MUHALEFET İÇİN DAHA İYİSİ OLAMAZ

Ülke için kötü ama muhalefet adına bulunmaz bir ortam var.. Hangi konuya girersen gir, iktidarı delik deşik edersin…
Mevzu bol.. İktidarın söyleyeceği söz kalmamış.. Ülke tel tel dökülüyor..
Yargıdan başlayalım mı?
Bu iktidar döneminde yargıya güven dibe vurdu.. Bu iktidar döneminde yargı tezgâh yaparak, kumpas yaparak insanları içeri attı..
Yargı neredeyse ortadan ikiye bölünmüş halde..
İmaj bu.. Kimine iktidarın hâkimi, savcısı deniliyor kimine Cemaat’in..
Hukuk askıda.. Bütün kararlar siyasi mülahazalarla alınıyor..
*
Geçelim polise, askere..
İktidarın iddiasına göre polisin içinde silahlı başka bir yapılanma oluşmuş.. Polis vatandaşa tuzak kurmanın parçası haline gelmiş.. Binlerce polis görevden el çektirildi, sürgüne gönderildi..
Son beş yılda binlerce insanı dinlenmişler.. Yüzlerce insan hakkında kaset hazırlamışlar.. TİB binasında öyle yasa dışı kayıtlar varmış ki; işin içinden çıkılamıyor, binayı yıkıp kurtulsak deniliyor..
Daha dün yasa dışı dinlemeden onlarca polis tutuklandı..
Askerde de büyük temizlik hazırlığı varmış.. Bine yakın subayın ihracından söz ediliyor..
Yargıda, poliste, askerde, jandarmada bu yapılanmalar bu iktidar döneminde oldu..
Polis sahte belgelerle insanları bu iktidar döneminde hapse attırdı..
*
Bu iktidar döneminde askere diz çöktürmek için tezgâh kuruldu.. Onlarca albayın, generalin hayatı bu dönem karartıldı.. Deniz Kuvvetleri üzerinde büyük operasyon yapıldı..
Polise öyle yetkiler verildi ki polis devletinden farkımız kalmadı.. Daha doğrusu, resmen polis devleti olduk.. Kimse hakkını arayamaz, hakkını soramaz hale geldi..
Kimse protesto edemez, gösteriye, yürüyüşe katılamaz hale geldi.. Katılanın başı belaya girdi..
*
Yolsuzlukla mücadeleye gelelim.. Yolsuzlukla mücadele yerine yolsuzlukları ortaya çıkaranlarla mücadele ediliyor..
İşte bakanlar.. İktidar partisi Meclis marifetiyle akladı.. Yetmedi, savcıları suçladı, meslekten attırdı..
İşte Deniz Feneri.. Yedi yıl oyaladılar, bu karambolde akladılar.. Dosyayı kapattılar..
Artık hangi polis hangi savcı yolsuzluk iddiasının üzerine gidebilir.. Hangi savcı yolsuzluk soruşturması açabilir.. Açanların hali ortada!..
*
Şimdi denilecek ki; halk bu işlerle ilgilenmez.. Bunlar oyu etkilemez..
Ne etkiler?
Ekonomi etkiler, cebe giren para etkiler, iş, aş etkiler..
Oraya bakalım..
Ekonominin hali iyi değil.. Üç yıldır yerimizde sayıyoruz.. Ben söylemiyorum, Cumhurbaşkanı söylüyor.. ‘Üç yıldır patinaj yapıyoruz’ diyor..
Türkiye büyümüyor.. Yüzde 6-7 büyümesi lazım, yüzde 3 seviyesinde büyüyor.. Üç seviyesinde büyümek demek küçülmek demek..
Türkiye büyümediği için işsizlik tavan yaptı.. Gençlerde yüzde 20 seviyesine çıktı..
Hayat pahalılığı aldı başını gitti.. Resmi rakama göre gıda enflasyonu yüzde 14.. Gayri resmi rakama göre yüzde 20’lerde..
Patatesin kilosu beş liraya çıktı..
Türk parası bir yılda yüzde 15 değer yitirdi.. Adı konulmayan devalüasyon oldu..
Esnaf son dört beş aydır nedeyse siftahsız kepenk katıyor..
Kime sorsan kan ağlıyor..
6.5 milyon işsiz, 17 milyon yoksul var.. Resmi rakamlara göre 9.5 milyon kişinin eline bir ayda 350 liradan az geçiyor..
*
Kabaca hal bu..
Muhalefet için bundan daha güzel ortam olur mu? İktidarı hallaç pamuğu gibi sallamaları için malzeme bol..
İktidar için tehlike çanları çalıyor.. Çalmasa Cumhurbaşkanı devreye girmezdi.. İl il dolaşıp seçime katılıyormuş gibi miting yapmazdı..
Peki, yine de muhalefet patlama yapmazsa..
Yerinde sayarsa..
Halkımızın teveccühü böyleymiş sözleriyle geçiştirilecek bi durum olmaz!..