EYLEMCİ NE DEDİ İKTİDAR NE DEDİ?

Gezi Parkı eylemcileriyle, sokaklara dökülen yürüyüş yapan insanlarla iktidarın aynı dili konuşmadığı aşikar..
Tartışma da, pazarlık da Topçu Kışlası üzerinden gitti ama asıl mesele bu değildi..
Eylemciler başka şeyler de söyledi..
İktidar organize işlerden bahsetti.. Ortak dil bulunamadı..
*
Eylemciler dedi ki; özgürlük alanımızı daraltma, bizi formatlamaya çalışma, baskı yapma.. Hayat tarzımıza karışma, daha da önemlisi hayat tarzımızı aşağılama, değiştirmeye çalışma..
*
Büyükler ekledi; çocuğumuzu nasıl yetiştireceğimize biz karar verelim.. Devlet nesil yetiştirmeye kalkmasın.. Koskoca insanlarız çocuğumuzun yanında bira içip içmeyeceğimize müsaade edin de biz karar verelim.. Kürtaj olup olmayacağımıza biz karar verelim.. Bebeğimizi normal doğumla mı, sezaryenle mi hayata getireceğimize devlet karar vermesin..
*
Gençler sözü aldı; evde de ‘otoriter baba’ya karşıyız dışarı da.. Çağ, dileyenin dilediği gibi yaşama çağıdır.. Çağ, insanların birbirini dinleme çağıdır.. Her hak talebinde polis başımıza binmesin.. Biber gazına boğmasın.. Eyleme katılanlara terörist muamelesi yapılmasın..
*
İktidar kısmına bakalım.. Onlar olan biteni nasıl değerlendirdi?
Önce çapulcu hareketi olarak görüldü.. Sonra işin renginin değiştiği, değiştirildiği açıklandı..
Şöyle ki; Türkiye’nin önünü kesmek isteyen uluslararası güçler, üç aydır arayış içindeydi.. Duyumları geliyordu.. Çevrecilerin eylemini gören bu güçler fırsat bu fırsat diye düğmeye bastı.. Sosyal medyayı kullanarak insanları kandırdılar, sokağa döktüler..
Doğrudan Başbakan hedef alındı.. Gücünün, karizmasının sarsılması istendi.. Hükümet devrilmeye çalışıldı..
CNN gibi, BBC gibi, Reuters gibi kuruluşlar devreye girdi. Türk baharı başlamış gibi, Türkiye yangın yerine dönmüş gibi yayın yapıldı..
Faiz lobisi de boş durmadı.. Eylemcileri destekledi, olayları tahrik etti.. Marjinal gruplar devreye girince çatışmalar çıktı..
*
Anlaşmaları mümkün mü?
Bence değil.. Sizce..

200 bin çiçek yaralı kalpleri onarır mı?

Gezi Parkı polis kontrolü altında.. Giriş çıkış yasak çünkü park baştan aşağıya yenileniyor..
Belediye kamyonlarla 100 ağaç getirdi..
Fidan falan değil, devasa ağaçlar.. 10 yıllıkmış.. Demek ki; artık Gezi Ormanı denilecek.. 200 bin çiçek dikilecekmiş.. 5 bin gül..
Bunun anlamı şu..
İktidar Topçu Kışlası yapmaktan vazgeçti.. Biz daha çevreciyiz demek istiyorlar herhalde..
*
Bunu baştan yapsalardı ya.. Eylemlerin ortasında yapsalardı ya.. Ne yaparsanız yapın biz kararımızı verdik diyeceklerine gelin konuşalım deselerdi ya..
Hadi o zaman demediler, polis müdahale etmeden önce kışla yapmaktan vazgeçtiklerini söyleselerdi..
Parkı başaltın, 100 ağaç daha dikelim deselerdi ya!..
Bu iş güle oynaya bitseydi..
Peki niye şimdi yapılıyor?
‘Siz istediğiniz için yapmadık, biz istediğimiz için yaptık’ mesajı mı?
Yoksa; Gezi Parkı dünya çapında ünlendiği için gelen her turist orayı görmek isteyecektir.. Bunun için mi?
*
Hal ne olursa olsun çevreciler kazandı.. En azından parkı kurtardılar.. Ama bedeli ağır oldu.. 4 kişi öldü, 12 kişi gözünü kaybetti, hastaneler yaralıdan geçilmiyor..
*
Soru şu; 100 ağaç, 200 bin çiçek yaralı kalpleri onarmaya yetecek mi?
Gençlere sormak lazım..

Saldırıya uğrayan türbanlı kadın..

Günlerdir köpürtülmeye çalışılıyor.. Hayatını kaybedenler, gözünü kaybedenler, ağır yaralananlar, biber gazından ciğerleri kopacak hale gelenler ikinci plana itildi..
Varsa yoksa o kadın..
CHP lideri Kılıçdaroğlu doğru söyledi.. ‘O saldırıyı yapan varsa hayvandır ama söylentiyse bunu çıkaranlar da insan değildir’ dedi..
Yapanların bulunması lazım..
Çünkü çok acayip bir saldırı.. Aile Bakanı Fatma Şahin televizyonda şöyle anlatmış..
“Dinlediğim zaman tüylerim diken diken oldu. Başörtülü kadın da kendime geldiğim zaman üzerim idrar kokuyordu, bebeğimin arabasını bulamadım diyor.”
Acayip bi durum demem şundan..
BİR: Kadın kendime geldiğim zaman dediğine göre, demek ki bayılmış..
İKİ: Üzerim idrar kokuyordu dediğine göre birisinin üzerine idrarını yapması bayılma anında olmuş.. Kendi görmemiş kokudan anlamış..
ÜÇ: Bu süre içinde altı aylık bebeği ne yapmış.. Saldırganlar arabasını alıp gittiğine göre bebeği annesinin başına mı bırakmışlar..
DÖRT: Altı aylık bebek annesi ayılıncaya kadar başında mı beklemiş..
BEŞ: Bu kadar vahşice saldırının hiç mi tanığı yok..