TÜRKİYE’Yİ BOĞAN ALTI BAŞLIK

Ciddi gazetelere bakın, sayfalarını karıştırın, televizyon haberlerini açın, aşağı yukarı aynı.. Gündem öyle baskı kurdu ki; kıpırdamak imkânsız..
Girin berber dükkânına, oturun mahalle kahvesinde, kulak kabartın sohbetlere..
Konu aynıdır..
Maç muç değil.. Futbol da konuşuluyor ama eğreti.. Ucundan, gönülsüz..
İnsanlarda iştah kalmadı, coşku kalmadı..
Herkesin içi sıkkın..
Peki, ne konuşuluyor?
*
BİR: Güneydoğu’da süren savaş konuşuluyor.. Bubi tuzakları, çelikle desteklenmiş barikatlar, hendekler.. Her eve yerleştirilen patlayıcılar.. Arkasına siperlenen eli silahlı militanlar.. Tam bir savaş görüntüsü.. Güneydoğu’nun bu hale nasıl geldiği soruluyor..
*
İKİ: Şehit cenazeleri konuşuluyor.. Her gün iki üç şehit cenazesi kalkardı, son günlerde yedi, sekize çıktı.. Dört ayda 450’den fazla şehit vermişiz.. Bu savaşın ne kadar süreceği soruluyor..
*
ÜÇ: PKK terörü konuşuluyor.. Bomba yüklü araçlarla büyük kentlerde sivil hedeflere yönelik saldırıları.. PKK’ya lanet ediyorlar.. Bu vahşileri durdurmanın yolu yok mu diye soruyorlar..
*
DÖRT: IŞİD’in canlı bombalarını konuşuyorlar.. Kendini patlatanlar bizim insanımız.. Bu insanların bizle ne alıp veremediğini anlamıyorlar.. Bu insanların bu hale nasıl geldiğini soruyorlar..
*
BEŞ: Kadına şiddet, kadına taciz konuşuluyor.. Neredeyse her gün bir kadın öldürülüyor.. Neredeyse her gün birden fazla kadın erkek şiddetine maruz kalıyor.. Kadına el kaldıranın eli kırılsın diyorlar..
Çare eğitim mi polisiye önlem midir diye soruyorlar..
*
ALTI: Cinsel çocuk istismarı konuşuluyor.. Maalesef gündemimize bu da girdi.. Özellikle yurtlarda cinsel istismar alarm sinyali veriyor.. Bizim duyduklarımız ortaya çıkanlar diyorlar, o bile korkunç diyorlar, ya duymadıklarımız, ya üstü örtülenler, kim bilir ne kadar çoktur diyorlar.. Bu işin siyasi sorumlusu kim diye merakla soruyorlar..

Meclis’in el atması için ne olması lazım?

Sağda solda, yolda bayırda soruyorlar.. Cevap veremiyorum..
Diyorlar ki..
Güneydoğu’da şehir savaşının boyutu her geçen gün artıyor.. Dün Sur’daydı, Cizre’deydi, Silopi’deydi.. Bugün Şırnak’ta, Nusaybin’de, Yüksekova’da.. Yarın kim bilir hangi ilçede?
Nusaybin’den gelen fotoğrafları görüyoruz.. Suriye’ye, Irak’a dönmüş..
İstiklal savaşını yürüten Meclis sessiz..
İstiklal savaşını yürüten Meclis etkisiz..
Meclis bu konuyu gündemine almıyor, görüşmüyor, konuşmuyor..
Neden?
Ve soruyorlar..
Meclis’in Güneydoğu savaşına el atması için daha ne olması lazım?
*
Meclis Başkanı’na, İktidar Partisi Lideri’ne, Ana Muhalefet Partisi Lideri’ne, diğer muhalefet partilerin liderlerine, partilerin grup başkan vekillerine iletirim..
Daha ne olması lazım?

Yine yedi düvele karşı savaşıyoruz!

Çakmışlar manşeti; yedi düvel karşımızda..
Kendimi bildim bileli bu söylem var.. İktidarlar ne zaman sıkışsa, ne zaman çözüm yolu bulamasa aynı yönteme başvururlar..
Dış güçlerden bahsederler.. Yedi düvelin kendilerine karşı olduğunu söylerler.. Türkiye’yi bölme planının devreye sokulduğunu iddia ederler..
Son zamanlarda bu klasik söyleme üst akıl da eklendi..
Üst aklın işi!.
*
Neyse, dönelim yedi düvele.. Engin Ardıç, Kurtuluş Savaşı’nda yedi düvelle savaştığımız söylemiyle alay etmiş; hani nerde yedi düvel diye sormuştu.. Yedi düvel kaç düvel diyerek dalga geçmişti..
2016’nın baharında yedi düvel hortladığına göre.. Düvel uzmanı Ardıç’tan yazı bekleriz..