1 MİLYON 80 BİN ÇOCUĞA ACIYIN

Bu yazı okur isteğidir, okur baskısıdır, okur isyanıdır.. İlgili makam, yetkili makam böyle okumalıdır..
* * *
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, SBS sistemini yerin dibine batırarak iptal etti ya..
Etti ama bıçak gibi kesip atmadı..
Bu yıl altıncı sınıfta sınava girenlerin çilesi bitmiyor: Onlar da aynı eziyeti çekecek..
Niye?
SBS denen sistem..
Madem; çocukların sosyal yaşamını olumsuz yönde etkiliyor..
Madem; sosyal gelişimini engelliyor..
Madem; çocukları strese soktu..
Madem, eğitim değil sınav odaklı bir hal ortaya çıktı sürdürmenin ısrarı neden?
1 milyon 80 bin çocuğa acıyın..
Kendilerinden bir yaş iki yaş büyükleri kobay yaptınız.. Deneyin sonuçlarını gördünüz.. Bakan açıkladı, ortaya çıkan durum iç açıcı değil.. Minicik çocukların o yaşta hayatı kaydı, dünyaları karardı..
Siz söylüyorsunuz; dersin yerini test aldı..
11 yaşındaki çocuklar yarış atına döndü.. Ne cumartesileri kaldı ne pazarları..
Yılları ot gibi geçti..
Yeter artık.. Sistem iflas etti; inadın anlamı yok...
Bu yıl 6. sınıflar sınavına giden 1 milyon 80 bin çocuğun yakasını bırakın..
Onlara kıymayın..
Yedinci sınıfta kendilerine gelsinler, gezsinler, eğlensinler, stressiz bir yıl geçirsinler, gülsünler..
Bir daha yazayım..
Gülsünler..
Sekizinci sınıfa geçince aynı eziyeti çekecekler.. Bu yıllarını da almayın.. Ağabeyleri, ablaları gibi olmasınlar..
Kardeşleri kurtuldu.. Bu yıl altıncı sınıfa başlayana SBS eziyeti yok.. Eee, bu çocukların suçu ne!..

Eski Bakan Çelik susarak kurtulamaz!
Bu sistemi getiren eski Milli Eğitim Bakanı Çelik’in ağzını bıçak açmıyor..
Sus pus..
Şu anda AKP’nin ikinci adamı.. Sorsanız size bir güzel demokrasi nutku atar, saatlerce demokrasinin ne olduğunu anlatır..
Ama demokrasinin hesap vermek olduğunu söylemez..
* * *
SBS diye bir sistem getirdi, milyonlarca çocuğu telef etti.. Bu benim yorumum değil, Milli Eğitim Bakanı’nın yorumu..
Siyasi olarak yargılanmalı; çıkıp hesap vermeli..
Bana değil, üç milyon çocuğa..
İddianame mi?
Hazır; Bakan Çubukçu’nun SBS’yi kaldırma gerekçeleri...
Çubukçu’nun sözleri..
* * *
Sıkışınca susma, susarak siyaset yapma, üstünü örtme, geçiştirme, unutturma dönemi bitti.. Devir hesap verme devridir.. En azından bir özür..
Helak olan üç milyon çocuğun buna da mı hakkı yok..

Terörle mücadele edecekler şoför, garson olunca..
İddia büyük, iddia ses getirici...
Taraf gazetesinde Lale Kemal bu başlıkla itham dolu bir yazı yayımladı.. Cevap çıkmadı..
Ordudaki profesyonel birliklerin toplamı yaklaşık 7.500 kişiymiş.. Biri jandarmaya, beşi kara kuvvetlerine bağlı altı komando tugayı varmış.. Bin kişi de Özel Kuvvetler’de görev yapıyormuş.. Terörle mücadele için sayıları 15 bini bulacak 10 profesyonel tugayın kurulması gerekirmiş; kurulmamış..
Niye mi?
Lale Kemal’in iddiası şu:
“1993 yılında alımına başlanan uzman çavuşların zaman zaman hangi görevlerde istihdam edildiklerini biliyor musunuz? Yanıtını vereyim; ya şoförlük ya da orduevi gazinolarında garsonluk yapıyorlar!!!”
Müthiş değil mi?
AKP’li Milletvekili Arslan’ın sözleri de müthişmiş.. Orduevlerinde 60 bin askerin çalıştığını söylemiş.
* * *
Açıklama gerekiyor artık..

Paralı askerliğe halkın formülü!..
Ne zaman terör azsa, ne zaman şiddet birinci sıraya çıksa hemen paralı askerlik gündeme gelir..
Profesyonel ordu..
Zaten 10 yıldır var da kapsamının genişletilmesi için yine paralı askerlik üzerinde çalışılıyormuş..
Bakan Egemen Bağış ‘500 bin paralı asker alınacak’ demiş, böylece işsizliğe de çare bulunacakmış..
Zor.. Devletin imkânları kıt..
Aslında profesyonel ordu için başka bir formül daha var..
Zonguldaklı iki arkadaşın bulduğu formül.. Sekiz yıl önce askerliğini yapan 28 yaşındaki Ahmet, arkadaşının yerine yeniden askere gitmiş..
Ayda bin lira karşılığında.. Terhis olunca da arkadaşından 50 bin lira ikramiye alacakmış..
Alın size paralı askerlik(!)..
Masrafsız..