz deyin, bu duruşu yakıştıramadığım biri. Bu hadise nedense pek bir konuşuldu tartışıldı belli çevrelerde. Bende açtığı kapı ise başkaydı. Trump gibi kişiliklerin temsil ettiği fikirlerin ve eğilimlerin aslında sadece redneck’ler tarafından kabul görmediğini bir kez daha anladım. Dünya çapında faşizme, vandalizme sıcak bakan şu veya bu sebeple doğrudan ya da dolaylı destek olan çok daha geniş bir kitlenin olduğunu biliyoruz zaten; ama işte bu kitlenin cahil cühela olduğunu sanıyoruz; işte hatamız burada! Trump bir avuç faşist ve ırkçı köylünün oyuyla başkan olabilir miydi? Bu sayfada çözülecek bir konu değil elbette…