BAŞKANLIK OLMADAN ‘BARIŞ’ OLMAZ MI?

Barış sürecinin maymuncuk anahtarı belli oldu..Daha fazla demokrasi..İktidar, Türkiye’nin en


Barış sürecinin maymuncuk anahtarı belli oldu..
Daha fazla demokrasi..
İktidar, Türkiye’nin en büyük meselesini daha fazla demokrasiyle çözeceğini açıklamıştı..
Silahlar susarsa demokrasi adımları daha rahat atılır mesajı vermişti..
*
Dün Öcalan ile görüşen BDP heyeti Ataköy’e iner inmez açıklama yaptı..
Öcalan’dan nevruzda tarihi açıklama bekleniyor..
Ne olabilir?
PKK’ya silahlı mücadeleyi bırakın çağrısı yapabilir mi?
Beklenen bu..
*
Heyette yer alan BDP Eşbaşkanı Demirtaş Öcalan’ın mesajını da okudu..
Kısaca; Öcalan; ‘hedefimiz tüm Türkiye’nin demokratikleşmesidir’ dedi..
Anlaşılan o ki..
Demokrasiyi geliştirmek konusunda tam bir mutabakat var..
Peki Türkiye hangi adımları atarak demokratikleşecek.. Yönetim biçimini, sistemini değiştirerek mi?
Açık konuşalım Türk usulü başkanlık sistemine geçerek mi?
Başkanlık sistemine geçiş bu sürecin olmazsa olmazı mı? Veya olmazsa olmazı olarak mı sunulmak isteniyor?.
Burada noktayı koşalım.. Sözü 2007 yılında AKP’nin anayasa taslağını hazırlayan ekibin başında yer alan Prof. Özbudun’a bırakalım..
Dünkü Taraf gazetesinde Neşe Tüzel’e söylediklerinin satır başları şöyle..
*
Türkiye’de demokrasinin kalitesi başkanlık sistemi yüzünden zarar görebilir. Netice itibarıyla bu sistem uzun vadede Kürtlerin de zararına neden olur.
*
Amerika’daki başkanlık sistemi elbette demokrasiye uygun bir modeldir ve bu bir siyasi tercihtir(..) Ancak, AK Parti’nin sunduğu teklif, Amerikan prototipine uygun bir başkanlık sistemi değil. Daha çok bazı Latin Amerika örneklerinde gördüğümüz süper başkanlık sistemine uygun bir sistem AK Parti’ninki..
*
Başkanlık sistemi özünde yasama ve yürütme arasında sert ve keskin bir ayrılığa dayanır. Her iki organ birbirinden bağımsız seçimlerle ve sabit süreler için seçilir(..) Başkana kongreyi fesih yetkisi verdiğimiz, o sistemin özünden çok ciddi şekilde sapmış olursunuz (..) AK Parti’nin başkanlık sistemi önerisinde, başkana kanun gücünde kararnameyle ülkeyi yönetme imkanı veriliyor. Başkanlık sisteminin saf şeklinde tasavvur edilemeyecek bir durumdur.
*
Başbakan Erdoğan Amerika başkanından daha güçlüyse, Türkiye’de böyle bir sistem değişikliğine niye ihtiyaç duyuldu o zaman?
*
Kürt meselesi Türkiye’nin çözülmesi gereken en hayati sorunlarından biri ama bu hayati sorunun çözümünü başkanlık sistemiyle ilgili pazarlığın bir unsuru haline getirmeyi doğru bulmuyorum. Bu iki konu tamamen birbirinden ayrı tutulmalı. Bu iki konuyu birleştirip birini ötekinin unsuru ve vazgeçilmez şartı gibi görmek iyi bir senaryo değil.
*
Pek çok kişi böyle bir referandum önüne geldiğinde ne yapacağını ciddi olarak düşünüyor. Bir yanda barış için oy kullanma isteği var. Bu çok güçlü bir istek tabii. Ama öbür yandan da özellikle AK Parti’nin önerdiği başkanlık sisteminin bu ülkede eksik bir demokrasiyle yani düşük kaliteli demokrasiyle sonuçlanacağı endişesi var.
*
AK Parti başkanda aşırı yetki toplanmasına yol açan, hatta başkana yargının kompozisyonunu belirlemekte de önemli yetkiler veren bir sistem öneriyor. Halbuki, anayasacılığın temel fikri devlet iktidarını bölmektir. Hedef devlet iktidarında karşılıklı dengeler, frenler yaratmaktır.