YOLSUZLUK VE RÜŞVET İTİRAFI

Meclis Başkan Vekili’nin bildiğini okuması..
İktidar partisinin üstünü örtbas etmeye çalışması..
Seçim sonrasına sallaması..
Fezlekeleri mühürlemesi..
Aslında itiraftır..
Bakanların yolsuzluk ve rüşvete karıştıklarını, nüfuz ticareti yaptıklarını kabul etmeleridir..
Adalet Bakanı’nın açıklamaları da.. AKP Grup Başkan Vekili’nin tavrı da bunun teyididir..
Cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet skandalıyla karşı karşıya olduğumuzun delilidir..
*
AKP Grup Başkan Vekili ‘fezlekeler sosyal medyada yayınlandı, herkes öğrendi, isteyen gider bakar’ mealinde konuşmalar yaptı..
Hem de birkaç defa tekrarladı..
Demek ki; internete konulan fezlekelerde yazılan iddialar doğru.. Telefon konuşmaları montaj değil, üretilmiş delillerle, kurgulanmış senaryoyla karşı karşıya değiliz..
AKP Grup Başkan Vekili, sosyal medyayı adres gösterdiğine göre..
Yolsuzluk ve rüşvetin olduğunun itirafıdır..
Çaresizliklerinin göstergesidir..
Sosyal medyada rüşvet trafiği de ilişkiler de kabak gibi ortada..
*
Şu gizlilik meselesini anlamadım..
Savcılık soruşturmasını tamamladı, iddianamesini yazdı mahkemeye gönderdi..
Nöbetçi hakim deliller toplandı, karartma olasılığı kalmadı, soruşturma tamamlandı diye iddianame yazılmadan herkesi tahliye etti..
Eee, geriye ne kaldı!..
Soruşturma sürseydi, tanık dinleme, delil toplama aşaması devam etseydi, rüşvete bulaşan yeni kişiler olsaydı..
Mahkeme Reza Zarrab ve bakan çocuklarını bırakmazdı herhalde!.. Tutukluluklarını devam ettirirdi herhalde!..
*
Savcılık yolsuzluk ve rüşvet iddianamesini mahkemeye sundu dedik ya.. Mahkemenin 15 gün süresi var.. 30 Mart’tan önce doluyor..
Kabul ettiği an, Zarrab’ın kimlere kaç para dağıttığını, bakan çocuklarının rüşvete aracılık edip etmediklerini öğreneceğiz..
Yoksa bir bahane bulup, mesela araya tatil günü girdi falan diyerek seçim sonrasına bırakırlar mı?
Hukukun olmadığı bir ülkede her şey olur..

Berkin’i son uykusunda rahat bırakın

Başbakan 15 yaşındaki merhum Elvan ile kavga etmeyi sürdürüyor..
Seçmenine polisinin suçsuz olduğunu kanıtlamak için, her zamanki gibi üste çıkmak için Berkin’i dilinden düşürmüyor..
Berkin ekmek almak için evden çıkmıştı..
Binlerce insan ellerinde ekmekle protesto gösterisine katılınca hemen gard aldı..
Seçim meydanında binlerce kişiye..
Ne ekmeği ya diye bağırdı..
İnandırıcı olmadı tabii..
Cebinde misket vardı dedi; tutmadı..
Yuhalattı; etkili olmadı..
Elinde sapan olduğunu söyledi; ispatlanmadı..
Önceki gün TV konuşmasında öyle bir söz sarf etti ki.. Elvan mezarında bir kez daha, bir kez daha öldü..
Başbakan cebinde patlayıcı olduğunu söyledi..
*
16 kiloluk Elvan’ın büyüklüğünü görüyor musunuz? 15 yaşındaki Elvan’ın ağırlığını görüyor musunuz?
Gariban Elvan’ın etkisini düşünebiliyor musunuz?
Arkamda yüzde 50 oy var diyen..
Yüzde 50’yi evinde zor tuttuğunu söyleyen..
21 milyon seçmeni peşine takıp istiklal mücadelesine giriştiğini dostuna düşmanına duyuran..
Usta denen..
Tek adam denen..
Başbakan, Elvan’la uğraşıyor; uğraşmak zorunda kalıyor..
Kendini mecbur hissediyor..
15 yaşındaki cansız Berkin’i bile rakip görüyor..

Ölü sevicilikten ‘Bakara makara’ya

Eski AB Bakanı Egemen Bağış’ın internete düşen ses kaydını okuyunca..
Her cuma bi sure çakıyorum sözünü işitince.. Bakara makara diyerek Kuran-ı Kerim ile dalga geçen sözlerini duyunca..
Öfkelendim tabii.. İçimden okkalı bir küfür yollamak geçti...
Ama düşündüm ki..
1.5 milyon dolar rüşvet yediği iddiası ortaya atıldığı halde pişkin pişkin dolaşan.. Dolaştığı yetmiyormuş gibi ‘tweet’ atarak ona buna laf sokan..
15 yaşında kaybettiğimiz Berkin’in cenazesine katılan yüz binlere, Berkin’in arkasından gözyaşı döken, yüreği acıyan milyonlara ‘ölü seviciler’ diye hakaret eden bu adam yok sayılmalı..
Akıl sağlığını yitirmiştir!..
O halde, yok hükmünde kabul edilmeli..
Bu sebeple kalem oynatamadım, bilgisayarın tuşlarına basamadım.. Kendisini yok saydığım için Bakara suresiyle makara diye alay etmesini de yok saydım..
*
Dün Ahmet Hakan’ın farklı açıdan bakan enfes yazısını okuyunca.. Yazı döşenmek şart dedim..
Evet..
Kuran-ı Kerim’in Bakara suresiyle makara diye bir CHP’li kafa yapsaydı..
Başbakan meydanları inletmez miydi?
CHP zihniyeti bu, bunlar dinimize düşman diye bas bas bağırmaz mıydı?
Eminim.. 30 Mart’a kadar dilinden düşürmezdi..
*
Eski Bakan güya özür dilemiş; yarım ağızla tabii.. Montaj diyor; montaj..
Ne olur bari aklımıza hakaret etmeyin!..