Mehmet Tezkan

Mehmet Tezkan

mtezkan@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Gelin meseleye tepeden bakalım..

Yorumlamak yerine durum tespitiyle yetinelim..

Bizim gibi taraf olmayan medyanın yapması gereken de bu..

İki eski ortak kavga etti.. Ortakların cemaat kanadı devleti kontrol ediyordu, parti kanadı siyasetle meşgul oluyordu..

İktidara çok yakın kadın gazeteci arkadaşımın deyimiyle; 2002 yılında AKP, devleti Cemaat’e anahtar teslimi vermişti..

Bu ne demek?

Ne yaparsan yap demek..

Onlar da yapacağını yaptı.. Onlar dediğim, Cemaat.. Muhalefet edenleri, sesini yükseltenleri, durumun farkına varanları, solcuları, kısaca kendinden olmayanları..

Haberin Devamı

Veya kendilerine biat etmeyenleri dışladılar..

Hoop ne oluyor diyenleri bi punduna getirip hapse attılar..

Askerden intikam almak için orduyu çökertmeye kalktılar.. Deniz Kuvvetleri’ni yok etmeye çalıştılar..

Düzmece belgelerle..

Hukuk dışına çıkarak.. Hukuku guguk yaparak..

(Burada bi parantez açtım.. Tuncay Özkan’a sorun.. Adam beş yıla yakın hapis yattı, suçunu öğrenemedi.)

Devam ediyorum.. Cemaat’in polisleri, savcıları, hâkimleri masum insanlara her türlü tuzağı kurarken Cemaat’in medyası övgüler düzdü..

Sadece Cemaat’in medyası değil.. Bugünlerde Cemaat’e her gün küfreden, küfür manşetleri atan, küfür yazıları döşenen iktidar medyası da alkış yağmuruna katılmıştı..

Linç ayinin korosundaydılar..

Gelelim ana konumuza..

Bir savcı talep ediyor, bir hâkim karar veriyor.. Bir holdinge el konuluyor..

Şirketlerine kayyum atanıyor..

Hükümet valla benim ilgim yok diyor ama o holdingin medyasını susturmak için yüzlerce polis sabahın kör karanlığında baskın düzenliyor..

Yetmiyor..

Kanaltürk ve Bugün televizyonlarının yayınını kesmek için operasyon yapıyorlar..

Mesele ne?

Şu.. Savcıların (Biz buna AKP diyelim de taşlar yerine otursun) iddiası şu.. Fethullah Gülen devlet içinde paralel yapı kurdu.. Hâkim, savcı, polis, devletin her kademesinde yer alan bürokratlardan oluşan terör örgütü kurdu..

O televizyonlar bu terör örgütünün yayın organı..

Kanıtı?

Yok..

Terörü teşvik eden, şiddeti kutsayan yayın yapıyorlar mı?

Hayır..

Eeee..

Dehşet bi durumla karşı karşıyayız!.. Hukuk buzdolabında bile değil, çöp sepetinde.. Ayaklar altında..

Haberin Devamı

Olan biteni televizyonlardan izlemişinizdir. Anlatmama gerek yok..

Hukuk devletinde olacak iş mi?

Hukuk devletinde polis böyle davranablir mi?

Hukuk devletinde bir şirkete böyle el konulabilir mi?

Hukuk devletinde medyanın ipi çekilebilir mi?

Maalesef benim ülkemde oldu..

Dünkü baskın çok kötü dönemin habercisi.. Yarın öbür gün siyasal iktidarlar çeşitli bahanelerle, bilmem ne haberiyle terör örgütüne destek çıktın, şu yazarının yorumuyla teröre güç verdin gibi sudan savlarla istedikleri televizyona..

İstedikleri gazeteye el koyabilir..

Bunun yolu dün açıldı..

Soru şu.. Bu yöntemi, hukuku yok saymayı, işi kılıfına uydurmayı iktidara kim öğretti?

Cemaat..

İktidar, Cemaat’in solcuları dövdüğü, solcuları sindirdiği yöntemle Cemaat’i dövüyor..

Cemaat’ten öğrendikleri yöntemle Cemaat’i yok etmeye çalışıyor..

Ama mesele bu kadar basit değil..

Olan bizlere oluyor.. Hukukun hâkim olduğu, özgürlüklerin tartışılmadığı bir ülkede yaşamak isteyenlere oluyor..

Haberin Devamı

Aslında, bu yazı bile başlı başına haber konusu..

Niye mi?

Medyanın bir bölümü yumruk yumruğa.. Birinin ak dediğine öteki kara diyor.. Manşetlerde artık haber yok.. Hakaret var, iftira var, karalama var..

Hem nalına hem mıhına vuran çok az gazete kaldı.. Tarafsız kalabilen.. Meselenin her boyutunu yazabilen..

Milliyet onlardan biri.. Görev bildim; hem nalına hem mıhına vurdum..

Nazlı Hanım günaydın!

Bugün yazarı Nazlı Ilıcak, devlet tokadıyla tanışınca kendine gelmiş..
Solcu arkadaşlar gibi zulme direnmeyi öğreniyoruz demiş..
Sayenizde solcu mu kaldı?
Sayenizde zulme direnmenin kutsal olduğunu öğütleyen mi kaldı?
Sayenizde ağzını açanın hapse atıldığı ülke olduk..
Kusura bakmayın ama solcu arkadaşlar yıllardır sizin savunduğunuz kişilerin zulmüne direniyor..
Yine de sizin yanınızdayız..
*
Bugünün mağdurları bir dönemin zulmedenleri olsa bile arkamızı dönemiyoruz..
Çünkü; bu ülkenin hukuk devleti olmasını istiyoruz..